13. Daire 2019/4338 E. 2024/602 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2019/4338 Esas 2024/602 Karar 07.02.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/4338 E., 2024/602 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/4338 Karar No:2024/602
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: .... Motor ve Traktör Sanayi A.Ş.'nin (...) pay piyasasında 14/09/2015-17/09/2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (ç) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacıya 24.672,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işleme esas inceleme raporunda yer alan tespitler dikkate alındığında, 14/09/2015-17/09/2015 tarihleri arasında ... pay piyasasında, en fazla işlem gerçekleştiren (alım ve satım yapan) hesabın %11,45 oranıyla, en fazla fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren hesabın %22,49 oranında alım işlemiyle, en fazla kendinden kendine işlem gerçekleştiren hesabın %71,90 oranındaki işlemle davacıya ait olduğu, davacının alım ve satım işlemlerinin %24,38'inin kendinden kendine işlemler olduğu, 1 dakikadan daha az zaman diliminde 54 kez yön değiştiren emir verdiği hususlarının sabit olduğu, 11/09/2015 tarihinde 6,22-TL olan mezkur şirket paylarının 17/09/2015 tarihinde 6,41-TL olduğu, adı geçen şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda pay AOF'sindeki bu ciddi dalgalanmaları açıklayacak nitelikte bir açıklama da yapılmadığı dikkate alındığında, davacının bu eylemlerinin önemli ve etkili düzeyde dolayısıyla piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu, dava dosyasında bulunan ... pay piyasasındaki alım-satım işlemlerine yönelik cetvelleri içerir CD'nin incelenmesinden, alım hacmi ile satım hacmi arasındaki fark hesaplanarak davacının 137.113,22-TL tutarında zararının bulunduğunun tespit edildiği, bu tutardan davacının aracı kuruluşlara ödediği komisyon, banka ve sigorta muameleleri vergisi, damga vergisi ve diğer giderlerin düşülmesi neticesinde de dava konusu işleme esas teşkil eden 143.556,25-TL net zarar tutarına ulaşıldığı, davacının dönem başında ve sonunda pay stoğunun bulunmadığı, davacı tarafından gerçekleştirdiği işlemler özelinde herhangi bir iddiada bulunulmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının inceleme dönemi içerisindeki piyasa bozucu nitelikteki işlemlerine konu alım hacmi ile satım hacmi arasındaki fark tutarından davacının komisyon, vergi ve diğer giderlerinin mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, bu durumda, davacının 14/09/2015-17/09/2015 tarihleri arasında ... pay piyasasında gerçekleştirdiği alım ve satım işlemlerinin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu, bu eylemler neticesinde 143.556,25-TL net zarar ettiği anlaşıldığından 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca alt sınır olan 24.672,00-TL idarî para cezası ile verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından 6362 sayılı Kanun'un 105. maddesine aykırı şekilde savunması alınmadan işlem tesis edildiği iddia edilmekte ise de 20/04/2018 tarihli ara kararıyla, davacıdan ve davalı idareden "davacıya bizzat 17/02/2018 tarihinde tebliğ edilen ... barkod numaralı tebliğ zarfı içeriğinin ne olduğu" sorularak buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, davacı tarafından anılan tebliğ zarfının içerisinde herhangi bir evrakın bulunmadığı hususunun beyan edildiği, davalı idare tarafından verilen cevap yazısında ise anılan tebliğ zarfı içeriğinde ... tarih ve ... sayılı savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiği hususu belirtilerek anılan tebliğ zarfı ve içeriği savunma istem yazısının eklendiği, dolayısıyla davacı tarafından süresi içerisinde savunma verilmediği kanaatine varılmış olup, davacının aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı idare tarafından, konuyla ilgili olarak savunmalarının alınmadığı, herhangi bir savunma istenilmeden tesis edilen cezanın hukuka aykırı olduğu, davalı idarece hazırlanan denetim raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, davaya konu işlemlerin piyasayı bozucu nitelikte olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği, davalı idarenin belirlediği rakamlarda kâr elde edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.