13. Daire 2022/2347 E. 2024/3923 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2022/2347 E. 2024/3923 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2022/2347 Esas 2024/3923 Karar 10.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2347 E.,  2024/3923 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2347
Karar No:2024/3923

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından yönetim kurulu üyesi olduğu ... Kombinaları A.Ş. (...) ile bağlı ortaklığı ... Tarım Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (...) sahip olduğu gayrimenkuller, makine parkı ve ekipmanlarının satışına ilişkin 24/10/2018 tarihli özel durum açıklamasında söz konusu önemli nitelikteki işlemde ayrılma hakkı fiyatının II-23.1 sayılı Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliği'nin 10. maddesine aykırı olarak kamuya duyurulması ve 21/11/2018 tarihli genel kurul toplantısında söz konusu hatalı fiyat esas alınarak ayrılma hakkı kullandırılması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 387.009,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının davacıya ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarafından, 20/11/2017'de Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)'nda, şirket yönetim kurulunca yapılan aynı tarihli toplantıda şirketin uluslararası tarımsal emtia şirketleri ile şirket satışı, duran varlık satışı ve stratejik ortaklık kurulması konularında görüşmelere başlanılmasına, görüşmeler konusunda yönetim kurulu başkan yardımcısı ...'nın görevlendirilmesine karar verildiğinin kamuya duyurulduğu, 28/11/2017'te yapılan açıklamada ... Group S.A. İle ... ve bağlı ortaklığı ... şirketi arasında gayrimenkul ve makine parkının tamamının KDV hariç 34.000.000 $'a satılması konusunda niyet mektubu imzalandığı ve 3 aylık süreçte devir sürecinin sonlandığının belirtildiği, 29/11/2017 tarihli açıklamada işlemin genel kurul onayına sunulmasına ve ilk defa kamuya açıklandığı tarih olan 28/11/2017 tariihinden önceki 30 günlük ağırlıklı ortalama fiyatların ortalaması olan 1.1001591-TL'den ayrılma hakkının kullandırılmasına karar verildiğinin duyurulduğu, devamında genel kurul gündem maddeleri ilan edilerek toplantı çağrısı yapıldığı, ayrılma hakkı kullanım duyurusunın yayımlandığı, ayrılma hakkı kullanımına aracılık edecek şirketin açıklandığı, 28/12/2017'te yapılan açıklamada genel kurul toplantısının yapıldığı, varlık devri işleminin katılanların oybirliğiyle kabul edildiğinin kamuya duyurulduğu, 29/12/2017 tarihli açıklamada ise işlemin oybirliğiyle kabul edilmesi dolayısıyla ayrılma hakkına ilişkin sürecin işletilmeyeceğinin belirtildiği, 08/03/2018 tarihli duyuruda ... şirketi ile ön protokol imzalandığı, devre konu varlıklarda görülen birtakım eksikliklerin anılan şirket tarafından giderilecek olması ve ödeme koşullarının erkene çekilerek yüksek tutarda peşinat alınması nedeniyle satış bedelinin 30.500.000 $+KDV olarak revize edildiğinin açıklandığı, akabinde bazı nedenlerle sözleşmenin imzalanmasının 26/08/2018 tarihine uzatıldığı gibi hususların çeşitli tarihlerde yapılan KAP açıklamaları ile kamuya duyurulduğu, 14/08/2018 tarihli duyuruda, ekonomi ve kurda yaşanan dalgalanmaların dikkate alınarak satış bedelinin 27.500.000 $+KDV olarak revize edildiği, 24/10/2018 tarihli açıklamada ise satış tutarının Türk Lirası olarak 110.167.500-TL'ye çevrilmesine karar verildiğinin belirtildiği, satış bedelinin revize edilmesi nedeniyle ortaklardan satış işlemine ilişkin tekrar onay alınması ihtiyacı doğduğu belirtilerek genel kurul toplantı gündeminin ilan edildiği, ayrılma hakkı kullanım fiyatının 24/10/2018 tarihli yönetim kurulu toplantısından önceki 30 günlük ağırlıklı ortalama fiyatların esas alınması suretiyle hesaplanan 1-TL nominal değerli pay başına 0,068648-TL olarak açıklanarak toplantı çağrısı yapıldığı, 21/11/2018'te yapılan duyuruda genel kurulda toplam 7.126.869-TL nominal değerli payların olumsuz oy kullanıldığı, bunlardan 2.626.869-TL'lik kısmın sahiplerinin muhalefet şerhini toplantı tutanağına işlettiği, devir işlemine devam edilmesine karar verildiğinin açıklandığı, 27/11/2018 tarihli açıklamada ayrılma hakkı kullanım sürecine 28/11/2018 tarihinde başlanacağı, sürecin 11/12/2018'e kadar devam edeceği, fiyatın 1-TL nominal değerli pay başına 0,68648-TL olduğu hususlarına yer verildiği, ardından 13/12/2018 tarih ve 63/1448 sayılı Kurul kararı ile, "Önemli nitelikteki işlem olarak değerlendirilen tek bir hususun iki defa genel kurul onayına sunularak ayrılma hakkının kullandırıldığı ve süreç içerisinde ...'ın önemli nitelikteki işlemin gerçekleşmesi niyetine ilişkin herhangi bir vazgeçme durumunun söz konusu olmadığı dikkate alınarak II.23.1 sayılı Tebliğ'in 10. maddesine uygun şekilde hesaplanacak ayrılma hakkı kullanım fiyatının Atınyağ'ın 28/12/2017 ve 28/11/2018 tarihli genel kurul toplantıları için 1-TL nominal değerli pay başına 1,14257-TL olduğu hususunun Kurul'un bülteni ile kamuya duyurulmasına ve ..." karar verildiği, devamında ayrılma hakkı kullanım fiyatının sermaye piyasası mevzuatına aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi üzerine şirket ile yönetim kurulu üyelerinden konuyla ilgili istenen savunmaların değerlendirilmesi sonucunda şirketin 24/10/2018 tarihinde yapılan özel durum açıklamasında, şirket ve şirketin bağlı ortaklığı ...’ın tüm gayrimenkulleri ile makine parkı ve ekipmanlarının satışına ilişkin işlemlerde ayrılma hakkı fiyatının Tebliğ’in 10. maddesine aykırı olarak kamuya duyurulduğu ve 21/11/2018 tarihli genel kurul toplantısında hatalı fiyat esas alınarak ayrılma hakkı kullandırıldığı tespit edilerek idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı;
Önemli nitelikteki bir işleme ilişkin birden fazla sayıda özel durum açıklamasının yapıldığı durumlarda, önemli nitelikteki işleme ilişkin ayrılma hakkı kullanım fiyatının belirlenmesinde; fiyat, tutar, oran ya da değerleme sonucu ve benzeri bilgilere yer verilmesi veya işlemin o aşamada kesin olup olmadığı hususları aranmaksızın, yapılması planlanan işleme ilişkin niyetle ilgili olarak kamuya yapılan ilk açıklama tarihinin esas alınacağının açık olduğu; davacı tarafından, II.23.1 sayılı Tebliğ’in 10. maddesinin 4. fıkrası ile ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 2019/591 sayılı esasına kayden açılan davada yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği; söz konusu aykırılıklarla ilgili olarak şirket ve ayrılma hakkı fıyatlarının belirlendiği yönetim kurulu kararlarında imzası bulunan, şirketin ilgili tarihlerdeki yönetim kurulu üyelerinin her biri için ayrı ayrı olmak üzere idari para cezası uygulandığı; önemli nitelikteki işlem olan hususun, şirketin uluslararası emtia şirketleri ile şirketin satışı, duran varlık satışı ve stratejik ortaklık kurulması konularında görüşmelere başlanılması olup, hukuka uygun bulunan Tebliğ'in 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ayrılma hakkı kullanım fiyatının, bu işlemin ilk kez kamuya açıklandığı tarih olan 20/11/2017 tarihinden önceki 30 günlük periyodun (21/10/2017-19/11/2017) esas alınması suretiyle yapılan hesaplama çerçevesinde 1-TL nominal değerli pay başına 1,14257-TL olarak belirlenmesi gerekirken, 24/10/2018 tarihli yönetim kurulu kararında (özel durum açıklamasında) pay başına 0,68648-TL olarak kamuya açıklandığı ve ayrılma hakkı fiyatının hatalı olarak belirlenmesinin şirket pay sahiplerinin paylarını satma iradesini olumsuz etkilediği, bu durumun yatırımcıların hak ve menfaatlerini zedelediği anlaşıldığından, üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 20/11/2017'deki açıklamanın önemli nitelikteki işlemin kamuya açıklandığı ilk tarih olarak kabul edilemeyeceği, ciddi olmayan veya belirsizlik içeren, yatırımcıların kararlarını etkilemeyen açıklamaların dikkate alınmaması gerektiği, ilk olarak 29/11/2017 tarihli açıklamayla önemli nitelikte bir işlem gerçekleştirilebileceğinin kamuoyuyla paylaşıldığı, 2018 Ekim'e gelindiğinde yabancı şirketle tam olarak anlaşılamadığı, o sırada Türk parasının korunmasına yönelik Cumhurbaşkanı kararı da yayınlanınca satış bedeli değiştirilerek yeni bir süreç başlatıldığı, uyuşmazlığın çözümü çin bilirkişiye başvurulması gerektiği, cezanın üst sınırdan verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
... Kombinaları A.Ş. tarafından II-23.1 sayılı Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliği'nin 10. maddesinin 4. fıkrası ile ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 19/03/2024 tarih ve E:2019/591, K:2024/1357 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
... Kombinaları A.Ş. ile bağlı ortaklığı ... Tarım Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin sahip olduğu gayrimenkuller, makine parkı ve ekipmanlarının satışına ilişkin 24/10/2018 tarihli özel durum açıklamasında söz konusu önemli nitelikteki işlemde ayrılma hakkı fiyatının II-23.1 sayılı Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliği'nin 10. maddesine aykırı olarak kamuya duyurulması ve 21/11/2018 tarihli genel kurul toplantısında söz konusu hatalı fiyat esas alınarak ayrılma hakkı kullandırılması nedeniyle 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 387.009,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, “önemli nitelikteki işlem olarak değerlendirilen tek bir hususun iki defa genel kurul onayına sunularak ayrılma hakkının kullandırıldığı ve süreç içerisinde ...’ın önemli nitelikteki işlemin gerçekleşmesi niyetine ilişkin herhangi bir vazgeçme durumunun söz konusu olmadığı dikkate alınarak, II-23.1 sayılı Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliği’nin (Tebliğ) 10. maddesine uygun şekilde hesaplanacak ayrılma hakkı kullanım fiyatının, ...’ın 28/12/2017 ve 21/11/2018 tarihli genel kurul toplantıları için 1-TL nominal değerli pay başına 1,14257-TL olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Tebliğ’in 10. maddesinin 4. fıkrasıyla; fiyat, tutar, oran ya da değerleme sonucu ve benzeri bilgilere yer verilmesi veya işlemin o aşamada kesin olup olmadığı hususları aranmaksızın, yapılması planlanan işleme ilişkin niyetle ilgili olarak kamuya yapılan ilk açıklama tarihinin esas alınacağı düzenlenmiştir. Oysa ki, ayrılma hakkı şirketin durumunu önemli ölçüde değiştirebilecek gelişmeler öncesinde bu gelişme olmayacak varsayımı ile şirkete ortak olmuş ortaklarının hakkını korumak amacını taşımakta olup, Kanunda ayrılma hakkı tanınanlarda, önemli nitelikteki işlemlere ilişkin genel kurul toplantısına katılıp da olumsuz oy kullanan ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına işleten pay sahipleri olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla ayrılma hakkı kullanım fiyatının belirlenmesine esas olacak açıklamanın, pay sahiplerinin “ayrılma hakkını” kullanıp kullanmama konusunda değerlendirme yapmalarına imkân verecek şekilde işlemin mahiyeti, fiyatı, tutarı, oranı ve zamanı gibi esaslı unsurlarını içermesi gerekmektedir.
Ayrıca Tebliğ uyarınca, ayrılma hakkını kullanım fiyatının ilgili şirket tarafından hesaplanması ve Kurul veya bağımsız bir kuruluşun onayı alınmaksızın kamuya açıklanması nedeniyle söz konusu fiyat daha sonra düzeltilecek olsa bile piyasa işleyişini bozma ve manipülatif etki oluşturma ihtimali bulunmaktadır. Ayrılma hakkını kullanmayı isteyen istemeyen tüm pay sahiplerinin ve tabii ki şirket tüzel kişiliğinin haklarının korunabilmesi için belirlenecek fiyatın gerçekçi bir fiyat olması gerekmektedir. Oysa ki, yapılacak işleme ilişkin esaslı unsurları dahi içermeyen ilk duyuru tarihindeki fiyatın tüm pay sahiplerinin ve şirketin haklarını koruyacak bir fiyat olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu nedenlerle davaya konu Tebliğ’in 10. maddesinin 4. fıkrasındaki “Önemli nitelikteki bir işleme ilişkin birden fazla sayıda özel durum açıklamasının yapıldığı durumlarda, söz konusu önemli nitelikteki işleme ilişkin ayrılma hakkı kullanım fiyatının belirlenmesinde; fiyat, tutar, oran ya da değerleme sonucu ve benzeri bilgilere yer verilmesi veya işlemin o aşamada kesin olup olmadığı hususları aranmaksızın, yapılması planlanan işleme ilişkin niyetle ilgili olarak kamuya yapılan ilk açıklama tarihi esas alınır.” düzenlemesi 6362 sayılı Kanun’un amacına ve ayrılma hakkının düzenlendiği 23. ve 24. maddelerine aykırılık içermektedir.
... şirketi tarafından ayrılma hakkı kullanım fiyatının ilk genel kurul toplantısından önce 28/11/2017 tarihi esas alınarak 1-TL nominal pay karşılığı 1,1001591-TL olarak, ikinci genel kurul toplantısından önce ise 24/10/2018 tarihi esas alınarak 1-TL nominal pay karşılığı 0,68648.-TL olarak belirlendiği; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında ise 20/11/2017 tarihi esas alınarak 1-TL nominal değerli pay başına 1,14257-TL olması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Ayrılma hakkının doğması için önemli nitelikteki işlemin Tebliğ’de belirtilen oran veya tutarlarda olması gerekmektedir. Bir açıklamanın ayrılma hakkı fiyatının belirlenmesine esas alınabilmesi için işlemin mahiyeti, zamanı, tarafı, fiyatı, tutarı ve oranı gibi “ayrılmayı” düşündürebilecek önemli unsurları gerekmektedir. Kurul kararında ayrılma hakkı fiyatı hesaplanırken esas alınan 20/11/2017 tarihli açıklamada yalnızca görüşmelere başlanmasına ilişkin yetki verilmesi hususu duyurulmuş olup, satış yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa hangi varlıkların hangi miktar ve tutarda satılacağı gibi önemli nitelikteki hususlara yer verilmemiş olduğu ve henüz “ayrılmayı” düşündürecek herhangi bir gelişme duyurulmamış olduğundan Kanun’un 24. maddesinin 1. fıkrasına istinaden geriye dönük 30 günlük ağırlıklı ortalama fiyatın hesaplanmasında 20/11/2017 tarihli açıklamanın dikkate alınmaması gerekmektedir.
Dolayısıyla dayanak Tebliğ'in 10. maddesinin 4. fıkrası ile ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu kapsamda Tebliğ'in 10. maddesinin 4. fıkrası ile ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, ayrılma hakkı kullanım fiyatının doğru tespit edildiği dikkate alındığında, ayrılma hakkı fiyatının yanlış belirlendiğinden bahisle tesis edilen idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında da hukuka uygunluk bulunmamakta olup, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın