13. Daire 2020/1282 E. 2024/4244 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2020/1282 E. 2024/4244 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2020/1282 Esas 2024/4244 Karar 23.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1282 E.,  2024/4244 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1282
Karar No:2024/4244

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Piyasası Kurulu
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması; davacı tarafından ise esası yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, davalı idarenin kaldıraçlı alım satım piyasalarını (foreks) yatırımcıları koruyacak şekilde düzenlemediği, faaliyet gösteren aracı kurumları zamanında ve etkin şekilde denetlemediği, görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği, hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 1.862.000,00-TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 2011 yılına kadar herhangi bir gözetim ve denetime tabi olmadan piyasanın kendi belirlediği kurallar çerçevesinde yürütülen ve foreks adıyla bilinen kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin muhtelif şikayetler dahilinde mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve mülga Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in yürürlüğe konulduğu, 31/08/2011 tarihinde davalı idarece, kaldıraçlı alım satım işlemlerinin yalnızca Kurul tarafından yetkilendirilen kuruluşlar tarafından gerçekleştirilebileceğinin yapılan basın açıklaması ile kamuoyuna duyurulduğu, Tebliğ uyarınca denetim ve gözetim görevlerinin yerine getirildiği, bu bağlamda izinsiz olarak faaliyet gösteren kuruluşlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve idari para cezalarının uygulandığı, Tebliğ'de belirtilen şartların sağlanıp sağlanmadığı hususunda belirli aralıklarla denetimler yapıldığı;
Öte yandan, kaldıraçlı alım satım piyasasında yatırım yapmak üzere hesap açan davacıya Tebliğ uyarınca risk bildirim formunun sunulduğu, anılan formda uygulanan ücret ve komisyonlarla ilgili bilgi verildiği, kaldıraçlı alım satım işlemlerinin çok riskli olduğu, yetkili kuruluşun yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceği hususunun dikkate alınması gerektiği, ters fiyat hareketleri sonucunda zarar edilebileceği ve analizlerde hata olabileceği yönünde her türlü uyarının yapılmış olduğu;
Her ne kadar davacının yatırım amacıyla gerçekleştirdiği kaldıraçlı işlemler nedeniyle bir zarara uğradığı açık ise de, büyük ölçüde sözü edilen işlemlerin doğasında barındırdığı ve en başından itibaren davacı tarafından bilinen riskin gerçekleşmesinden kaynaklanan bu zararın, davalı idarenin görev alanında bulunan hizmetlerin işlememesi, geç ya da kötü işlemesinden kaynaklanmadığı, zarar ile idarenin eylemleri arasında uygun illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceği, nitekim aynı dönemde aynı piyasada benzer yatırım işlemlerini yaparak bu işlemlerden umulan ekonomik yararı elde etmiş kişi ve kurumların da bulunduğu anlaşıldığından, maddi tazminata hükmedilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kamu görevlilerinin açıklamalarında piyasaya müdahale bakımından biraz daha geç kalınması halinde çok büyük mağduriyetlerin ortaya çıkacağının belirtildiği, borsa dışı yüksek kaldıraçlı işlemlerin 10/02/2017 tarihinde kaldırıldığı, sürekli olarak küçük yatırımcıların kaybettiği, aracı kurumların kazandığı, kamu görevlilerince foreksin kumar olarak nitelendirildiği, Meclis’te bu konuda araştırma komisyonu kurulduğu, küçük yatırımcıların yatırımlarını kaybettiği, dönemin Kurul başkanı ve üyelerinin görevden alındığı, birçok kamu görevlisinin FETÖ terör örgütüyle bağlantısı nedeniyle görevden alındığı, darbe girişimi sonrası birçok tedbirin alındığı ve idari para cezasının verildiği, davalı idarenin hizmet kusurunu gösterir delil ve belgelerin sunulduğu, hiçbir yatırımcının kâr elde etmediği, aracı kurumlar tarafından yatırımcıları yanıltıcı ve aldatıcı birçok reklam yapıldığı, bu reklamların idarece denetlenmediği, aldatıcı reklamların daha sonra yasaklandığı, pek çok raporda ve açıklamada foreks işlemlerinin genel yatırımcıya uygun olmadığının belirtildiği, diğer ülkelerde bu kadar yüksek kaldıraç oranlarının belirlenmediği;
Davalı idare tarafından, konusu para olan davada nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, gerekli düzenlemelerin yapıldığı, yatırım kararları ve kullandıkları uygulamalar konusunda yatırımcıların sorumlu olduğu, kaldıraçlı işlemlerin daha sık denetlendiği, temyize konu kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Davacının adli yardım istemi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın