13. Daire 2021/483 E. 2024/2646 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2021/483 E. 2024/2646 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2021/483 Esas 2024/2646 Karar 06.06.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/483 E.,  2024/2646 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/483
Karar No:2024/2646

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 14.552.699,42-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine dair erken ödeme indiriminden yararlandırılmamasına ilişkin işlemin iptali ve idari para cezasının dörtte biri olan 3.633.174,86-TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; idari işlemin yargı kararıyla iptali halinde bu iptal kararının işlemin yapılması sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları belirleyerek işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu, başka bir anlatımla, işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukukî durumun geçerliliğini sağladığı ve iptal edilen işlemlerden doğan zararın idarece tazmin edilmesi gerektiği, yargılama faaliyeti sırasında oluşan durumlar sebebi ile yükümlünün ayrıca haklarındam mahrum edilemeyeceği, davacının söz konusu idari para cezasının iptali istemiyle açtığı davada dava konusu işlemin iptaline kararı verildiği ve davalı idarece karara yapılan istinaf başvurusu sonrası başvurunun kabulü ile davanın reddine kararı verilmesinde davacının kusuru bulunmadığı, iş bu durumun yargılama faaliyetinin bir neticesi olduğu, davanın reddi sonrasında yeniden düzenlenen ödeme emri sonrasında davacı şirketin indirimli ödeme hakkının mevcut olduğu, bu durumun aksinin kabulünün hak arama hürriyeti kapsamındaki "aleyhe hüküm verme yasağı" ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, ödenen idari para cezasının dörtte biri olan 3.633.174,86-TL'nin dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Rekabet Kurumu tarafından, kendilerince tesis edilen bir işlem dava konusu edilmediğinden hasım mevkiinde bulunmamaları gerektiği, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, kendilerinin tesis ettiği bir işlem olduğu varsayılırsa İstanbul İdare Mahkemelerinin yetkisiz olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından, Rekabet Kurulu'nun idari para cezasına dair yazısına istinaden 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emrinin düzenlendiği, davacının peşin ödeme indiriminden faydalanarak ödediği idari para cezasını yargılamanın bitmesini beklemeden iade alması dolayısıyla peşin ödeme indirimi hakkından vazgeçtiği, 442 seri numaralı Tahsilat Genel Tebliği uyarınca peşin ödeme indiriminin amme alacağının kanuni ödeme süresi geçtikten sonra uygulanamayacağı, faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve ...-TL'nin dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın