13. Daire 2020/2279 E. 2024/2809 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2020/2279 Esas 2024/2809 Karar 13.06.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2279 E., 2024/2809 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2279 Karar No:2024/2809
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından 12/12/2016-13/01/2017 döneminde ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (ç) ve (f) bentlerinde yer alan eylemleri oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 141.291,82-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ...sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davalı idarece ... pay piyasasında 12/12/2016-13/01/2017 tarihleri arasında (inceleme dönemi) gerçekleştirilen işlemlere ilişkin hazırlanan ... tarih ve ...sayılı Denetleme Raporu'nda, aralarında davacının da yer aldığı yatırımcı grubu tarafından pay piyasasında gerçekleşen 5.932 adet fiyat yükseltici sözleşmenin 2.717 adetinin (%45,80) gerçekleştirildiği, grubun fiyat yükseltici alımlarının toplam alımlarına oranının %5,93 olduğu, gerçekleştirilen kendinden kendine/karşılıklı işlemlerin grubun toplam işlemlerine oranının inceleme döneminde yer alan 25 işlem gününün 12'sinde %10'un üzerinde olduğu, söz konusu oranın 03/01/2017 ve 04/01/2017 tarihlerinde sırasıyla %40,78 ve %41,09 olarak gerçekleştiği ve grubun piyasada kurduğu hakimiyetin yanı sıra gerçekleşen fiyat artışında aktif rol oynadığı tespitlerine yer verildiği, davacı tarafından söz konusu pay piyasasında gerçekleştirilen kendinden kendine, yön değiştiren ve fiyat yükseltici işlemleri de içeren alım satım işlemlerinin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu anlaşıldığından, 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca elde edilen net menfaat tutarının iki katı olan 141.291,82-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından savunması alınmadan Kurul kararının tesis edildiği ve işlemlerin verdiği vekalet uyarınca abisi tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de, 19/03/2018 tarihli dilekçeyle savunmada bulunulduğu ve işlemlerin davacı adına gerçekleştirildiği anlaşıldığından, iddialara itibar edilmediği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, konuyla ilgili olarak savunmasının alınmadığı, herhangi bir savunma istenilmeden verilen cezanın hukuka aykırı olduğu, davalı idarece hazırlanan denetleme raporunun kendisine tebliğ edilmediği, dava konusu işleme esas alınan fiillerin piyasa bozucu nitelikte olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği, davalı idarece belirlenen rakamlarda kâr elde edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.