13. Daire 2020/4004 E. 2023/3221 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2020/4004 E. 2023/3221 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2020/4004 Esas 2023/3221 Karar 21.06.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/4004 E.,  2023/3221 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/4004
Karar No:2023/3221

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Spor Tesisleri İnşaat Nakliyat Akaryakıt Turizm
Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimlerde, vaziyet planında olmayan tank bulundurulduğu ve tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılmaması gereken ürünlerin akaryakıta katıldığından bahisle toplam 145.600,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin … tarih ve E:…., K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimlerde, vaziyet planında olmayan tank bulundurulduğu (11.200,00.-TL) ve tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılmaması gereken ürünlerin akaryakıta katıldığından (134.400,00.-TL) bahisle toplam 145.600,00.-TL idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı,
İdari para cezasının verilmesine sebep olan fiilin 28-29/12/2009 tarihlerinde tespit edildiğinin dosyada yer alan belgelerden anlaşıldığı, 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesindeki soruşturma zamanaşımının fiilin işlendiği tarihten itibaren başlayacağı kuralı gereğince 28-29/12/2009 tarihlerinden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, davacıya idari para cezası verilebilecek son tarihin 29/12/2012 tarihi olduğu, dolayısıyla zamanaşımı süresinin dolmasından sonra tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, her türlü harçtan muaf olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği; kanunların zaman bakımından uygulanmasında aksine hüküm bulunmadıkça anında yürürlük ilkesi geçerli olmakla birlikte mevcut kanun hükmüne göre işlem görmekte olan bir soruşturmanın yapılan değişiklikle tabi olduğu yeni hükme göre bir anda zamanaşımına uğramasının, kanunların ve idari işlemin ana dayanak noktasını oluşturan kamu yararı ilkesine ters düştüğü, 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrası ile kişi lehine hak düşürücü süre getirilmiş ise de, yine bir kanun hükmü gereği yürütülen soruşturma ile amaçlanan kamu yararının göz ardı edildiği, anılan Kanun’un 20. maddesinin uygulanmasında, 19. maddesini yürürlükten kaldırılan yedinci fıkra uyarınca “zamanaşımının kesilmesi” hükmüne göre sürdürülen soruşturmalar hakkında, zamanaşımı başlangıcının Kanun'daki "fiilin işlenmesi veya neticenin gerçekleşmesiyle başlar” ifadesinin aksine 5015 sayılı Kanunla irtibatlandırıldığı 23/01/2008 tarihinden itibaren başlaması ve öngörülen sürelerin de bu tarihten sonra hesaplanması gerektiği, 5576 sayılı Kanun’la ilgili uygulamalarda da 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesinin son fıkrası uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 67. maddesi dikkate alınarak zamanaşımının kesildiğinin değerlendirildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
İdare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın