13. Daire 2021/2303 E. 2024/2485 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2021/2303 Esas 2024/2485 Karar 30.05.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2303 E., 2024/2485 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/2303 Karar No:2024/2485
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ''...'' adresinde faaliyet gösteren davacıya ait iş yerinde 04/06/2018 tarihinde yapılan denetimde lisans almaksızın bayilik faaliyetinde bulunulduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (1) numaralı alt bendi ile aynı fıkranın (f) bendi uyarınca 100.521,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "..." adresinde faaliyet gösteren davacıya ait iş yerinde Karabük İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan 04/06/2018 tarihli denetimde, tesis içinde bir odada bulunan plastik depodan ... plakalı Gürcistan uyruklu araca elektrikli sayaç vasıtasıyla 67 litre akaryakıt ikmalinin yapıldığı, söz konusu deponun içinde yaklaşık 580 litre motorin bulunduğu, ancak davacıya ait işletmenin herhangi bir lisans belgesinin bulunmadığının tespit edildiği, söz konusu durumun 04/06/2018 tarihli tutanağa bağlanarak gereği yapılmak üzere Karabük İl Jandarma Komutanlığı'nın yazısı ile Kurum'a gönderildiği, anılan tutanağın herhangi bir şerh konulmaksızın, bir başka deyişle söz konusu hususlara itiraz edilmeksizin davacı ile M.Y. isimli şahıs tarafından müştereken imzalandığının görüldüğü; bu itibarla, davacıya ait iş yerinde 04/06/2018 tarihi itibarıyla, lisans alınmaksızın bayilik faaliyetinde bulunulduğu sabit olduğundan, denetimin yapıldığı 04/06/2018 tarihi itibarıyla yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (1) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca davacıya 100.521,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından, dava dilekçesinde, hakkında düzenlenen soruşturma raporunun savunması alınmak üzere ekleriyle birlikte kendisine tebliğ edilmediği ve söz konusu soruşturmanın 5015 sayılı Kanun'un "İdari Yaptırımlar" başlıklı 20. maddesi ve Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yürütülmediği iddia edilmiş ise de, Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesinin birinci fıkrası gereğince, Kurum'ca, ön araştırma yapılmasına karar verilmesi veya ön araştırma yapılmadan doğrudan soruşturma açılmasına karar verilmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda, Kurum tarafından, davacı hakkında doğrudan soruşturmaya başlanmasına karar verildiği, daha sonra işletme sahibi davacı hakkında ... tarih ve ... sayılı Başkanlık Oluru kapsamında doğrudan soruşturmaya başlanmasına karar verilmesi üzerine tanzim edilen 30/11/2018 tarihli soruşturma raporunun, davacının savunması alınmak üzere 06/12/2018 tarihinde ''U.Y.'' isimli çalışana tebliğ edildiği anlaşıldığından, davacının anılan iddialarına itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Eskipazar Vergi Dairesi nezdinde kayıtlı mükellef olduğu, lokanta, restoran ile zemin ve arazi hazırlama, hafriyat işleri ile iştigal ettiği, 04/06/2018 tarihinde yapılan denetimde ... plakalı Gürcistan uyruklu araca akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle tutanak tutulduğu ve lisans alınmaksızın akaryakıt bayilik faaliyeti yapılması isnadı ile dava konusu idari para cezasının tesis edildiği, ancak davalı idare tarafından yeterli ve yasal hiçbir gerekçe bulunmaksızın ve yetkisiz olarak idari para cezası yaptırımı uygulandığı, şöyle ki, davaya konu idari para cezasına ilişkin karar tutanağında Kurul üyelerinin isim ve sicil bilgilerinin bulunmadığı, bu nedenle denetime açık objektif ve belirlenebilir bir işlemden söz etmenin mümkün olmadığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 4. maddesi gereğince, kabahat oluşturan fiiller ve karşılığı yaptırımların ancak kanun ile düzenlenebileceği kuralına aykırı davranıldığı, öte yandan, idari yaptırım karar tutanağı içeriğinde kabahatle ilgili elde edilen deliller ve açıklama başlığı altında birtakım yazı ve görüşler cezai işlemin delili olarak gösterilmiş ise de, söz konusu belgelerin tarafına usule uygun olarak tebliğ edilmediği, denetim tarihinde tutulan tutanağın içeriğinde tesisin fiili durumunun tespit edilmediği, işletmenin araç listesinin bulunmadığı yönündeki isnadın açıkça hatalı olduğu, zira işletmeye ait araçların kamu kurumlarınca yapılan ihalelerde kiralanmak suretiyle çalıştırıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.