13. Daire 2021/696 E. 2023/4941 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2021/696 E. 2023/4941 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2021/696 Esas 2023/4941 Karar 21.11.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/696 E.,  2023/4941 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/696
Karar No:2023/4941

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bira ve Malt Sanayi A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Biracılık ve Malt Sanayi A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Alkollü İçkiler Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (... İçki) mülkiyetinde bulunan "Tekel Birası" markasının ve tescil edilen şeklin ... Biracılık ve Malt Sanayii A.Ş. (...) tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebiyle ... tarafından yapılan başvuru neticesinde, anılan devralma işleminin 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ciro eşiklerinin aşılmaması nedeniyle izne tabi olmadığı yolunda alınan ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarafından yapılan izin başvurusunun Kurul tarafından incelenmesi neticesinde Tekel Birasının 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasındaki ciro eşiklerinin aşılmadığı anlaşıldığından izne tabi bir işlem olmadığına karar verildiği, bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından, Danıştay kararı sonrası devir sözleşmesinin hükümsüz hale geldiği, taraflar arasında yeni bir devir sözleşmesi yapılmadan ... İçki’nin bilgisi, rızası ve izni olmadan yeni bir izin başvurusu yapıldığı ve anlaşmanın nihai veya mevcut halinin bir kopyasının bildirim formuna eklenmesinin zorunlu olduğu belirtilmişse de, ...'in Danıştay kararı sonrası aradan geçen uzun süreçte piyasa şartlarının değiştiğinden bahisle yeni bir izin başvurusunda bulunduğu ve bu bildirimi yapmadan önce Tebliğ'in 10. maddesinde belirtildiği üzere karşı tarafı (... İçki’yi) durumdan haberdar ettiğinin taraflar arasındaki yazışmalardan anlaşılmış olması karşısında bu iddianın geçerli görülmediği, Kurul’un incelemesi gerekenin geçersiz olan sözleşmenin durumu olmadığı, kendisine sunulan ve/veya bilgi belge istenerek tamamlanan veriler ışığında bir analiz yaparak sonuca varmak olduğu, yaptığı inceleme sonucunda, rekabetçi bir problem görmemesi ve işleme izin vermiş olması halinde, sadece rekabet hukuku açısından bir onay verildiği, özel hukuk kuralları çerçevesinde farklı prosedürlere tabi farklı işlemlere geçerlilik kazandırdığının kabulüne olanak olmadığı, tarafların herhangi bir aşamada işlemden vazgeçebilecekleri, izin öncesi ya da sonrası süreçte birleşme devralmayı gerçekleştirmeyebileceklerinin açık olduğu, davacı tarafça sözleşmenin geçerli olup olmadığı yolundaki iddialar ile marka tesciline ilişkin iddiaların, sözleşmenin tarafları olan ... İçki ile ... arasında çözülmesi gereken uyuşmazlık olup, davacı tarafça bu yönde ileri sürülen iddiaların Rekabet Kurulu'na usulüne uygun bir şekilde yapıldığı anlaşılan başvuru hakkında karar verilmesine engel olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun yapılmadığı, Bildirim Formu’nun başvuran tarafından eksiksiz ve doğru bilgilerle doldurulması gerektiği halde ... tarafından mevcut bir anlaşma olmaksızın başvuruda bulunulduğu, başvuruya konu edilen Sözleşmenin kesin hükümsüz olduğu, Danıştay kararıyla hükümsüz olan Sözleşmeye dayanılarak yapılan başvurunun incelenmemesi gerektiği, ...’in Türkiye Patent ve Marka Kurumu nezdindeki yolsuz tescile hukuki bir zemin aramak amacıyla başvuru yaptığı, Kurul’un aldığı dava konusu kararında bu sonucu ortaya çıkardığı, ...’in Kurul’a yanlış ve yanıltıcı bilgi verdiğinin sabit olduğu, ayrıca başvuruda dile getirilen pazarda değişen koşulların bulunduğu iddiasının da gerçek dışı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare ile yanında müdahil tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Kurul'a bildirilen, 4054 sayılı Kanun'un 7. madde kapsamına giren birleşme veya devralma anlaşmalarının kural olarak geçerli olup olmadığını incelemenin Kurul’un yetki ve görevinde olmadığı, açık ve bariz olarak geçersiz yahut herhangi bir yazılı anlaşma olmadan yapılan başvuruların da Kurul tarafından incelenemeyeceği de açıktır. Temyize konu İdare Mahkemesi kararında da ifade edildiği üzere Kurul'un incelemesi gereken sözleşmenin geçerli olup olmadığı değil, kendisine sunulan ve/veya bilgi belge istenerek tamamlanan veriler ışığında bir analiz yaparak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir sonuca varmaktır. ... İçki ile ... arasında imzalanan marka devir sözleşmesinin Danıştay'ın iptal kararı sonrasında geçerli olup olmadığı tartışmalı bir durumsa dahi bu konuda bir karar verme yetkisinin davalı Rekabet Kurumu'nda olmadığı açıktır. Bu itibarla, dava konusu Kurul kararının hukuken sakatlayacak bir durum görülmediğinden, davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın