13. Daire 2019/488 E. 2024/3507 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2019/488 Esas 2024/3507 Karar 24.09.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/488 E., 2024/3507 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/488 Karar No:2024/3507
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Elektrik tedarik lisansı sahibi davacı şirket tarafından, tüketicinin talebine rağmen üç iş günü içerisinde perakende satış sözleşmesi imzalanmadığı, sözleşme imzalanmasının ardından gecikme nedeniyle belirlenen tazminat tutarının tüketiciye ödenmediği ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (Kurum) ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgenin zamanında ve tam olarak verilmediğinden bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ihtar edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile anılan Kurul kararına yönelik itiraz başvurusunun cevap verilmemesi suretiyle (zımnen) reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dışı şirket tarafından adına abonelik sözleşmesi yapılmadığı iddiasıyla davacı hakkında şikayette bulunulması üzerine davacıdan konuyla ilgili bilgi ve belge istenildiği, davacının cevabının tüketici şikayetinin sağlıklı bir şekilde çözülmesine imkan sağlayacak bilgi ve belgeyi içermediğinden bahisle 27/11/2014 tarihli yazı ile davacı şirketten yeniden bilgi belge talep edildiği, söz konusu yazıda talep edilen bilgi ve belgelerin ivedilikle Kurum'a sunulması gerektiği açıkça ifade edildiği halde davacı şirketçe yazıya 06/02/2015 tarihinde cevap verildiği, verilen cevaplarda 14/08/2014 tarihinde abonelik başvurusunda bulunulmasına karşın 01/10/2014 tarihinde perakende satış sözleşmesinin imzalandığının belirtildiği, davacı şirketin, görevli tedarik şirketi olarak ilgili başvurucu tarafından talep iletilmesine rağmen üç iş günü içerisinde perakende satış sözleşmesi imzalamadığı ve perakende satış sözleşmesi imzalandıktan sonra süresi içinde sözleşme imzalanmaması nedeniyle ödenmesi gereken tazminat tutarını ödemediği, ayrıca Kurum'un ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgeyi zamanında ve tam olarak Kurum'a vermediğinin açık olduğu anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, abonelik talep edilen tesisat başka bir tedarikçinin portföyünde bulunduğundan ilgiliyle perakende satış sözleşmesi imzalamanın hukuken mümkün olmadığı, kalite tazminatı ödenmesi için ilgilinin başvurusunun bulunması gerektiği, kendilerine gönderilen yazıda Kurum'a verilecek cevap için herhangi bir sürenin belirtilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyizin süresinde yapılmadığı, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.