13. Daire 2021/2629 E. 2024/3624 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2021/2629 Esas 2024/3624 Karar 01.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2629 E., 2024/3624 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/2629 Karar No:2024/3624
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrolcülük A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 12/04/2018 tarihinde yapılan denetimde bayisinin otomasyon sisteminin çalışmadığı ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kurum’a bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 1.220.624,00-TL idari para cezasıyla verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda 12/04/2018 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda otomasyon sisteminin çalışmadığı, devre dışı olduğu, otomasyon bilgisayarının kapalı olduğu, dağıtıcı firma olan davacı şirket ile yapılan görüşmede 08/04/2018 tarihinde arıza bildirimi yapıldığının öğrenildiği, istasyon sahasında bulunan ilan panosunda akaryakıt fiyat bilgilerinin ve istasyonun unvan ve lisans bilgilerinin yazılı olmadığı, fiyat kısmının boş olduğu, ödeme kaydedici cihaz mali hafıza kayıtları incelendiğinde, 11/08/2018 tarihine ilişkin Z raporunda toptan satış miktarının 4.575,17-TL olduğu, 12/04/2018 tarihine ilişkin alınan Z raporu detayında ise 11/04/2018 tarihi saat 00.47 ile 12/04/2018 tarihi saat 00.59 arasında satış yapıldığının görüldüğü, davalı Kurumca Nisan 2018 dönemine ilişkin yapılan incelemede 08/04/2018-13/04/2018 tarihleri arasında arıza açıklamaları girildiği, 11//04/2018 tarihinde yapılan satış miktarının 0 litre olarak görüldüğü, 05/04/2018-14/04/2018 tarihleri arasındaki verilerin tutarsızlıklar içerdiğinin görüldüğü, bayinin otomasyon sistemi çevrimiçi değilken akaryakıt hareketlerine konu işlem gerçekleştirdiği ve dağıtıcısı olan davacı şirketin veri takibi ve aykırılık bildirimi yapmadığının sabit olduğu, soruşturma raporunda da bayinin otomasyon sisteminin çalışmadığını teyit eden tespitlere yer verildiği, davacı şirket tarafından söz konusu hususlara ilişkin Kurum’a bildirimde bulunulduğuna ilişkin bilgi ve belge de sunulamadığı; Ayrıca, davacı tarafından maktu para cezasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 12/10/2016 tarih ve E.2015/73, K.2016/161 sayılı kararında, "(...) Kanunla yapılan düzenlemelerin etkili bir şekilde hayata geçirilebilmesi bakımından, öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve yasaklanan fiillerin işlenmesini önlemek için hangi tür ve ölçekte idari yaptırım uygulanacağı kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Maktu olarak belirlenen idari para cezaları, cezayı gerektiren fiili isleyenlerin üzerinde, ekonomik durumlarına göre farklı etkiler doğurabilirse de bu durumun adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık oluşturduğu söylenemez. Kanun koyucunun, takdir yetkisi kapsamında fiilin meydana getireceği neticeleri de dikkate alarak düzenlediği itiraz konusu kuralda hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır. (...)" şeklinde karar verildiği; Bu durumda, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin altıncı fıkrasında öngörülen bayisinin otomasyon sistemi üzerindeki denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, bayide tespit edilen aykırılıkları Kurum’a bildirmediği, istasyon otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını sağlayamadığı dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşıldığından, bu gerekçeyle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari para cezası maktu olduğu için işletmenin niteliği, kusur ağırlığı gibi ölçütler değerlendirilmeyerek eylem ve ceza arasında açık orantısızlıklar oluştuğu, idari işlemin bu haliyle uygulanmasının ağır hak kaybına neden olacağı, işlemin sebep unsurunun hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmamıştır. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.