13. Daire 2021/4337 E. 2024/5339 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2021/4337 Esas 2024/5339 Karar 09.12.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4337 E., 2024/5339 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/4337 Karar No:2024/5339
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji Üretim A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Piyasası Düzenleme Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Adana ilinde işletilen Kavşakbendi HES santrali ünitelerinin 11/04/2015 tarihinde 48,80 Hz frekansında iletim şebekesine bağlı kalarak çalışmaması ve servis harici olması nedeniyle iletimde oluşan arızanın büyümesinde ve bölgesel olarak iletim sisteminin çökmesinde önemli rol oynadığı gerekçesiyle, ilgili frekans aralıklarında mevzuatta belirtilen minimum süre kadar iletim şebekesine bağlı kalmadan servis dışı kalındığından bahisle davacı şirkete 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 572.186,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin "Üretim Tesislerinin Tasarım ve Performans Esasları" başılıklı 20. maddesi uyarınca, iletim sistemlerine doğrudan bağlı üretim tesislerinin maddede yer alan tablodaki belirtilen frekans aralıklarında belirtilen süreler kadar iletim şebekesine bağlı kalarak çalışmakla yükümlü oldukları, iletim şebekesinin güvenli bir şekilde işletilmesi ve kullanıcılara kesintisiz ve kaliteli elektrik enerjisi arz edilmesi için iletim sistemine bağlanan üretim tesislerinin söz konusu çalışma şeklini sağlayacak şekilde tasarlanması ve performans göstermesi bir zorunluluk olduğu, normal şartlar altında 50 Hz mertebesinde işletilmesi gereken sistem frekansının 49,8 Hz ile 50,2 Hz değerleri arasında kontrol edilmesi gerektiği, aksi takdirde ilietim sistemi frekans değerinin kararlı halden çıkarak şebekede arızalara yol açabileceği, ihlâlin gerçekleştiği tarihte sistem frekansının 48,8 Hz değerinde kritik işletme koşullarında olduğu, sistem güvenliği açısından bir acil duruma işaret ettiği, bu gibi durumlarda iletim sistemine bağlanan üretim tesislerinin sistem performansının kararılı bir şekilde çalışmalarını sağlamakla yükümlü olduğu; Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından hazırlanan 21/09/2015 tarihli "Türkiye 31/03/2015 Sistem Çökmesi Raporu'nda özetle, Bütün elektrik santrallerinden, Ulusal Elektrik Şebeke Yönetmeliğinde belirtilen frekans aralıklarında şebekeye bağlı kalmalarının istendiği, ünitelerin devre dışı kalması ve frekans kararlılığı kaybının, yaklaşık 4700 MW'lık oluşan üretim açığıyla (Doğu bölgesinden alınan enerjinin kesilmesiyle), düşük frekansın 49,0 Hz'den 48,4 Hz'ye düşene kadar, düşük frekans yük atma rölelerinin yaklaşık olarak 4800 MW'lık yük atarak durdurması beklendiği, düşük frekans yük atma rölelerinin Hamitabat TM'deki Özel Koruma Sistemi tarafından 377 MW'lık düşmesini karşılayacak şekilde tamamlandığı, frekansın her nasılsa 47,5 Hz'nin üzerindeki frekanslarda, bu frekans seviyesi ünitelerin en azından 10 dakika boyunca serviste kalması için Türkiye Elektrik Şebeke Yönetmeliği tarafından öngörülen frekans düzeyi olduğu, bazı jeneratörleri açması sebebiyle frekansın düşmeye devam ettiği, bu durumun yaklaşık 10 saniye sonra tüm sistemin tamamen çökmesine neden olduğu, Batı kısmındaki karşı sorun, geçici düşük frekansın olduğu yerlerin yük atma röleleri tarafından yönetilebilir olması olduğu, bu durumda anahtar rolün, olaylara yol açan hususun üretim santrallerinin devre dışı kalmasının rol oynadığı ve yük atmasıyla oluşan dengesizliğin arttığı, reaktif güç kontrolünün kaybı ve aşırı voltaj ve makinelerde "görünür" alan kaybı nedeniyle ilave jeneratörlerin kaskad olarak açmasının arttığı, sanayileşmiş ülkelerde yaşanan daha önceki büyük çaplı benzer elektrik sistemi kesintileri gibi genel sistem çöküşlerine, iletim, üretim, koruma-kontrol ve işletim-denetim alt sistemlerini değişik düzeylerde içeren hızlı olay ardışıklığının neden olduğu, şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği; Davacı şirket tarafından dava konusu olaya ilişkin olarak, "TEİAŞ'ın sorumlu bulunduğu, fiilin düzeltilebilecek nitelikte bir ihlâl olduğu, soruşturma yapılmadan doğrudan savunma istenemeyeceği, soruşturmanın süresinde bitirilmediği, savunmaya ilişkin bilgi ve belgelerin verilmediği ve Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin 20/8. maddesinin tesisin tasarım sürecine ilişkin olduğu, tesisin işletilmesi sürecine ilişkin olmadığından anılan maddenin dava konusu işleme dayanak olarak uygulanamayacağı" yönünde iddialarda bulunmuş ise de, her ne kadar şebekenin güvenilir bir şekilde işletilmesi ve kullanıcılara kesintisiz olarak gerilim ve frekansın mevzuatta belirlenmiş standartlar dahilinde kaliteli enerjiye erişimi sağlamak TEİAŞ'ın görevleri arasında bulunsa da, iletim sistemine bağlı üretim tesisleri işleticilerinin, mevzuatta belirtilen süre ve frekans aralıklarında çalışarak sisteme bağlı kalma yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı, şebeke işletmecilerinin sisteme bağlanma konusunda, mevzuatla çalışma / performans koşullarının kesin çizgileri ile belirlendiği, standart bağlanma koşullarına uyulmaması sonucu arızanın oluştuğu hususları göz önüne alındığında fiilin, düzeltilmesi istenebilecek fiiller kapsamında bulunmadığı, konu hakkında TEİAŞ tarafından 21/09/2015 tarihli geniş kapsamlı bir araştırma ve inceleme yapıldığı, bu rapor ile olayın tüm yönleriyle açıklanarak ortaya konulduğu, olayın tüm ülkeyi etkileyen geniş kapsamlı bir elektrik kesilmesi olduğu ve bu hususun aydınlanmasının uzun süreli teknik bir araştırmayı gerektirdiği ve soruşturmaya ilişkin sürelerin idarenin iç işleyişine ilişkin olduğu, iletim sistemine Yönetmelikte belirtilen süreler kadar bağlı kalınmadığı iddiasına ilişkin hangi bilgi ve belgenin verilmediği davacı şirketçe somutlaştırılmadığı, Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin 20/8. maddesinin "Üretim tesislerinin tasarım ve performans esasları" başlığından da anlaşılacağı üzere anılan maddenin açıkca sistemin işletilmesi aşamasına ilişkin bir düzenleme getirdiği görüldüğünden, davacı şirketin söz konusu iddialarının, dava konusu işlemi kusurlandırıcı nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kavşakbendi santralinin 62 MW gücünde 3 adet Francis ve bir adet 5,43 MW gücünde can suyu türbinine ve toplamda 191 MW kurulu güce sahip olduğu, mevzuat uyarınca hidroelektrik santrallerindeki su gücünün %10'unun serbest bırakılması mecburiyetinin bulunduğu, bu suya "can suyu" dendiği, bu cansuyundan da elektrik üretimi gerçekleştirildiği, oluşan arızanın bu kısımda yaşandığı, diğer ana kısımlarda hiçbir sıkıntı yaşanmadığı, yaşanan geçici sıkıntının düzeltilebilecek nitelikte bir arıza olduğundan kendilerine ihtar cezası verilmesi gerektiği, doğrudan idari para cezası uygulanamayacağı, minumum çalışma süresinin mevzuatta 1 saat olarak belirlendiği, gerçekleşen arızanın ise 7 dakika 33 saniye olduğu, santralin 7 dakika 33 saniye boyunca 48,80 Hz'ye düştüğü ve hem frekansın hemde sürenin belirlenen değerler arasında bulunduğu, diğer ana üç ünitenin ise hiçbir şekilde arızalanmadığı ve sağlam bir şekilde çalışmaya devam ettiği, hatta üretim kapasitelerinin 163 MW'den 185 MW'a çıkardıkları, sistemin ayakta kalmasına katkıda bulundukları, oluşan genel arızada etek santrallerindeki arızanın bir etkisinin bulunmadığı, TEİAŞ raporunda da sisteme katkı verdiklerine yer verildiği, sistemin düzenli çalışma sorumluluğunun TEİAŞ'ta olduğu, verilen idari para cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, yer almadıkları bir bölgedeki arıza nedeniyle yaptırım uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.