13. Daire 2020/3729 E. 2024/1421 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2020/3729 E. 2024/1421 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2020/3729 Esas 2024/1421 Karar 25.03.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3729 E.,  2024/1421 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3729
Karar No:2024/1421

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Petrol Turizm Tekstil İnşaat ve Yedieminlik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 01/05/2008 tarihinde gerçekleştirilen denetimde istasyondan alınan akaryakıt numunesine ilişkin düzenlenen analiz raporuna göre numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 4. fıkrası uyarınca 120.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 01/05/2008 tarihinde Aksaray İl Jandarma Komutanlığı'nca yapılan denetim sonucu alınan akaryakıt numunesine ilişkin düzenlenen ... tarih ve ... numaralı analiz raporuna göre numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması üzerine davacının ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile idari para cezası verildiği, anılan cezaya karşı davacı şirket tarafından Danıştay Onüçüncü Dairesi'nde açılan iptal davasında, Dairenin 17/04/2014 tarih ve E.2011/2021, K:2014/4862 sayılı kararı ile savunma istem yazısının usulüne uygun tebliğ edilmeden işlem tesis edilemeyeceği gerekçesiyle para cezasının iptaline karar verilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi üzerine, 5015 sayılı Kanunun 20. maddesi ile Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesi uyarınca davacı şirket ile ilgili soruşturma başlatıldığı, akabinde yapılan soruşturma sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporu ile aynı tarihli savunma istem yazısının şirketin faaliyette bulunduğu adres olan "..." adresine tebliğe çıkarıldığı ve anılan adreste şirket çalışanı olduğunu beyan eden B.D. imzasına tebliğ edildiği, sonrasında ise uyuşmazlığa konu Kurul kararının alındığı, söz konusu kurul kararının davacı şirketin lisans başvurusu aşamasında bildirmiş olduğu adres ile yapılan adres araştırması sonucu tespit edilen adrese tebliğ edilememesi üzerine 23/09/2018 tarih ve 30544 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak ilanen tebliği yoluna gidildiği, akabinde de Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ... ve ... sayılı ödeme emri ile anılan para cezasının tahsili yoluna gidilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı,
Uyuşmazlıkta, davacı şirketin 13/12/2013 tarihli ortaklar kurulu kararıyla anılan tarihten itibaren tasfiyesine ve tasfiye memurluğuna şirket ortağı olan "..." adresinde mukim E.K.'nin atanmasına karar verildiği, anılan ortaklar kurulu kararının 09/01/2014 tarih ve 8482 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı görülmekle, davaya konu Kurul kararına dayanak teşkil eden soruşturma raporu ile ... tarih ve ... sayılı savunma istem yazısının şirketin tasfiye memuruna değil de doğrudan şirket adına "..." adresine tebliğe çıkarıldığı ve davacının kendi işçisi olmadığını beyan ettiği B.D. imzasına tebliğ edildiği, bu şekilde davacı şirketten usulüne uygun savunma istenilmediği,
Bu durumda, tasfiye halinde bulunan şirketi mahkemelerde ve dışarıda tasfiye memurlarının temsil edeceği hükmü karşısında, savunma istem yazısının ve soruşturma raporunun düzenlendiği tarihten daha önceki bir tarih olan 13/12/2013 tarihinde tasfiyeye girmiş davacı şirket adına, 01/05/2008 tarihinde alınan numunelerin ulusal marker seviyesine uygun bulunmamasına yönelik eylem nedeniyle şirketi temsile yetkili tasfiye memurundan savunma istenilmesi ve tasfiye memurunun savunması alındıktan sonra işlem tesis edilmesi gerekirken Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olarak tasfiye memurunun tescil ve ilan edilen adresinden farklı bir adres olan, "Sevinçli Kasabası Kireçlik Mevkii/Aksaray" adresine soruşturma raporu ve savunma istem yazısının tebliğe gönderilmesinin ve bu adreste de B.D. isimli işçiye tebliğ edilmesi sonucu savunma alınamaması durumunun savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, davaya konu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf olunduğundan yargılama giderleri içerisinde aleyhe harca hükmedilemeyeceği, savunma istem yazısının gerekli adres araştırması yapılarak tebliğ edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın