13. Daire 2020/2185 E. 2024/2222 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2020/2185 Esas 2024/2222 Karar 15.05.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2185 E., 2024/2222 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2185 Karar No:2024/2222
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madeni Yağlar Petrol ve Kimyevi Maddeler Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu(Kurul)'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 339.814,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 2012 yılının Kasım ve Aralık ayı bildirimlerini yerine getirmediğinden bahisle Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19/2-b-3 maddesi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası tesis edildiği, anılan Kurul kararının şirketin Kurum kayıtlarındaki adreslerine tebliğ edilemediği, yeni adres araştırmasının yapıldığı ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile Gelir İdaresi Sicil Sorgulaması'nda davacı şirketin yeni adresi tespit edilemediğinden, söz konusu Kurul kararının davacıya 23/06/2016 tarih ve 29751 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle ilânen tebliğ edildiği, tahsilât işlemlerinin yapılmasının ... tarih ve ... sayılı yazı ile davalı idareden istenilmesi üzerine davalı idarece dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği; Amme alacağının ödeme emri ile takip ve tahsilinin yapılabilmesi için tüm usul işlemleri tamamlanarak ortada tahakkuk safhası kesinleşmiş bir amme alacağının bulunması gerektiği, dava konusu ödeme emrine esas teşkil eden idarî para cezasına ilişkin Kurul kararının davacıya tebliğ edilemediği gibi iade edilen tebligatlara ilişkin mazbatalardan tebliğe çıkarılan evrakın ne olduğunun da anlaşılamadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'ndaki usul izlenerek adres araştırması yapılması ve bütün araştırmalara rağmen tebligat yapılacak bir adrese ulaşılamaması hâlinde adresi meçhul kapsamında değerlendirilip ilanen tebligat usulünün uygulanması gerekirken, bu yol izlenilmeden, muhatabın adresten ayrıldığı belirtilerek tebliğ yapılamaması üzerine ilanen tebligata çıkıldığı, ilanen tebligat şartları oluşmadan ilanen tebligat yapılmasının mevzuata aykırı olduğu, bu durumda dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasına ilişkin tebligat işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığı görülmüş olup, idarî para cezası verilmesine ilişkin uyuşmazlık konusu Kurul kararının kesinleştiği kabul edilemeyeceğinden ve dolayısıyla idari para cezasının kesinleşerek takip edilebilir hale gelmemiş olduğu anlaşıldığından, kesinleşmemiş idari para cezası için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varışmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından kendilerine gönderilen yazı üzerine tahsilat işlemlerinin başlatıldığı, tahsil makamı olarak görev yapıldığından idari para cezasının kesinleşip kesinleşmediği hususunda bilgilerinin olmadığı, borcun esasına ilişkin itirazların EPDK'ya bildirilmesi gerektiği, bu hususların dava konusu işlemi sakatlamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 15/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.