13. Daire 2021/2080 E. 2024/3625 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2021/2080 Esas 2024/3625 Karar 01.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2080 E., 2024/3625 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/2080 Karar No:2024/3625
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrolcülük A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 24/03/2016 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kurum’a bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ...Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda gerçekleştirilen denetimde, yazar kasa satış sayısı ile otomasyon satış sayısı miktarının birbirini tutmadığı, alış faturaları ile istasyon dolumları arasında fark bulunduğu, bahse konu bayinin Kurum kayıtlarında yer alan ve denetim tarihini de kapsayan otomasyon dökümünün incelendiği, hem A-1a tablosu hem de düzeltilmiş istasyon otomasyon sistemi tablosu A-1b'de muhtelif tarihlerde ve dönem bazında veriler arası uyumsuzluk olduğu, örneğin A-1a tablosuna göre 12 ve 13 Mart 2016 tarihlerinde tüm verilerin 0,00 olarak gözüktüğü, 14/03/2016 tarihinde gün içinde veriler arasında uyumsuzluğun bulunduğu, 19/03/2016 tarihinde gün sonu akaryakıt miktarı 34.131 litre iken ertesi gün dönem başı stok verisinin 29.959 litreye düştüğü, benzer durumun 20-21 Mart 2016 tarihlerinde de yaşandığı, veriler arası uyumsuzluğun muhtelif tarihlerde tekrarlandığı, dönem başında yapılan hesaplamada ise 01/03/2016 dönem başı stokun 63.248 litre, bu tarihten 21/04/2016 tarihine kadar olan süreçte tanka dolumun 169.445 litre ve toplam satışın 131.274 litre olduğu, 21/04/2016 tarihi dönem sonu stokun ise 8.960 litre olduğu, "dönem başı stok+ toplam dolum-toplam satış= dönem sonu stok" hesaplamasının dönem bazında da tutmadığı, A-1b tablosu incelendiğinde, dönem bazında ve muhtelif tarihlerde gün içinde ve birbirini izleyen günlerde veriler arası uyumsuzluk olduğunun görüldüğü, örneğin 16/03/2016 tarihinde 53.034 litre dönem sonu stok verisi görülmekte iken ertesi gün 20.6545 litre dönem başı stok verisinin yer aldığı, 17/03/2016 tarihinde dönem sonu stok verisi 26.545 litre iken, ertesi gün 36.903 litre dönem başı stok verisi bulunduğunun görüldüğü, aynı uyumsuzluğun 19-20-21 Mart 2016 tarihlerinde ve diğer günlerde de görüldüğü, dönem bazında hesaplama yapıldığında 01/03/2016 dönem başı stok verisinin 63.248 litre olduğu, 21/04/2016 tarihine kadar toplam 137 ve 512 litre dolum ve 132.307 litre satış olduğu, ancak dönem sonu stok verisinin 8.960 litre olduğunun görüldüğü, dolayısıyla "dönem başı stok+toplam dolum-toplam satış=dönem sonu stok" hesaplamasının dönem başında da tutmadığının tespit edildiği, soruşturma raporunda da tespit edilen aykırılıkların otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermediğini teyit ettiğinin anlaşıldığı, davacı şirket tarafından söz konusu hususlara ilişkin Kurum’a bildirimde bulunulduğuna ilişkin bir bilgi ve belge de sunulamadığı; Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından, fiilin 7164 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde belirtilen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiler arasında yer aldığı ileri sürülmüş ise de, soruşturma raporu ve dava konusu işlem incelendiğinde, idari para cezasına dayanak oluşturan fiilin "Bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmemesi" olduğu, dolayısıyla somut uyuşmazlık bakımından konu ele alındığında, söz konusu fiilin niteliği itibarıyla düzeltilebilecek fiiller arasında yer almadığı; Ayrıca, yine davacı tarafından maktu idari para cezasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 12/10/2016 tarih ve E:2015/73, K:2016/161 sayılı kararında "(...) Kanunla yapılan düzenlemelerin etkili bir şekilde hayata geçirilebilmesi bakımından, öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve yasaklanan fiillerin işlenmesini önlemek için hangi tür ve ölçekte idari yaptırım uygulanacağı kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Maktu olarak belirlenen idari para cezaları, cezayı gerektiren fiili isleyenlerin üzerinde, ekonomik durumlarına göre farklı etkiler doğurabilirse de bu durumun adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık oluşturduğu söylenemez. Kanun koyucunun, takdir yetkisi kapsamında fiilin meydana getireceği neticeleri de dikkate alarak düzenlediği itiraz konusu kuralda hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır. (...)" şeklinde karar verildiği; Bu durumda, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin altıncı fıkrasında öngörülen bayisinin otomasyon sistemi üzerindeki denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, bayide tespit edilen aykırılıkları Kurum’a bildirmediği, istasyon otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını sağlayamadığı dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşıldığından, bu gerekçeyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari para cezası maktu olduğu için işletmenin niteliği, kusur ağırlığı gibi ölçütler değerlendirilmeyerek eylem ve ceza arasında açık orantısızlıklar oluştuğu, idari işlemin bu haliyle uygulanmasının ağır hak kaybına neden olacağı, işlemin sebep unsurunun hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmamıştır. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.