13. Daire 2020/2055 E. 2023/2540 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2020/2055 E. 2023/2540 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2020/2055 Esas 2023/2540 Karar 22.05.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2055 E.,  2023/2540 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2055
Karar No:2023/2540

TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

2. (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya, otomasyon sistemine müdahale etmesi ve akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin çalışmaması nedeniyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 72.751,00-TL; dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmesi nedeniyle aynı fıkra uyarınca 72.751,00-TL olmak üzere toplam 145.502,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının otomasyon sistemine müdahalede bulunduğu, otomasyon sisteminin çalışmadığı ve dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal ettiği sabit ise de, davalı idare tarafından idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği anlaşıldığından, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce;
Dava konusu işlemin, davacının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali gerçekleştirdiği gerekçesiyle tesis edilen idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden;
Davacıya isnat edilen "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek" fiilinin karşılığı olan idarî para cezası yaptırımı, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde düzenlenmiş olduğundan, bu maddede sayılanların dışında kalan fiiller için verilecek olan cezayı düzenleyen anılan Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasının, anılan fiil için yasal dayanak olarak belirlenerek tesis edilen dava konusu işlemde hukukî isabet bulunmadığı, davalı idare tarafından davacının fiili, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali eylemi olarak nitelendirildiğinden anılan fiilin karşılığı olarak, aynı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uygulanmak suretiyle hakkında ceza yaptırımı tayini gerekmekte ise de, maddenin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında bu madde yönünden yaptırım uygulanmasına da hukuken olanak bulunmadığı, öte yandan davacı şirkete isnat edilen dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali fiilinin 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası yönünden değerlendirildiğinde, davacı şirketin faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü, Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı, bu bağlamda, davacının fiili, idarî para cezası verilmesine dayanak olan Kanun'daki kural ile örtüşmediğinden, davacıya 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak idarî para cezası verilemeyeceği, bu itibarla, davacıya atfedilen "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek" fiilinin karşılığı olan idarî para cezası yaptırımı, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde düzenlenmiş olduğundan, bu maddede sayılanların dışında kalan fiiller için verilecek olan cezayı düzenleyen 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrasının, anılan fiil için yasal dayanak olarak belirlenerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu işlemin, otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve otomasyon sisteminin çalışmaması gerekçesiyle tesis edilen idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden;
5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında belirlenen ihlâlin varlığı hâlinde idareye takdir hakkı tanınmış ise de, bu takdir hakkının mutlak ve sınırsız olmadığı, hukukun genel ilkeleri, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle örtüşür bir şekilde kullanılması gerektiği, dolayısıyla, 5015 sayılı Kanun kapsamında belirlenmiş olan fiillerin ihlâli hâlinde uygulanacak olan idari para cezalarının miktarının ve/veya aralığının tespitinde; fiilin ağırlığı, failin kastı, kusuru ve ekonomik durumu gibi etkenler, gerek idarenin takdir hakkının hukuksal gerekçesi ve aynı zamanda da yargısal denetimde hükme dayanak oluşturacak temel ölçütler olacağı, bu durumda, istasyon otomasyon sistemi stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda, günlük olarak izlenebilmesini teminen istasyonlarında kurulu olan otomasyon sisteminin güvenliğinden sorumlu olmalarına, istasyon otomasyon sistemine izinsiz müdahele edememelerine ve istasyon otomasyon sisteminin çevrim içi olmayan yerlerinde (tank, pompa v.s) akaryakıt satışı ve dolum yapamamalarına rağmen, aynı zamanda mali hafıza raporlarına yansıyan satış miktarı ile otomasyon sistemine yansıyan satış miktarı arasında da fark olduğu, ayrıca bayiinin dağıtıcısından aldığı ve dış satış yoluyla sattığı akaryakıttan sonra geriye kalan miktardan daha fazla satış rakamı görüldüğü, dolayısıyla bu farkın menşeinin belirlenemediği, bu suretle davacı tarafından, mevzuatla yasaklanmış şekilde ticari faaliyetin yürütülmeye çalışıldığı dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşıldığından, davalı idarece üst sınırdaki tutar üzerinden idari para cezası uygulanmasında, ölçülülük ilkesine ve 5015 sayılı Kanun'un amacına aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır.,
Açıklanan nedenlerle, Mahkeme kararının; otomasyon sistemi çalışmayan tanktan akaryakıt ikmali gerçekleştirildiği gerekçesiyle tesis edilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılarak bu kısım yönünden davanın reddine, davacının dağıtıcısı dışında başka bir kaynaktan akaryakıt ikmali gerçekleştirdiği gerekçesiyle tesis edilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları, davacıya isnat olunan dağıtıcı dışında akaryakıt ikmal etme fiilinin sabit olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı neticesinde dağıtıcı dışında akaryakıt ikmal etme fiili bakımından 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde herhangi bir yaptırımın bulunmadığı, bu nedenle 19. maddenin yedinci fıkrasının uygulanması gerektiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, dava konusu işlemin otomasyon sistemine müdahale etmesi ve akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin çalışmaması nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz başvurusunun kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve otomasyon sisteminin çalışmaması gerekçesiyle tesis edilen idarî para cezasına ilişkin kısmının bozulmasına; davalı idarenin temyiz başvurusunun reddi ile dağıtıcı dışında akaryakıt ikmali gerçekleştirildiği gerekçesiyle tesis edilen idarî para cezasına ilişkin kısım yönünden Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıya ait akaryakıt istasyonunda 18/03/2014 tarihinde yapılan denetimde akaryakıt satışına ilişkin olarak el konulan mali belgeler ile otomasyon sisteminde yapılan incelemede; 19/10/2013-17/03/2014 tarihleri arasındaki pompa satış ve akaryakıt dolumuna ilişkin otomasyon verilerine göre dağıtıcıdan alınan akaryakıttan daha fazla akaryakıt satışının yapıldığı, ayrıca otomasyon sistemine yansıyan satışlar ile mali satış verilerinin birbirinden farklı olduğu hususları tespit edilmiştir.
Anılan tespitlere istinaden yapılan soruşturma sonucunda, davacının otomasyon sistemine müdahale etme ve dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etme fiillerini işlediği ve söz konusu fiillerin mevzuata aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca her bir fiil için ayrı ayrı 72.751,00-TL olmak üzere toplam 145.502,00-TL idarî para cezası uygulanmıştır.
Bunun üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinde, "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. Lisans ile tanınan haklar; bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır. (...)" kuralına yer verilmiştir.
5015 sayılı Kanun'un "Bayiler" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin, dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetini yürütecekleri; aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bayilerin lisanslarının devamı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin yedinci fıkrasında ise, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurum'ca bin beş yüz Türk Lirası'ndan yetmiş bin Türk Lirası'na kadar idarî para cezası verilir." kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait akaryakıt istasyonunda 18/03/2014 ve 18/06/2014 tarihlerinde yapılan denetimlerde tespit edilen mevzuata aykırı hususlara ilişkin olarak ... tarih ve ... sayılı olur ile doğrudan soruşturma açılmasına karar verildiği, yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda 18/03/2014 tarihinde yapılan denetimde otomosyon sistemine müdahale edildiğinin ve dağıtıcı dışında akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle, 18/06/2014 tarihinde yapılan denetimde ise vaziyet planında yer almayan tank bulundurulduğunun, gizli tanktaki akaryakıtın marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun, otomosyon sistemine müdahale edildiğinin ve dağıtıcı dışında akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edilmesi nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine aykırı hareket edildiği kanaatine varıldığı, anılan soruşturma raporunda yer alan hususlar ile ilgili olarak Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi uyarınca yazılı savunmanın 30 gün içerisinde idareye sunulması gerektiğini bildirir ... tarih ve ... sayılı yazının "Diyarbakır İli, Çüngüş İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:..." adresine yollandığı, ancak adresin kapalı olması nedeniyle söz konusu yazının ... Mahallesi Muhtarına 04/10/2017 tarihinde teslim edilmesi suretiyle tebligatın yapıldığı, davacı tarafından davalı idareye savunma sunulmadığı, bunun üzerine davalı idare tarafından davacının süresi içerisinde savunma yapmadığı hususu da belirtilmek suretiyle, 18/03/2014 tarihinde yapılan denetimde tespit dilen hususlara istinaden otomosyon sistemine müdahale edilmesi ve dağıtıcı dışında akaryakıt ikmal edilmesi nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı anlaşılmaktadır.
UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede, dava konusu işlem ile aynı savunma istem yazısına istinaden tesis edilen, 18/06/2014 tarihinde yapılan denetimde vaziyet planında yer almayan tank bulundurulması ve gizli tanktaki akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olması nedeniyle davacıya toplam 2.078.600,00-TL tutarında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "Mahkememizin 07/12/2018 tarihli ve 29/01/2019 tarihli ara kararları ile ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda yer alan hususlar ile ilgili olarak Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesi uyarınca yazılı savunmanın 30 gün içerisinde Kuruma gönderilmesi gerektiğinin bildirilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ... tarihli ve ... sayılı yazısının davacıya tebliğ edilip edilmediğinin sorulmasına, dava dosyasının içerisinde bulunan 04/10/2017 tarihli tebliğ mazbatasında ... tarihli ve ... sayılı savunma istem yazısının gönderildiğine dair bilgi bulunmadığından, savunma istem yazısının davacıya gönderildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir suretinin istenilmesine, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ... tarihli ve ... sayılı savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiği adresin ne şekilde tespit edildiğinin sorulmasına ve davacının lisansa konu adresi ile iş yeri adreslerinin aynı olup olmadığının, davacının adres değişiklik bildirimi yapıp yapmadığının ve davacıya gönderilen savunma istem yazısına ilişkin tebligatın, davalı idarede bulunan davacının mevcut işlem dosyasındaki bilinen son adresine çıkarılıp çıkarılmadığının sorulmasına ve buna ilişkin belgelerin (Kurumdaki mevcut işlem dosyasındaki adres bilgileri) onaylı örneklerinin istenilmesine karar verildiği, ancak davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin ara kararımızda sorduğumuz hususları karşılamadığı anlaşılmaktadır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 14. maddesinin son fıkrasında; "Kurumca bu Kanuna göre yapılacak her türlü tebligat hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır, ancak, ilânen yapılacak tebligatlar Resmî Gazetede yayımlanır.
'' hükmüne yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10 uncu maddesinde; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmüne, "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat" başlıklı 12 nci maddesinde; "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır." hükmüne, "Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13 üncü maddesinde; "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." hükmüne, "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21 inci maddesinde; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. " hükmüne, "Tebliğ mazbatası" başlıklı 23. maddesinde ise; "Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir. Bu mazbatanın:
1. Tebliği çıkaran merciin adını,
2. Tebliği istiyen tarafın adını, soyadını ve adresini,
3. Tebliğ olunacak şahsın adını, soyadını ve adresini,
4. Tebliğin mevzuunu,
5. Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu, tebliğ bir mazbata ile tevsik edileceği belirtilerek bu mazbatanın;
6. Tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığını,
7. 21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi,
8. Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı,
9. Tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını, İhtiva etmesi lazımdır." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından ... /... Petrol'ün Diyarbakır İli, Çüngüş İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresine çıkarılan tebligat mazbatasının incelenmesinde, öncelikle tebligata ilişkin mazbatada 7201 sayılı kanununun 23/4. maddesi uyarınca tebliğin mevzuusunun yazılmadığı dolayısıyla da tebligatın hangi hususa ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, bir başka deyişle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ... tarihli ve ... sayılı savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiğinin ispatı olarak sunulan tebliğ belgesinde tebliğin mevzuu bilgisinin bulunmadığı dolayısıyla da savunma istem yazısının Tebligat Kanununun 23. maddesindeki usule uygun olarak düzenlenerek tebliğ edilmediği anlaşılmakta olup, diğer taraftan da mahkememizce yapılan ara kararlar uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ... tarihli ve ... sayılı savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin de davalı idarece sunulmadığı görülmüştür.
Diğer yandan, savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiğinin ispatı olarak sunulan tebliğ belgesinde "Muhatabın adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşusu ...'a sorulmuş, muhatabın işe gittiği beyan edilmiş, tebligat ... mahalle muhatarı imzasına 04.10.2017 tarihinde teslim edilmiş olup ... nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşusuna haber verilmiştir." şerhi düşülerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmışs ise de öncelikle muhatabın işte gittiğini komşusu ... beyan etmiş ise de daha sonraki aşamada haber bırakılan komşunun ismi alınmadan tebliğ işleminin yapıldığı, komşunun kim olduğunun ve muhatabın tevziat saatlerinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Bu hali ile tebligatın yapıldığı adres olan Diyarbakır İli, Çüngüş İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinin bilinen son adres olup olmadığı hususunun dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi iki kere yapılan ara kararlara da cevap verilmediği gözetildiğinde, davacının bilinen son adresi araştırılmadan bu şekilde gerçekleştirilen tebliğ işleminin, yukarıda yapılan açıklamalar nazara alındığında, bu açıdan da usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; her ne kadar bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 18.06.2014 tarihinde yapılan denetimde akaryakıt istasyonunda otomasyon sistemine bağlı olmayan gizli tank ve gizli düzenek tertip edildiği ve gizli tank içerisinde bulunan akaryakıtın yeterli şart ve seviyede marker içermediğinin tespit edilerek tutanak altına alınmış olduğu görülmüş ise de, konuya ilişkin Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerektiğinden, davalı idarece savunma istem yazısına ilişkin tebligat işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, idarî para cezası uygulanmasına ilişkin uyuşmazlık konusu Kurul kararında hukuka uygunluk görülmemiştir." gerekçesine yer verilerek anılan işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedildiği, istinaf başvurusunun reddine ilişkin karara karşı davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusunun ise Dairemizin 19/10/2022 tarih ve E:2020/109, K:2022/3726 sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan kararın onanmasına kesin olarak karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu Kurul kararı tesis edilmeden önce davacıdan savunma istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı savunma istem yazısının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin aktarılan Mahkeme kararı ile ortaya konulduğu, anılan kararın ise Dairemizce onandığı göz önüne alındığında, usulüne uygun biçimde savunma alınmaksızın tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmesi nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik; otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin çalışmaması nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile bu kısım yönünden davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin çalışmaması nedeniyle idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ve davanın reddine dair kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Davalının temyiz isteminin reddine;
4. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal edilmesi nedeniyle idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 22/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın