13. Daire 2021/5196 E. 2023/6069 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2021/5196 E. 2023/6069 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2021/5196 Esas 2023/6069 Karar 20.12.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5196 E.,  2023/6069 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5196
Karar No:2023/6069

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Telekomünikasyon A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Temmuz 2013 - Eylül 2015 arasını kapsayan dönemde taahhüt süresi dolmadan önce sonlandırılan 35.126 adet taahhüde ilişkin ... tarih ve... sayılı Kurul kararının 1. maddesine aykırı olarak 3.240.627,54-TL fazladan cayma bedeli yansıtıldığından bahisle davacı şirkete Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 2. fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2014 yılı net satış tutarının onbinde altısı (%0,06) oranında (3.092.052,06-TL) idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazı ile tebliğ edilen idari para cezası karar tutanağı ile dayanağı ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 9. maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarih ve... sayılı Kurul kararının 1. maddesi gereğince, abonelik sözleşmesine ek nitelikte hüküm ve şartlar ihtiva eden taahhütname, kampanya katılım formu, sözleşme gibi belgelerde bulunan cayma bedeli gibi ödemelerin; taahhüde aykırılığın oluştuğu döneme kadar aboneye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalması, ancak aboneden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak abone lehine olan tutarın esas alınması gerekmekte iken, davacı şirket tarafından bu kurala uyulmayarak fazladan 3.240.627,54-TL cayma bedeli yansıtıldığı ve davacının bu eyleminin ilgili Kurul kararının 1. maddesine aykırılık oluşturduğu sabit ise de, dava konusu Kurul kararı incelendiğinde aynı sektörde aynı işi yapan işletmecilere aynı eylemlerinden dolayı birbirinden farklı oranlarda idari para cezaları verilmiş olduğu, zira dava konusu Kurul kararında davacı şirket ile aynı inceleme döneminde, davacı şirketten daha fazla sayıda taahdüde ilişkin ve yine davacı şirketten daha fazla tutarda fazladan cayma bedeli yansıttığı tespit edilen Türk Telekomünikasyon A.Ş.'ye eyleminden dolayı davacı şirkete verilen idari para cezası oranından daha az bir oranda -2014 yılı net satış tutarının onbinde üçü (%0,03) oranında- idari para cezasının verildiği ve gerek dava konusu Kurul kararında gerekse savunma dilekçesinde söz konusu oran farklılığının hangi gerekçe ile oluştuğuna ilişkin bir açıklamanın da yapılamadığı, bu hâliyle de söz konusu hususun Anayasa'da yer alan eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu görüldüğünden, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 17/02/2021 tarih ve E:2019/4415, K:2021/532 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 1. maddesine aykırı olarak fazladan cayma bedeli yansıttığı ve dava konusu idari para cezasına ilişkin fiili gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, ancak istinaf talebine konu Mahkeme kararında dava konusu Kurul kararı ile aynı sektörde aynı işi yapan işletmecilere aynı eylemlerinden dolayı birbirinden farklı oranlarda idari para cezası verildiğine ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine atıfta bulunularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de Mahkeme kararında örnek olarak verilen Türk Telekom ile davacı şirketin aynı hukukî durumda olmadığı, başka bir anlatımla davacının mobil elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi, Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin ise sabit elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi için yetkilendirilmiş işletmeciler olduğu, öte yandan dava konusu Kurul kararında belirtilen işletmecilere idarî para cezası verilmesine neden olan maddî vakıaların ve bunların piyasaya etkisinin farklı olduğu;
Bu durumda, Temmuz 2013 - Eylül 2015 arasını kapsayan dönemde taahhüt süresi dolmadan önce sonlandırılan 35.126 adet taahhüde ilişkin ... tarih ve ...sayılı Kurul kararının 1. maddesine aykırı olarak 3.240.627,54-TL fazladan cayma bedeli yansıtıldığından bahisle davacı şirkete Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 2. fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2014 yılı net satış tutarının onbinde altısı (%0,06) oranında (3.092.052,06-TL) idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, aynı hukukî durumda bulunmayan işletmeciler arasında yapılan kıyaslamalara dayanılarak dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece yaptırım uygulanırken eşitlik ilkesinin açıkça ihlâl edildiği, kendileri ile diğer işletmecilerin ihlâl ve yaptırım oranları arasındaki dengesizlik, ölçüsüzlük ve eşitsizlik hâlinin somut verilerle ortaya konulduğu, en ağır yaptırımın kendilerine uygulanmasının davalı idarece objektif bir sebebe dayandırılmadığı, Türk Telekom'un da davacı şirket gibi imtiyaz sözleşmesi ile aynı faaliyeti icra eden bir işletmeci olduğu, işletmecileri farklılaştıran unsurların neler olduğunun açıklanmadığı, Türk Telekom tarafından 120.523 adet tüketicinin mağdur edildiği, davalı Kurumun ayrımcı tutumunun sadece Türk Telekom şirketi ile sınırlı olmadığı, idarenin takdir yetkisinin hukuka uygunluk denetimi kapsamında yargı yeri tarafından incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 44. maddesinin somut olayda nasıl ve hangi değerlendirmeler çerçevesinde uygulandığına dair hiçbir argüman bulunmadığı, teknik olumsuzluklar tespit edilir edilmez büyük bir hızla bu durum giderilerek, etkilenen aboneler için olası fazladan yansıtılan bedeller için düzeltici işlemlerin ivedilikle gerçekleştirildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, her ne kadar Türk Telekom’a uygulanan yaptırım örnek gösterilerek işlemin iptaline karar vermişse de her bir ihlâlin somut olaya göre şekillendiği ve denetim dinamizmi içerisinde farklı sonuçlar doğurabildiği, davaya konu Kurul kararı ile farklı işletmecilere, her bir somut olaya göre gerçekleşen ihlâlle orantılı olarak Kurul takdiri ile yaptırım uygulandığı, gerçekleşen ihlâlin hangi işletmeci nezdinde gerçekleştiği değil, ihlâlin kamu düzenini bozması ile orantılı olarak yaptırım uygulandığı, nitekim Türk Telekom ile davacı şirketin elektronik haberleşme sektöründe aynı kulvarda hizmet veren şirketler olmadığı, eşitlik ilkesinin aynı şartlarda bulunan kişiler arasında geçerli olduğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin “Yaptırım Ölçütleri” başlıklı 44. maddesinde yer alan ölçütler dikkate alınmak ve takdir yetkisi kullanılarak %3 yerine bu oranın 50 katı daha az olmak üzere onbinde altı (%0,06) gibi bir oranda ceza miktarının takdir edildiği, makul bir yaptırım uygulandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın