13. Daire 2022/3230 E. 2023/4763 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2022/3230 Esas 2023/4763 Karar 14.11.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3230 E., 2023/4763 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3230 Karar No : 2023/4763
DAVACI : … İletişim Hizmetleri A.Ş. VEKİLLERİ : Av. … Av. … Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
2- … Kurumu VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun … sayılı yazısı ve işbu yazıda belirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin davacı şirket bakımından iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı şirketin % 55 hissesinin Türkiye Varlık Fon'una devredilmek suretiyle toplamda %85 hissesi doğrudan kamuya geçen Türk Telekom'un tam hakim olduğu bir iştirak şirketi olduğu, dolayısıyla, davacı şirket hakkında tesis edilen hukuka aykırı işlemlerin doğrudan Devlet bakımından geri dönülmesi mümkün olmayan bir zarar doğuracağı, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendine göre davacı şirketin azami ücret tarifesi ile bağlı olabilmesinin yasal ön koşulunun ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak tespit edilmesi olduğu, davacı şirketin dava konusu pazarda etkin piyasa gücüne sahip olmadığı davalı idarenin Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin E:2018/3933 sayılı dosyasına sunulan 12/04/2019 tarihli ara karar cevabı ile sabit olduğu, davacı şirketin imtiyaz sözleşmelerindeki ve yetkilendirme belgesindeki "tarife" başlıklı maddesinin, dava konusu Kurul kararında belirtilen diğer işletmecilerin imtiyaz sözleşmelerindeki "tarife" başlıklı maddeden farklı olduğu, bu farklılığın davacı şirketin azami ücret tarifesinden muaf tutulmasını gerektirdiği, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ile davalı idareye verilen yetkinin sınırlı olduğu, davalı idarelerin ise bu yetkiyi amacı dışında kullanarak, hukuka aykırı işlem tesis edildiği, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin amacının aynı olduğu, bu nedenle Kararname ile Haberleşme Genel Müdürlüğü'ne verilen yetkinin özel kanun niteliğindeki 5809 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerini bertaraf etmeyeceği, kaldı ki Kanunların Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri karşısında üstünlüğü bulunduğu, dolayısıyla davalı Bakanlığın da davalı Kurum gibi, konuya ilişkin özel kanun niteliğindeki 5809 sayılı Kanun ile bağlı olduğu, kaldı ki dava konusu azami ücret tarifesini belirleyenin davalı idare değil, davalı Kurum olduğu, geçmiş dönemlere ilişkin azami ücret tarifesi belirleyen ve bu tarifelere davacı şirketin de uymasına karar veren davalı idarenin işlemlerinin tümünün mevzuata aykırı olması nedeniyle Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce iptaline karar verildiği, bu kararların onanarak kesinleştiği, davalı idarenin kanuni idare ilkesine aykırı işlem tesis ettiği ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı Bakanlık tarafından, Türkiye Varlık Fonu'nun kontrolünde olmasının davacı şirkete Kanunların uygulaması bakımından bir istisna tanımayacağı davacının gelir kaybı olarak belirttiği yüz milyonlarca TL'nin azami tarife düzenlemesi olmasaydı daha yüksek tarife ücretleri ile tüketicilerden tahsil edilecek tutarı ifade ettiği, 5809 sayılı Kanun ile ilgili diğer mevzuata göre elektronik haberleşme sektöründe politika ve strateji belirleme konusunda Bakanlığın; rekabetin tesisi, denetleme ve düzenleme gibi konularda da Kurumun görevlendirildiği, 5809 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi dikkate alındığında, elektronik haberleşme sektörünün serbest rekabet ortamında gelişimini teşvik etmeye yönelik politika belirlemeye ve bu amaçla teşvik edici tedbirler almaya, haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir rekabet ortamında sunulmasını sağlamaya ilişkin olarak Bakanlığın görev ve yetkilerinin bulunduğu, mobil haberleşme hizmetlerinde tavan ücret tespit etmenin gerekliliği konusunda davalı Kurum tarafından Bakanlığa yazı gönderildiği, bu sayede mobil şebeke işletmecileri tarafından azami tarife çizelgesinde yer alan hizmetler için çizelgede belirtilen ücretlerden daha yüksek ücret alınmasının önüne geçildiği ve mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı, Bakanlığa verilen politika belirleme ve gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etme yetkilerinin kullanılmasıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, Kararnamede belirtilen yetkinin sınırlarını aşacak şekilde bir yetki kullanımının söz konusu olmadığı, azami ücret tarifesine tâbi olma hususunda davacı şirketin yükümlü olmadığı, diğer işletmecilerin yükümlü olduğu dönemde, davacı şirketin özellikle tüketicilerin pek de farkında olmadığı paket aşımı ücreti gibi kalemlerde ciddi artışlar yaptığı ve önemli ölçüde gelir elde ettiği, dava konusu Bakanlık işleminin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. Davalı Kurum tarafından, mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin Kurum tarafından hazırlanan ve işletmecilerin son kullanıcılara uygulayacakları tarifelerin azami haddini gösteren bir tavan fiyat olduğu, söz konusu tavan fiyatın 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi kapsamında elektronik haberleşme sektöründe etkin rekabetin tesisi ve korunması için getirilen bir tavan fiyat olmadığı, azami ücret tarifesinin amacının tüketici haklarının korunması olduğu, dava konusu Kurul kararında davacı şirkete getirilen yükümlülüğün hukukî dayanağının 5809 sayılı Kanun ve imtiyaz sözleşmeleri değil, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi olduğu, dolayısıyla davacı şirketin emsal olarak gösterdiği Danıştay kararlarının somut olay bağlamında uygulanabilir olmadığı, dava konusu işlemin tesisindeki amacın, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını ve tüketicilerin haklarının korunmasını sağlamak olduğu, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin kendi ülke uygulamalarında hangi koşullarda azami tarife düzenlemesi yapabildiğinden bağımsız olarak Birlikte tüketici menfaatlerine ve serbest dolaşım amacına hizmet etmek maksadı ile pazar analizi yapmaksızın azami tarife yükümlülüğünün getirildiği, davacı şirketin imtiyaz sözleşmelerinde tarifelerine ilişkin Kurum düzenlemelerine tâbî olacağına ilişkin hükmün davacı şirketin azami tarife düzenlemesinden muaf olduğu anlamına gelmediği, tüketicilerin korunması noktasında işletmeciler arasında yükümlülük farkının bulunmadığı, aksi durumun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olacağı, 5809 sayılı Kanun kapsamında yapılan "pazar analizi" düzenlemeleri ile mobil elektronik haberleşme işletmecileri kapsamında tesis edilen "Mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesi" düzenlemesinin farklı amaç ve fonksiyonlarının olduğu, pazar analizlerinin ilgili pazarda etkin rekabetin tesisi ve korunması için tesis edildiği, azami ücret tarifesine ilişkin idari düzenlemelerin ise, ilgili pazarda rekabet aksaklıklarının giderilmesi için değil, tüketici haklarının korunması ve enflasyonist ortamda tüketicinin uğrayacağı zararların asgariye indirilmesi için tesis edilen işlemler olduğu, sonraki mevzuat olan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen kuralın 5809 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen konuları (adil rekabet) düzenlemesi nedeniyle "adil rekabet" ortamının kurulması açısından özel kural niteliğinde olduğu, adil rekabetin korunması bakımından 5809 sayılı Kanun hükümlerinin değil, anılan Kararname'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen hükmün uygulanması gerektiği, Avrupa Birliği uygulamalarına bakıldığında, son kullanıcıların korunması ve serbest dolaşımın sağlanması amaçları ile Avrupa Birliği tarafından Birlik genelinde uygulanacak olan bir azami tarife yükümlülüğünün (Roam like at home) getirildiği, davacı şirketin Türkiye Varlık Fonu'nun kontrolünde olduğundan hareketle ileri sürdüğü iddiaların bir geçerliliğinin bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun … sayılı yazısı ve işbu yazıda belirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin davacı şirket bakımından iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulması ve tüketici haklarının korunması amacıyla, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından onaylanacak olan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi" nin Turkcell ve Vodafone ile birlikte davacı şirket (…) için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verilmesi üzerine, davacı tarafından, "İmtiyaz sözleşmeleri ve yetkilendirme belgesine göre tarifelerini serbestçe belirleme hakkına sahip oldukları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili düzenlemelere göre tarifelerine üst sınır getirilmesinin ancak kendilerinin etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde mümkün olduğu, etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olmadıkları gibi pazarda en az paya sahip mobil haberleşme işletmecisi oldukları, bu nedenle dava konusu işlemin 5809 sayılı Kanun, imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgesine aykırı olduğu, bu durumun dokuz ayrı kararla da Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce tespit edildiği, herhangi bir mevzuat ve sözleşme değişikliği olmamasına rağmen davalı Kurum tarafından bu kararlara aykırı davranıldığı" iddialarıyla görülmekte olan dava açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 104. maddesinin 17. fıkrasında; "Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir" düzenlemesi yer almaktadır. Anayasa’nın 104. maddesinin 17. fıkrasının dördüncü cümlesinde yer alan “Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.” kuralı gereğince, bir konu hakkında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenleme yapılabilmesi için aynı konu hakkında daha önce kabul edilmiş bir kanun hükmünün bulunmaması gerekmektedir. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun "Elektronik Haberleşme Sektöründe Yetkili Merciler ve Görevleri" başlıklı ikinci bölümü altında yer alan 5. maddesinde "Bakanlığın görev ve yetkileri"; 6. maddesinde "Kurumun görev ve yetkileri" sayılmış, 6. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde "Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hallerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak." Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmış ve 7. maddesinde de, rekabetin tesisine yönelik tedbirleri alma görevi Kuruma verilmiştir. Kanunun tarifeleri düzenleyen ikinci bölümü altında yer alan 13. maddesinde; "(1) Tarife; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir. (2) Her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler aşağıdaki hükümlere tabidir: a) İşletmeciler, uygulayacakları tarifeleri, ilgili mevzuat ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlerler. b) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde Kurum, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir. c) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde; Kurum, fiyat sıkıştırması, yıkıcı fiyatlandırma gibi rekabeti engelleyici tarifelerin önlenmesi için gerekli düzenlemeleri yapar ve uygulamaları denetler. (3) Bu maddenin uygulanması ile tarifelerin Kuruma sunulması, kamuoyuna duyurulması ve yayımlanması hususlarına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralı yer almaktadır. Diğer yandan, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde; "Haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek" Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Görüldüğü üzere, elektronik haberleşme sektöründe yetkili mercilerden olan Bakanlık ve Kurumun görev ve yetkileri ve (tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirleme dahil) tarifelerin belirlenmesine ilişkin hususlar 5809 sayılı Kanunda düzenlenmiş olmasına karşın, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla ilgili hizmetlere ilişkin taban ve tavan ücret tespiti ayrıca CBK ile düzenlenmiş ve 5809 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca Kuruma ait olan tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirleme görevi, CBK ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilmiştir. 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan düzenlemenin olmaması durumunda, Kurumun 5809 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebileceği, diğer bir deyişle Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Dolayısıyla kuralın kanunun açıkça düzenlediği bir konuya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemlerin dayanağı olduğu ileri sürülen, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan düzenlemenin, kanunun açıkça düzenlediği bir konuya ilişkin olması nedeniyle Anayasa’nın 104. maddesinin 17. fıkrasının dördüncü cümlesine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği düşünülmüştür. Anayasaya aykırılık görüşünün Dairece yerinde görülmeyerek, işin esasının incelenmesine geçilmesi halinde; Dosyanın incelenmesinden; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Erişim ve Tarifeler Dairesi Başkanlığının, Haberleşme Genel Müdürlüğüne gönderdiği "Azami Tarife Uygulamaları" konulu … tarih ve … sayılı yazıda özetle; Kurum ile … İletişim A.Ş. ve … Telekomünikasyon A.Ş. arasında imzalanan GSM-Pan Avrupa Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi İle İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde yer alan, "Kurum, GSM hizmeti için azami fiyatı, İşletmecinin de görüşünü almak suretiyle, yurtdışında benzer hizmetler için uygulanan tarifeleri de dikkate alarak, ilgisine göre Türk Lirası ve ABD Doları olarak belirler ve onaylar. Azami Fiyat, altı ayı geçmeyen uygun aralıklarla belirlenir... Tarifeler, azami fiyat sınırları içinde kalmak suretiyle İşletmeci tarafından serbestçe belirlenir..." hükmü ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde, tüketici menfaatlerinin korunmasını teminen, mobil elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin olarak altı ayı geçmeyen uygun aralıklarla ilgili işletmecilerin (… İletişim AŞ. ve … Telekomünikasyon AŞ.) uygulayacakları tarifelerde uyacakları azami ücretleri gösteren çizelgenin Kurumca yayımlandığı, Diğer taraftan, Kurum ile … İletişim Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan GSM 1800 Sayısal Hücresel Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi İle İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinin "İşletmeci, Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak kaydıyla tarifelerini serbestçe belirleyebilir." şeklinde düzenlenmiş olmasına karşın, Kurum tarafından adı geçen işletmecinin de azami ücret tarifesine tabi olmasına karar verilmesi üzerine, … İletişim Hizmetleri A.Ş.(davacı) tarafından, azami ücret tarifesinin iptali istemiyle açılan iptal davasında Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, Diğer işletmecilerce imzalanan İmtiyaz Sözleşmelerinden farklı olarak, … İletişim Hizmetleri A.Ş. ile imzalanan imtiyaz sözleşmesinde azami ücret düzenlemesine ilişkin açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle, adı geçen işletmeciye azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilemeyeceği yolundaki yargı kararı uyarınca … İletişim Hizmetleri A.Ş. nin azami ücret tarifesinden muaf hale geldiği, bu arada … ve … 'in, iptal kararlarının kendilerine de uygulanmak suretiyle azami tarifelere uygulama yükümlülüğünün kaldırılması istemiyle yaptıkları başvuruların reddine ilişkin Kurul Kararlarının iptali istemiyle açılan davaların reddine karar verilmesi sonucunda … ve … 'un azami ücret tarifesine uyma yükümlülüklerinin devam ettiği, bu nedenle, … ve … tarafından tahkim yoluna gidilmesinin beklenildiği, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinden faydalanan bütün abonelerin korunabilmesi için azami tarife düzenlemesine her üç işletmecinin de uymasının önem arz ettiği, Genel Müdürlükçe, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi kapsamında, … ve … için tesis edilen yükümlülüğün, aynı koşullarda … için de uygulanması yönünde alınacak bir kararın mobil haberleşme sektöründeki rekabetin tesisi ve tüketici haklarının korunmasına katkıda bulunabileceği gibi … ve … 'un tahkime gitme gerekçesini de ortadan kaldırabileceği, Bu itibarla, anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesi hükmü gereği TT Mobil'e de … ve … 'un yükümlü olduğu azami tarife düzenlemesine uyma yükümlülüğü getirilmesinin talep edildiği,
Söz konusu yazı üzerine, Haberleşme Genel Müdürlüğünün davaya konu … tarih ve … sayılı işlemiyle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun önerisi dikkate alınarak, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına katkı sağlamak amacıyla … ve … 'un yükümlü olduğu azami ücret düzenlemesinin TT Mobil için de uygulanmasına politika olarak Bakanlıkça karar verildiği yolunda işlem tesis edildiği, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin … ve … ile birlikte aynı koşullarda … 'e tavan ücret olarak tespit edilmesi ve uygulanması kararı sonrasında onaylanan 2018/279 sayılı Kurul Kararı ile her üç işletmeciyi de kapsayan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin yürürlüğe girmesine karar verildiği, ardından Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere, yılda iki defa gözden geçirilerek ilgili dönem Kurul Kararlarının tesis edildiği, 2021 yılı Ekim dönemi için 01/10/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere dava konusu … sayılı Kurul kararının tesis edildiği, Davacı (…) tarafından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarihli … sayılı Kararı'nın ve anılan Kurul Kararı ile onaylanan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi İle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve … sayılı İşleminin TT Mobil bakımından yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile Danıştay 13. Dairesinin E.2019/3893 sayılı dosyasında açılan davada, Danıştay 13. Dairesinin 06.02.2020 tarihli "...yürütmenin durdurulması isteminin reddine...” ilişkin kararına karşı, davacı (… ) tarafından yapılan itirazın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 25.06.2020 tarihli ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı Kararı ile kabulüne karar verildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen kararın ifasını teminen … tarihli ve … sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Kararı ile, "yeni bir hukuki durumun ortaya çıkmasına kadar Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin … için belirlenmemesi”ne karar verilmiş ise de, Danıştay 13. Dairesinin 19.10.2021 tarihli ve E.2019/3893, K:2021/3362 sayılı Kararı ile, "davanın reddine” karar verildiği, bu kez Danıştay 13. Dairesinin 19.10.2021 tarihli ve E.2019/3893, K:2021/3362 sayılı kararının ifasını teminen; … tarihli ve … sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Kararının tesis edilerek, davacı şirketin mobil azami ücret tarifesine uymakla yükümlü hale getirildiği, bilahare, 2022/38 sayılı Kurul Kararı ile, Danıştay 13. Dairesinin 19/10/2021 tarihli ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı kararının ifasını teminen … sayılı Kurul Kararında değişiklikler yapıldığı ve Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunun bila tarihli ve … sayılı yazısı ile; Kurulun … tarihli ve … sayılı Kararı ile (… tarihli ve … sayılı Kurul Kararı ile değişik) "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin … İletişim Hizmetleri A.Ş. ve … Telekominikasyon A.Ş. ile aynı koşullarda … iletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verildiğinin davacı şirkete bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından; imtiyaz sözleşmeleri ve yetkilendirme belgesine göre tarifelerini serbestçe belirleme hakkına sahip oldukları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve ilgili düzenlemelere göre tarifelerine üst sınır getirilmesinin ancak kendilerinin etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde mümkün olduğu, etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olmadığı gibi pazarda en az paya sahip mobil haberleşme işletmecisi olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin 5809 sayılı Kanun, imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgesine aykırı olduğu, bu durumun dokuz ayrı kararla da Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce tespit edildiği, herhangi bir mevzuat ve sözleşme değişikliği olmamasına rağmen davalı Kurum tarafından bu kararlara aykırı davranıldığı, kanunî idare ilkesine aykırı olarak işlem tesis edildiği, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde ücretlerin serbestçe belirlenmesi ilkesinin istisnasının ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olmak olarak belirlendiği, imtiyaz sözleşmelerindeki ve yetkilendirme belgesindeki "Tarife" başlıklı maddenin Kurul kararında belirtilen diğer işletmecilerin imtiyaz sözleşmelerindeki "Tarife" başlıklı maddeden farklı olduğu, bu farklılığın şirketin azami ücret tarifesinden muaf tutulmasını gerektirdiği, dava konusu Kurum kararı ile azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ile davalı idarelere verilen görevin kayıtsız şartsız taban ve tavan fiyat belirlemek olmadığı, bu görevin yalnızca belirli amaçlara hizmet ve gereklilik ile sınırlandırıldığı, Haberleşme Genel Müdürlüğü'ne "tüketici hak ve menfaatlerinin korunması" amacıyla tavan ve taban fiyat belirleme yetkisinin verilmediği, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin amacının aynı olduğu, bu nedenle kararname ile Haberleşme Genel Müdürlüğü'ne verilen yetkinin özel kanun niteliğindeki 5809 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerini bertaraf etmeyeceği, öte yandan davalı idarenin iddiasının aksine "Roam Like At Home" uygulaması gibi Avrupa Birliği uygulamalarının ülkemiz açısından emsal teşkil etmeyeceği, davalı Bakanlık işleminin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla dava açılırken, davalı idareler tarafından da; 5809 sayılı Kanun ile ilgili diğer mevzuata göre elektronik haberleşme sektöründe politika ve strateji belirleme konusunda Bakanlığın; rekabetin tesisi, denetleme ve düzenleme gibi konularda da Kurumun görevlendirildiği, 5809 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi dikkate alındığında, elektronik haberleşme sektörünün serbest rekabet ortamında gelişimini teşvik etmeye yönelik politika belirlemeye ve bu amaçla teşvik edici tedbirler almaya, haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir rekabet ortamında sunulmasını sağlamaya ilişkin olarak Bakanlığın görev ve yetkilerinin bulunduğu, mobil haberleşme hizmetlerinde tavan ücret tespit etmenin gerekliliği konusunda Kurum tarafından Bakanlığa yazı gönderildiği, bu sayede mobil şebeke işletmecileri tarafından azami tarife çizelgesinde yer alan hizmetler için çizelgede belirtilen ücretlerden daha yüksek ücret alınmasının önüne geçildiği ve mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı, mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin Kurum tarafından hazırlanan ve işletmecilerin son kullanıcılara uygulayacakları tarifelerin azami haddini gösteren bir tavan fiyat olduğu, söz konusu tavan fiyatın 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi kapsamında elektronik haberleşme sektöründe etkin rekabetin tesisi ve korunması için getirilen bir tavan fiyat olmadığı, azami ücret tarifesinin amacının tüketici haklarının korunması olduğu, dava konusu Kurul kararında davacı şirkete getirilen yükümlülüğün hukuki dayanağının 5809 sayılı Kanun ve imtiyaz sözleşmeleri değil, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi olduğu, Avrupa Birliğine üye ülkelerin uygulamalarında hangi koşullarda azami tarife düzenlemesi yapabildiğinden bağımsız olarak, Avrupa Birliği'nde tüketici menfaatlerine ve serbest dolaşım amacına hizmet etmek maksadı ile pazar analizi yapmaksızın azami tarife yükümlülüğünün getirildiği, davacı şirketin imtiyaz sözleşmelerinde tarifelerine ilişkin hükmün davacı şirketin azami tarife düzenlemesinden muaf olduğu anlamına gelmediği, tüketicilerin korunması noktasında işletmeciler arasında yükümlülük farkının bulunmadığı, aksi durumun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olacağı, 5809 sayılı Kanun kapsamında yapılan "pazar analizi" düzenlemeleri ile mobil elektronik haberleşme işletmecileri kapsamında tesis edilen "Mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesi" düzenlemesinin farklı amaç ve fonksiyonlarının olduğu, pazar analizlerinin ilgili pazarda etkin rekabetin tesisi ve korunması için tesis edildiği, azami ücret tarifesine ilişkin idari düzenlemelerin ise, ilgili pazarda rekabet aksaklıklarının giderilmesi için değil, tüketici haklarının korunması ve enflasyonist ortamda tüketicinin uğrayacağı zararların asgariye indirilmesi için tesis edilen işlemler olduğu, sonraki mevzuat olan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen kuralın 5809 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen konuları (adil rekabet) düzenlemesi nedeniyle "adil rekabet" ortamının kurulması açısından özel kural niteliğinde olduğu, adil rekabetin korunması bakımından 5809 sayılı Kanun hükümlerinin değil, anılan Kararname'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer verilen hükmün uygulanması gerektiği savunulmuştur. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun "Kurumun Görev ve Yetkileri" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, "Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hâllerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak" Kurumun görev ve yetkileri arasında belirtilmiş; "Rekabetin Sağlanması" başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kurum, yapacağı pazar analizleri sonucu ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebilir. Kurum, etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirebilir. Aynı ve/veya farklı pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip olan işletmeciler arasında söz konusu yükümlülükler açısından farklılaştırma yapılabilir" hükmü yer almıştır. Kanunun "Tarifelerin düzenlenmesi" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Tarife; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir. (2) Her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler aşağıdaki hükümlere tabidir: a) İşletmeciler uygulayacakları tarifeleri, Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlerler. b) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde Kurum, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir. c) .... (3) Bu maddenin uygulanması ile tarifelerin Kuruma sunulması, kamuoyuna duyurulması ve yayımlanması hususlarına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, elektronik haberleşme sektöründe, rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak amacıyla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hâllerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirme görev ve yetkisi bulunan Kurumun, tarifeleri düzenleme yetkisinin bulunduğu; kural olarak işletmecilerin, uygulayacakları tarifeleri, ilgili mevzuat ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirleyebileceği; ancak işletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde Kurumun, işletmecinin tarifelerinin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebileceği; başka bir ifadeyle, Kurumun, sadece ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere tarife düzenlemelerine tabi olma yükümlülüğü kapsamında tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirlemeye yetkili olduğu; Kurumun, ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmeyen işletmecilerin tarifelerinin alt ve üst sınırını belirleme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetleri ile Karadeniz ile Marmara Denizini birleştiren ve gemilerin seyrüseferine imkan veren Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projelerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika , strateji ve hedeflerin belirlenmesi amacıya çalışmalar yapmak ve belirlenen hedefleri uygulamak; (d) bendinde ise, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını sağlamak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kararnamenin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek Haberleşme Genel Müdürlüğünün görevleri arasında yer almıştır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 483. maddesinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, bu Kararanamenin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile anılan Genel Müdürlüğe verilen "haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek." şeklindeki yetki, 5809 sayılı Yasanın 13. maddesinde yer alan kuralı ortadan kaldırıcı nitelikte değildir. Nitekim, 5809 sayılı Yasanın 13. maddesinde yer alan kural, özel ve uyuşmazlıkta doğrudan uygulanabilir nitelikte olup, Anayasanın 104. maddesinde, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuki güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri belirliliktir. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır. 5809 sayılı Yasanın 13. maddesinde, Kurumun; ancak, bir işletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde tarifenin üst sınırını belirleyebileceği açıkça belirtilmiş iken, CBK'nın 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Haberleşme Genel Müdürlüğüne haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek yetkisi verilmiştir. Başka bir deyişle, Kanun ve CBK'nın her ikisi de uygun rekabet ortamının sağlanması amacıyla ilgili hizmetlere ilişkin taban ve tavan fiyat belirleme yetkisini düzenlerken, Kanun ile bu görev ve yetki Kuruma, CBK ile ise, Haberleşme Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Dolayısıyla, Genel Müdürlüğün bu yetkisini kullanırken 5809 sayılı Kanunda yer alan ilkeler kapsamında ve onlarla bağlı olarak işlem tesis etmesi gerekmektedir. Öte yandan, Kurum ile davacı şirket arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesinin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde, işletmecinin, Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak kaydıyla tarifelerini serbestçe belirleyebileceği kuralına yer verilmiş olup, bu hüküm uyarınca da davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu nedenle, ilgili pazar tanımı yapılıp, davacı şirketin söz konusu pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmesi halinde ancak tarifelerine üst sınır getirilebileceği yolundaki 5809 sayılı Yasanın 13. maddesindeki kurala uyulmaksızın Haberleşme Genel Müdürlüğünce tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, hukuka aykırı işleme dayanılarak tesis edilen, davacının da azami ücret tarifesine tabi olduğu yolundaki Kurul kararı da hukuki dayanaktan yoksundur. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin, davacı şirket yönünden iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 14/11/2023 tarihinde, davacı vekili Av. … 'in ve davalı Bakanlık vekili Av. … , davalı Kurum vekili Av. … 'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : … tarih ve … sayılı kararında, Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı kararı ile “dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, Bakanlığın işlemine dayanılarak gerçekleştirilen … tarihli ve … sayılı Kurul kararının davacı Şirkete yönelik kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.” denilmek suretiyle “davanın reddine” karar verildiği, Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E.2019/3893, K.2021/3362 sayılı kararının ifasını teminen, 1. … tarih ve … sayılı Kurulu kararının kaldırılması, 2. … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı Kurul Kararlarının Ekindeki Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin 5. maddesinde yer alan “… Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarihli ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı kararı gereğince T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı işleminin yürütmesi durdurulmuş olup, söz konusu yürütmenin durdurulması kararı gereği … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin yukarıda yer alan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesine uyma yükümlülüğü bulunmamaktadır.” ifadesinin çıkartılması, 3. … tarihli ve … sayılı Kurul kararının metninde yer alan “T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve … sayılı yazısı ile, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulması ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili mevzuat gereği Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin … İletişim Hizmetleri A.Ş. ve … Telekomünikasyon A.Ş. ile aynı … İletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 25/06/2020 tarih ve YD itiraz No:2020/201 sayılı Kararı gereğince T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin yürütmesi durdurulmuş olup, söz konusu yürütmenin durdurulması kararı gereği TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesine uyma yükümlülüğü bulunmamakta olduğu göz önünde bulundurularak” ifadesinin, “T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulması ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili mevzuat gereği Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin … İletişim Hizmetleri A.Ş. ve … Telekomünikasyon A.Ş. ile aynı koşullarda … İletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verilmiştir.” şeklinde değiştirilmesi, 4. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarih ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı yürütmenin durdurulması kararı, Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı “davanın reddine” ilişkin kararı ile yürürlükten kalktığından ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işlemi ile Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin … İletişim Hizmetleri A.Ş. ve … Telekomünikasyon A.Ş. İle aynı koşullarda … İletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verildiğinden … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin Mobil Azami Ücret Tarifesine uyma yükümlülüğü olduğu göz önünde bulundurularak; • … tarihli ve … sayılı, • … tarihli ve … sayılı, • … tarihli ve … sayılı, Kurul kararlarının yukarıda belirtilen değişiklikler yapılmak suretiyle … İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye tebliğ edilmesi, 5. İşbu Kurul Kararı’nın TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş., … İletişim Hizmetleri A.Ş. ve … Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’ye tebliği ile Kurum internet sitesinde yayımlanması hususlarına karar verilmiştir. Bunun üzerine, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun … sayılı yazısı ve işbu yazıda belirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin davacı şirket bakımından iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 4. maddesinde, her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesinin Devletin yetki ve sorumluluğu altında olduğu belirtilmiş, ilgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler arasında "Serbest ve etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması", "Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi", "Kalkınma planları ve üst politika metinleri ile Bakanlık tarafından belirlenen stratejilerin gözetilmesi" yer almış; "Kurumun Görev ve Yetkileri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hâllerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak" Kurum'un görev ve yetkileri arasında sayılmış; "Rekabetin Sağlanması" başlıklı 7. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kurum, yapacağı pazar analizleri sonucu ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebilir. Kurum, etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirebilir. Aynı ve/veya farklı pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip olan işletmeciler arasında söz konusu yükümlülükler açısından farklılaştırma yapılabilir." kuralı yer almıştır. Aynı Kanun'un "Tarifelerin düzenlenmesi" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Tarife; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri değişik ücret kalemlerinden birisi veya birkaçı olarak tespit edilebilir. (2) Her türlü elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifeler aşağıdaki hükümlere tabidir: (a) İşletmeciler uygulayacakları tarifeleri, Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde serbestçe belirlerler. (b) İşletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde Kurum, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebilir. c) .... (3) Bu maddenin uygulanması ile tarifelerin Kuruma sunulması, kamuoyuna duyurulması ve yayımlanması hususlarına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir." kuralına yer verilmiştir. 01/11/2011 tarih ve 28102 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 31. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın görevinin, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji ve hedefleri belirlemek ve uygulamak, gerektiğinde güncellemek olduğu belirtilmiş; 13. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında yer almıştır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetleri ile Karadeniz ile Marmara Denizini birleştiren ve gemilerin seyrüseferine imkan veren Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projelerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji ve hedeflerin belirlenmesi amacıya çalışmalar yapmak ve belirlenen hedefleri uygulamak; (d) bendinde ise, ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını sağlamak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kararname'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, haberleşme ve posta hizmetlerini geliştirmek ve serbest, adil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere; bu hizmetlere ilişkin gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek ve uygulamasını denetlemek Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi incelendiğinde: Dava konusu azami ücret tarifesinin davacı şirket bakımından hukukî dayanağının, dava konusu … tarih ve … sayılı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün yazısı olduğu, bu yazıda; mobil elektronik haberleşme hizmetlerinin serbest, âdil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına ve tüketici haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla … ve … 'un yükümlü olduğu azami ücret düzenlemesinin davacı şirket için de uygulanmasının politika olarak belirlendiğinin belirtildiği, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi kapsamında bu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin 25/02/2019 tarih ve E:2018/3933 sayılı ara kararı ile, Pazar Analizi Yönetmeliği gereğince, uyuşmazlık konusu tarifenin ait olduğu pazara ilişkin olarak yapılan bir pazar analizinin bulunup bulunmadığı, yapılmışsa sonuçlarının neler olduğu, yapılmamışsa pazar analizi yapılmamasının nedenlerinin sorulmasına, söz konusu pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilerin belirlenip belirlenmediği, davacı şirketin "etkin piyasa gücüne sahip işletmeci" olup olmadığı hususunda bir belirleme yapılıp yapılmadığı, etkin piyasa gücüne sahip işletmeciler belirlenmedi ise bunun nedeninin sorulmasına karar verilmiş; davalı Kurum tarafından verilen cevapta, davalı idare ve Avrupa Birliği tarafından tanımlanmış uyuşmazlık konusu pazarın ait olduğu bir "ilgili pazar" tanımının bulunmadığı, davalı idare tarafından toptan seviyedeki mobil elektronik haberleşme hizmetlerine yönelik pazar analizleri yapıldığı, dava konusu mobil elektronik haberleşme hizmetleri bakımından âzâmi ücret tarifesinin uygulandığı pazarın perakende düzeyde bir pazar olduğu, perakende düzeyde mobil elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin bir pazar analizi yapılmadığı ve etkin piyasa gücüne sahip işletmecinin belirlenmediği, pazar tanımlamalarında Avrupa Birliği düzenlemelerinin takip edildiği, ülkemizdeki perakende mobil elektronik haberleşme pazarındaki gibi ciddî rekabet aksaklıklarının bulunmadığı pazarlarda, pazar analizi yapıp güçlü bir düzenleyici müdahalede bulunmak yerine, ardıl düzenlemeler ile pazarda oluşan geçici rekabet aksaklıklarının çözümlenmesinin daha orantılı ve yerinde bir yaklaşım olduğu, mobil elektronik haberleşme hizmetleri âzâmi ücret tarifesinin tespit edilen bir rekabet aksaklığının çözümünü öngörmediği, mobil elektronik haberleşme hizmetleri âzâmi ücret tarifesinin pazar analizlerinden farklı fonksiyonları ve düzenleyici çerçevesi bulunduğundan, mobil elektronik haberleşme hizmetleri âzâmi ücret tarifesinin pazar analizi düzenlemeleri kapsamında değerlendirilemeyeceği, Pazar Analizi Yönetmeliği'nin 1. maddesi uyarınca elektronik haberleşme sektöründe pazar analizlerinin ilgili pazarda etkin rekabetin tesisi ve korunması için tesis edildiği, mobil elektronik haberleşme hizmetleri âzâmi ücret tarifesine ilişkin idarî düzenlemelerin ilgili pazarda rekabet aksaklıklarının giderilmesi için değil, tüketici haklarının korunması ve tüketicinin uğrayacağı zararların bir derece asgarîye indirilmesi için tesis edilen işlemler olduğu, âzâmi tarife yükümlülüğünün idare ile mobil şebeke işletmecileri arasında imzalanan imtiyaz sözleşmeleri ve 5809 sayılı Kanun'un tüketicinin korunmasına ilişkin hükümleri ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca tüketici haklarını ve menfaatlerini korumaya yönelik olarak uygulanan bir yükümlülük olduğu, âzâmi tarife düzenlemesi ile 5809 sayılı Kanun'un 13/2-b maddesinde yer verilen tarife düzenlemesinin korunan hukukî menfaat yönünden farklı olduğu, davacı şirkete mobil haberleşme hizmetleri âzâmi ücret tarifesine uyma yükümlülüğünün getirilmesinin temel dayanağının 5809 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi olduğu, bu maddede pazar analizi yapma ve ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci tespit etme şartlarının bulunmadığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın dava konusu yazısı kapsamında … ve … 'nin yanında davacı şirketin de mobil haberleşme hizmetleri âzâmi ücret tarifesine tâbi olmasına karar verildiği, söz konusu normların 5809 sayılı Kanun'un 13/2-b maddesinde yer alan norma göre fonksiyonlarının farklı olması nedeniyle daha özel nitelikte ve sonraki hüküm olduğu, âzâmi tarife düzenlemesine … ve … 'nin yükümlü, davacı şirketin ise yükümlü olmadığı dönemde, davacı şirketin özellikle tüketicilerin pek de farkında olmadıkları paket aşım ücreti gibi kalemlerde ciddî artışlar yaptığı, önemli ölçüde gelir elde ettiğinin gözlemlendiği, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinden faydalanan bütün abonelerin korunabilmesi için âzami tarife düzenlemesine her üç işletmecinin de uymasının önem arz ettiği ifade edilmiştir.
Dava konusu işlemler tesis edilmeden önce mobil elektronik haberleşme hizmetleri azami ücret tarifesinin uygulandığı, pazar perakende düzeyde olduğu için bir pazar tanımlamasının yapılmadığı ve perakende seviyedeki bir pazarda abone sayısının en önemli belirleyici unsur olduğu gözetilerek etkin piyasa gücüne sahip işletmecinin tespit edilmediği; bununla birlikte, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün dava konusu yazısı gereğince hem tüketicilerin korunması hem de adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamının sağlanması açısından … ve … ile birlikte aynı şartlarda davacı şirket için de tavan ücretin tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verildiği görülmektedir. Dava konusu işlemler hakkında değerlendirme yapılmadan önce, azami ücret tarifeleri ile ilgili süreçlerin incelenmesi gerekmektedir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla, Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi kapsamında konuşma ücretinin GSM'den PSTN'ye ve GSM'den GSM'ye (özel ve genel abonelik paketleri için) azami ücret seviyesinin 0,40-TL/dk. (KDV ve ÖİV dâhil) olarak değiştirilmesine, bu karar kapsamında belirlenen azami ücretlerin 01/04/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın iptali istemiyle … İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından açılan davada, Dairemizin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararıyla “söz konusu ücretlerin ilgili olduğu pazar tanımı Kurum tarafından yapılmadığından ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip bir işletmeci olmayan davacı şirketin tarifelerine üst sınır getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle anılan kararın iptal edildiği, akabinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla, … tarih ve … sayılı kararının birinci maddesi ile onaylanan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesine “Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararı gereğince … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin azami tarifelere uyma yükümlülüğü bulunmamaktadır.” hususunun eklenmesine karar verildiği görülmüş olup, bu tarihten sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararına kadar hazırlanan azami ücret tarifelerinin hepsinde aynı kurala yer verilmiştir. … ve … tarafından, davacı şirket hakkında verilen söz konusu iptal kararının, kendilerine de uygulanarak azami tarifelere uyma yükümlülüklerinin kaldırılması istemiyle davalı Kuruma başvuruda bulunulmuş, yapılan başvurunun Kurul kararlarıyla reddedilmesi ve bu Kurul kararlarına karşı açılan davada, Mahkemelerce dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi üzerine alınan Kurul kararları ile bu şirketler de azami tarife çizelgesine uyma yükümlülüğünden muaf hâle gelmiş, bununla birlikte Mahkemelerin iptal kararlarının Dairemizce bozulmasına karar verilmiş, bozma kararları üzerine yapılan yargılamalar neticesinde anılan işletmecilerce imzalanan GSM-PAN Avrupa Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde azami tarife düzenlemesine ilişkin açık bir düzenleme bulunması, dava konusu ücretlere ilişkin azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü kapsamında davacı şirket ile diğer şirketlerin statülerinin farklı olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir. Bu kararlardan sonra, davalı Kurum tarafından "1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesi gereği … 'e de … ve … 'un yükümlü olduğu azami tarife düzenlemesine uyma yükümlülüğünün getirilmesi ve davalı Kurumca … ve … için GSM imtiyaz sözleşmeleri kapsamında belirlenecek azami tarife çizelgesinin aynı koşullarda TT Mobil'e de uygulanabilmesi için davalı Kurum ve Genel Müdürlüğün görev ve sorumluluk alanları çerçevesinde eşgüdümlü bir şekilde işlem tesis edilmesinin değerlendirilmesi" gerekçesiyle davalı Bakanlığa … tarih ve … sayılı yazı gönderilmiş, dava konusu Bakanlık yazısında da, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi gereğince, Kurul tarafından onaylanacak olan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin … ve … ile birlikte aynı koşullarda … için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına, uygulamaya ilişkin yeknesaklık sağlamak ve bürokratik işlemleri azaltmak amacıyla gerekli iş, işlem ve denetimlerin davalı Kurum tarafından yürütülmesine karar verilmiştir. Azami ücret tarifeleri ile ilgili süreçlerin incelenmesi sonucunda, mobil elektronik haberleşme azami ücret tarifesinin onaylanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararından önce davalı Kurum tarafından hazırlanan ve davacı şirketin yargı kararları neticesinde muaf tutulduğu azami ücret tarifelerinin Bakanlığın tavan ücret tespit ve uygulanması kararına dayanmadığı, dava konusu Kurul kararının ise Bakanlığın … tarih ve … sayılı kararı uyarınca tesis edildiği görülmüştür. Dava konusu işlem değerlendirilirken ilk olarak, 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin birlikte incelenmesi gerekmektedir. 5809 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile mobil elektronik haberleşme hizmetlerinde tarifelerin alt ve üst sınırlarını belirlemek konusunda Kurum'a verilen yetki, işletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde mümkün olup, şartlı ve özel bir yetki niteliği taşımaktadır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile haberleşme hizmetlerini serbest, âdil, sürdürülebilir bir rekabet ortamı sağlamak amacıyla sınırlı olmak üzere gerektiğinde taban ve tavan ücret tespit etmek konusunda Haberleşme Genel Müdürlüğü'ne verilen yetki ise sınırlı ve genel bir yetki niteliğindedir. Dolayısıyla mobil elektronik haberleşme hizmetlerinde azami ücret belirlenmesi konusunda Kurum'a verilen yetki ile Haberleşme Genel Müdürlüğü'ne verilen yetki birbirine karşıt olmayan, aksine birbirini tamamlayan yetkilerdir. Bir işletmecinin etkin piyasa gücüne sahip olduğu tespit edilmediği sürece, o işletmeciye imtiyaz sözleşmesindeki tarifeye ilişkin belirlenmiş kurallar dışında azami ücret tarifesi uygulanması mümkün değil iken, perakende düzeyde pazar niteliği taşıdığı için abone sayısının en önemli belirleyici unsur olduğu dikkate alınarak mobil haberleşme hizmetleri sektöründe işletmecilerden bir kısmının azami ücret tarifesine tâbî, bir kısmının ise azami ücret tarifesinden muaf olmasının, serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamını bozucu etkiler ortaya çıkmasına yol açtığında ve bu durum tüketicilerin mağduriyetine neden olduğunda Bakanlığın sınırlı ve genel yetkisini kullanarak tavan ücret politikasını uygulaması mümkün bulunmaktadır. Bu itibarla, yapılan değerlendirmeler çerçevesinde mevzuatta belirtilen sınırlı amaçlar doğrultusunda tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi” davacı şirket bakımından incelendiğinde: Dava konusu işlemler hakkında değerlendirme yapılabilmesi için, azami ücret tarifeleri ile ilgili süreçlerin incelenmesi gerekmektedir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla, Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi kapsamında konuşma ücretinin GSM'den PSTN'ye ve GSM'den GSM'ye (özel ve genel abonelik paketleri için) azami ücret seviyesinin 0,40-TL/dk. (KDV ve ÖİV dâhil) olarak değiştirilmesine, bu karar kapsamında belirlenen azami ücretlerin 01/04/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın iptali istemiyle … İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından açılan davada, Dairemizin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararıyla “söz konusu ücretlerin ilgili olduğu pazar tanımı Kurum tarafından yapılmadığından ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip bir işletmeci olmayan davacı şirketin tarifelerine üst sınır getirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle anılan kararın iptal edildiği, akabinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla, … tarih ve … 169 sayılı kararının birinci maddesi ile onaylanan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesine “Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 18/06/2014 tarih ve E:2010/2441, K:2014/2526 sayılı kararı gereğince … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin azami tarifelere uyma yükümlülüğü bulunmamaktadır.” hususunun eklenmesine karar verildiği görülmüş olup, bu tarihten sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararına kadar hazırlanan azami ücret tarifelerinin hepsinde aynı kurala yer verilmiştir. … ve … tarafından, davacı şirket hakkında verilen söz konusu iptal kararının, kendilerine de uygulanarak azami tarifelere uyma yükümlülüklerinin kaldırılması istemiyle davalı Kuruma başvuruda bulunulmuş, yapılan başvurunun Kurul kararlarıyla reddedilmesi ve bu Kurul kararlarına karşı açılan davada, Mahkemelerce dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi üzerine alınan Kurul kararları ile bu şirketler de azami tarife çizelgesine uyma yükümlülüğünden muaf hâle gelmiş, bununla birlikte Mahkemelerin iptal kararlarının Dairemizce bozulmasına karar verilmiş, bozma kararları üzerine yapılan yargılamalar neticesinde anılan işletmecilerce imzalanan GSM-PAN Avrupa Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin "Tarife" başlıklı 13. maddesinde azami tarife düzenlemesine ilişkin açık bir düzenleme bulunması, dava konusu ücretlere ilişkin azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü kapsamında davacı şirket ile diğer şirketlerin statülerinin farklı olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir. Bu kararlardan sonra, davalı Kurum tarafından "1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesi gereği TT Mobil'e de … ve … 'un yükümlü olduğu azami tarife düzenlemesine uyma yükümlülüğünün getirilmesi ve davalı Kurumca … ve … için GSM imtiyaz sözleşmeleri kapsamında belirlenecek azami tarife çizelgesinin aynı koşullarda … 'e de uygulanabilmesi için davalı Kurum ve Genel Müdürlüğün görev ve sorumluluk alanları çerçevesinde eşgüdümlü bir şekilde işlem tesis edilmesinin değerlendirilmesi" gerekçesiyle davalı Bakanlığa … tarih ve … sayılı yazı gönderilmiş, Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemiyle de, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun önerisi dikkate alınarak, mobil elektronik haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasına katkı sağlamak amacıyla … ve … 'un yükümlü olduğu azami ücret düzenlemesinin … için de uygulanmasına "politika" olarak Bakanlıkça karar verilmiş olup, bu doğrultuda, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 483. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi gereğince, davalı Kurul tarafından onaylanacak olan "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin … ve … ile birlikte aynı koşullarda TT Mobil için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına, uygulamaya ilişkin yeknesaklık sağlamak ve bürokratik işlemleri azaltmak amacıyla gerekli iş, işlem ve denetimlerin davalı Kurumca yürütülmesine karar verilmiştir. Bakanlık kararından sonra sırasıyla, … tarih ve … , … tarih ve … , … tarih ve … , … tarih ve … ve … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile hazırlanan azami ücret tarifesine davacı şirketin de uyma yükümlülüğü bulunduğuna yer verilmiştir. Davacı şirket tarafından, … tarih ve … nolu Kurul kararının, anılan Kurul kararı ile onaylanan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle davalı idare ve Bakanlığa karşı Dairemizin E:2019/3893 sayılı dosyasında açılan davada; Dairemizin 06/02/2020 tarihli “… yürütmenin durdurulması isteminin reddine…” ilişkin kararına davacı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarih ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı kararı ile “…dava konusu işlemlerin yürütülmesinin durdurulmasına…” karar verilmiştir. Bu kararın sonrasında … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile; Anayasa’nın 138. maddesine, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesine ve ilgili diğer mevzuata istinaden, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarih ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı kararının ifasını teminen, konuya ilişkin Kurum hakları saklı kalmak kaydı ile, 1. … tarih ve … nolu Kurul kararı ile onaylanan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin 5. maddesinin; “5. T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı yazısı ile, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulması ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili mevzuat gereği Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin … İletişim Hizmetleri AŞ ve … Telekomünikasyon AŞ ile aynı koşullarda … İletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarihli ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı Kararı gereğince … tarihli ve … sayılı Kurul Kararı ile T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı işleminin yürütmesi durdurulmuş olup, söz konusu yürütmenin durdurulması kararı gereği … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin yukarıda yer alan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesine uyma yükümlülüğü bulunmamaktadır.” şeklinde değiştirilmesi, 2. • … tarih ve … nolu, • … tarih ve … nolu, • … tarih ve … nolu, • … tarih ve … nolu Kurul kararları ile onaylanan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifelerin'in 5. maddelerinin; “5. T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı yazısı ile, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulması ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili mevzuat gereği Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin … İletişim Hizmetleri AŞ ve … Telekomünikasyon AŞ ile aynı koşullarda … İletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarihli ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı Kararı gereğince T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı işleminin yürütmesi durdurulmuş olup, söz konusu yürütmenin durdurulması kararı gereği TT Mobil İletişim Hizmetleri AŞ’nin yukarıda yer alan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesine uyma yükümlülüğü bulunmamaktadır.” şeklinde değiştirilmesi, 3. Kurumun düzenleme hakları saklı kalmak kaydı ile, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarihli ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı kararı ile …’in Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesine uyma yükümlülüğünden muaf hâle gelmesine istinaden; yeni bir hukuki durumun ortaya çıkmasına kadar Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin TT Mobil için belirlenmemesi, 4. İşbu Kurul Kararı’nın Mobil Şebeke İşletmecilerine tebliğ edilmesi hususlarına karar verilmiştir. Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı kararı ile “dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, Bakanlığın işlemine dayanılarak gerçekleştirilen … tarihli ve … sayılı Kurul kararının davacı şirkete yönelik kısmında hukuka aykırılık görülmediği” gerekçesiyle “davanın reddine” karar verildiği, Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E.2019/3893, K.2021/3362 sayılı kararının ifasını teminen dava konusu … tarih ve … sayılı kararı ile; … tarih ve … sayılı Kurul kararının kaldırılması, 17/02/2021 tarih ve 2021/DK-ETD/49 sayılı, 31/03/2021 tarih ve 2021/DK-ETD/90 sayılı ve 14/09/2021 tarih ve 2021/DK-ETD/285 sayılı Kurul Kararlarının Ekindeki Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin 5. maddesinde yer alan “… Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarihli ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı kararı gereğince T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı işleminin yürütmesi durdurulmuş olup, söz konusu yürütmenin durdurulması kararı gereği … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin yukarıda yer alan Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesine uyma yükümlülüğü bulunmamaktadır.” ifadesinin çıkartılması, … tarihli ve … sayılı Kurul kararının metninde yer alan “T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve … sayılı yazısı ile, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulması ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili mevzuat gereği Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin … İletişim Hizmetleri A.Ş. ve … Telekomünikasyon A.Ş. ile aynı koşullarda … İletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 25/06/2020 tarih ve YD itiraz No:2020/201 sayılı Kararı gereğince T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin yürütmesi durdurulmuş olup, söz konusu yürütmenin durdurulması kararı gereği TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesine uyma yükümlülüğü bulunmamakta olduğu göz önünde bulundurularak” ifadesinin, “T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile, mobil haberleşme hizmetlerinin serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulması ve tüketicilerin haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla ilgili mevzuat gereği Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin … İletişim Hizmetleri A.Ş. ve … Telekomünikasyon A.Ş. ile aynı koşullarda … İletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verilmiştir.” şeklinde değiştirilmesi, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarih ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı yürütmenin durdurulması kararı, Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı “davanın reddine” ilişkin kararı ile yürürlükten kalktığından ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işlemi ile Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesinin … İletişim Hizmetleri A.Ş. ve … Telekomünikasyon A.Ş. ile aynı koşullarda … İletişim Hizmetleri A.Ş. için de tavan ücret olarak tespit edilmesine ve uygulanmasına karar verildiğinden … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin Mobil Azami Ücret Tarifesine uyma yükümlülüğü olduğu göz önünde bulundurularak; … tarihli ve … sayılı, … tarihli ve … sayılı, … tarihli ve …sayılı Kurul kararlarının yukarıda belirtilen değişiklikler yapılmak suretiyle davacı şirkete tebliğ edilmesine karar verilmiştir. Sonuç olarak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun … tarih ve … sayılı işlemiyle bildirilen "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi"nin onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile … tarih ve … sayılı Bakanlık işleminin davacı şirket bakımından iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Dairemizin E:2019/3893 dosyasında açılan davada, Dairemizce verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 06/02/2020 tarihli karara davacı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 25/06/2020 tarih ve YD İtiraz No: 2020/201 sayılı kararı ile, hem … tarih ve … sayılı Kurul kararının hem de davacı şirkete azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğü getirilmesinin dayanağı olan … tarih ve … sayılı işleminin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu kararın davalı idareye 08/11/2020 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, anılan kararın ifasını teminen … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, "… tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve ... sayılı, … tarih ve … sayılı Kurul kararlarıyla ilgili davacı şirketin Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi'ne uyma yükümlülüğü bulunmadığına ilişkin değişiklikler yapıldığı, ayrıca yeni bir hukuki durumun ortaya çıkmasına kadar "Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi'nin davacı şirket için belirlenmemesine" karar verildiği, davacının azami ücret tarifesine uyma yükümlülüğünden muaf tutulduğu … sayılı Kurul kararı sonrası hazırlanan … tarih ve … sayılı Kurul kararı, … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile … tarih ve … sayılı Kurul kararında davacı şirketin azami ücret tarifesinden muaf olacak şekilde yürürlüğe girdiği, Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmesi üzerine dava konusu … tarih ve … sayılı kararı ile; … tarih ve … sayılı Kurul kararının kaldırılması, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı Kurul kararlarının ekindeki Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi'nde bir kısım düzenlemeler yapmak suretiyle geriye yönelik davacı şirketin de Mobil Azami Ücret Tarifesi'ne uyma yükümlülüğü olduğuna karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca, dava konusu … tarih ve … sayılı Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin 01/10/2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiği, bu tarifeden sonra … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin 01/04/2022 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde onaylanmasına karar verildiği, buna göre, 01/10/2021 tarihinden 01/04/2022 tarihine kadar dava konusu … sayılı Kurul kararının yürürlükte olduğu görülmüştür. Bu itibarla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarih ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı yürütmenin durdurulması kararının davalı idarece uygulanma tarihinden (17/11/2020), Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı davanın reddi karar tarihine (19/10/2021) kadar geçen süreç içinde yürürlükte olan azami ücret tarifelerinin uygulanarak tükendiği, azami ücret tarifelerinin dayanağı olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün 17/08/2018 tarih ve 63000 sayılı işleminin söz konusu dönemde yürütmenin durdurulması kararı nedeniyle hukuk aleminde bulunmadığı ve davacı şirketin de söz konusu süreçte azami ücret tarifelerinden muaf hâline geldiği, dolayısıyla uygulanarak tükenmiş olan azami ücret tarifelerinin tekrardan hukuk aleminde canlanamayacağı, hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri olan "hukuk güvenliği"nin de bunu gerektirdiği, bu kapsamda geriye dönük olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarih ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı yürütmenin durdurulması kararının davalı idarece uygulanma tarihinden, Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı davanın reddi karar tarihine kadar (17/11/2020 ilâ 19/10/2021) geçen süreç içinde yürürlükte olan tarifelere davacı şirketin de uyması gerektiğine yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, … tarih ve … sayılı Kurul kararının 19/10/2021 tarihinden önce davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olmasına yönelik kısmının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 25/06/2020 tarih ve YD İtiraz No:2020/201 sayılı yürütmenin durdurulması kararının uygulanma tarihinden, Dairemizin 19/10/2021 tarih ve E:2019/3893, K:2021/3362 sayılı davanın reddi karar tarihine kadar olan süreç dışında davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, … tarih ve … sayılı Kurul kararının 19/10/2021 tarihinden sonra davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olmasına yönelik kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca, Dairemizin 14/11/2023 tarih ve E:2022/2390, K:2023/4761 sayılı kararında, dava konusu işlemin dayanağı … tarih ve … /38 sayılı Kurul kararına ilişkin olarak aynı yönde karar verilmiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin 19/10/2021 tarihinden önce davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olması kısmı yönünden İPTALİNE, 2. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi, … tarih ve … sayılı kararı ile anılan Kurul kararının ekinde yer alan “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi”nin 19/10/2021 tarihinden sonra davacı şirketin azami ücret tarifesine tabi olması kısmı yönünden ise davanın REDDİNE; 3. Dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL yargılama giderinin yarısı olan … -TL'nin davalı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan alınarak davacıya verilmesine, kalan … -TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, … -TL vekâlet ücretinin davalı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 14/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.