13. Daire 2022/2798 E. 2024/4337 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2022/2798 E. 2024/4337 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2022/2798 Esas 2024/4337 Karar 31.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2798 E.,  2024/4337 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2798
Karar No:2024/4337

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Toptan Satış ve İthalat İhracat Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Piyasası Kurulu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından Baz Yük Elektrik Vadeli İşlem Sözleşmeleri piyasasında 02/01/2019-29/11/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (ç) ve (e) bentlerine aykırı olduğundan bahisle davacı hakkında 38.308,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin... tarih ve... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali ile ödenen idari para cezasının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, Baz Yük Elektrik Vadeli İşlem Sözleşmeleri piyasasında 02/01/2019-29/11/2019 döneminde gerçekleştirdiği işlemlerle ilgili olarak Borsa İstanbul A.Ş.'nin ... tarih ve ... sayılı gözetim raporunun düzenlenmesi üzerine anılan raporda yer verilen hususlara yönelik olarak davacının savunmasının alınmasına karar verildiği, ... tarih ve ... sayılı savunma istem yazısının gönderildiği, davacının 09/04/2020 tarihli savunmasında özetle; piyasanın kendi dinamikleri çerçevesinde işlemlerin yapıldığı, işlemlerin diğer piyasa katılımcılarının zarara uğramasına sebep olmadığı, gerçekleşen işlemlerin tarafların beklenti ve tekliflerinin bağımsız eşleşmesi sonucu olduğu, işlemlerinin piyasa bozucu olarak değerlendirilmesi halinde VİOP referanslı işlem yapmayacaklarının ifade edildiği, davalı idare uzmanı tarafından davacının savunması değerlendirilerek ... tarih ve ... sayılı Denetleme Raporu'nun düzenlendiği, bu kapsamda yapılan tespitler uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği;
Piyasa fiyatı işlemlerle oluştuğu için, piyasaya iletilen alım satım işlemlerinin piyasa fiyatının değişmesine sebep olduğu, piyasada gerçekleştirilen işlemlerin hiçbir sınırlamaya ve denetime tabi olmamasının düşünülemeyeceği, piyasada gerçekleştirilen işlemler piyasa fiyatını etkileyeceği için, piyasanın etkin işleyişinin temini ve piyasa bozucu işlemlerin önüne geçilmesinin önem arz ettiği, yatırımcıların korunması ve piyasaya güven ilkelerine dayanan sermaye piyasalarında piyasa bozucu eylemlere vücut veren işlemlerin belirlenmesinin ve önlenmesinin gerektiği, pay fiyatlarının yapay sebeplerle artırılıp düşürülmesinin ilk olarak milli ekonomiye, ikinci olarak Borsa’da alım satım yapan kişilerin mali menfaatlerine zarar vereceği, piyasada gerçekleştirilen piyasa bozucu işlemlere bakıldığında, bu işlemlerin yasal görüntülü işlemler olduğundan tespitlerinin son derece güç olduğu, bu nedenle diğer ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de kanun koyucunun, belirli işlem kalıplarını piyasa bozucu eylem olarak nitelendirdiği, nitekim Avrupa Birliği düzenlemelerinde de piyasa bozucu işlemlerin tespiti bakımından söz konusu kalıpların kabul edildiği, arz ve talep kuralı çerçevesinde piyasa fiyatının alım satım işlemleri ile değişmesi normal bir durum olmakla birlikte, bu işlemlerin ''borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen nitelikte olması'' halinde yaptırıma bağlanmasının sermaye piyasalarının sağlıklı ve etkin işlemesinin sağlanması bakımından bir zorunluluk olduğu, davalı idare tarafından da düzenleyici işlemlerin bu kapsamda yapıldığı;
Bu itibarla, davacı şirket tarafından Baz Yük Elektrik Vadeli İşlem Sözleşmeleri piyasasında 02/01/2019-29/11/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin, Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinde yer alan önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte, yüksek oranlı alım ve satım yapılması, kendinden kendine veya karşılıklı işlemlerin gerçekleştirilmesi ve gün sonu veya vade sonu uzlaşma fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler gerçekleştirilmesinin piyasa bozucu eylem kapsamında olduğu, gerçekleştirilen işlemlerin özellikle uzak vadeli çok işlem gerçekleşmeyen kıymetlerin uzlaşma fiyatını yüksek oranda etkilediği, bu kıymetlerde açık pozisyona sahip diğer yatırımcıların pozisyonlarının değerinin ve pozisyonları için gerekli olan teminat tutarının değişmesine neden olduğu, bu nedenle Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (ç) ve (e) bentlerine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, davalı idarece, davacı şirketin 38.308,00-TL tutarında idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin tesis olunan davaya konu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava konusu idari para cezası hukuka uygun bulunduğundan, iade isteminin de reddine karar verilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından tek taraflı şekilde hazırlanan rapora dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği, menfaatin hesaplanmasına itiraz edilmesine rağmen bunun incelenmediği, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği, hangi işlemlerin piyasa bozucu nitelikte olduğunun Kurul karar vermeden bilinemediği, belirlilik ilkesinin ihlâl edildiği, yapılan işlemlerin piyasayı bozup bozmadığının değerlendirilmesi gerektiği, bu değerlendirmenin idarenin personelinin fikrinden bağımsız bir şekilde yapılması gerektiği, uyuşmazlık konusu piyasanın sığ bir piyasa olduğu, değerlendirmenin pay piyasasındaki işlemler gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, yapılan işlemin fiyatın tamamını etkilemiş olmasının piyasanın bozulduğunu göstermeyeceği, davalı idarenin piyasa yapıcısı olarak görevini yerine getirmediği, ortada sağlam bir piyasanın bulunmadığı, başka yatırımcıların pozisyonlarının bulunmadığı, kararın zorlama bir karar olduğu, idarenin değerlendirmelerinin piyasa bilinmeksizin yapıldığı, AB ve Enerji Bakanlığı tarafından düzenlenen raporlarda piyasanın sığ olmasına değinildiği, her bir sözleşmede piyasanın bozulup bozulmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, örnekleme yapılarak toplu ceza verildiği, piyasa işletmecisi EPİAŞ’tan bilgi ve belge alınmayarak eksik incelemeyle hüküm kurulduğu, aylık elektrik uzlaştırma fiyatlarının uyuşmazlık konusu piyasadan farklı olduğu, davalı idare tarafından belirlenen kriterlerin piyasayla uyumsuz olduğu, menfaat hesabı yapılırken stopajın dikkate alınmadığı, stopajın düşülmesi gerektiği, cezanın ölçüsüz olduğu, grup olarak değerlendirilme yapılmasına rağmen menfaat ve zarar hesabının ayrı ayrı yapıldığı, Anayasa’nın ihlâl edildiği, Kurul’a suç belirleme yetkisi verildiği, masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu fiillerin kabahat oluşturması nedeniyle kanunilik ilkesinin esnek uygulanması gerektiği, düzenlenen raporun bilirkişi raporu niteliğinde olduğu, davacıya alt sınırdan idarî para cezası uygulandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın