13. Daire 2019/4183 E. 2024/1522 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2019/4183 E. 2024/1522 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2019/4183 Esas 2024/1522 Karar 28.03.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/4183 E.,  2024/1522 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4183
Karar No:2024/1522

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Medikal Ürünler İthalat İhracat Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 2001 yılı net satışlarının takdiren %2'sine tekabül eden 10.043,60-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih, ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararı sonrasında 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 472. maddesi ve bu değişiklik sonrasında verilen yargı kararları göz önünde bulundurularak ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının emsalen uygulanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketle birlikte aynı Kurul kararı kapsamında idari para cezası verilen dava dışı şirket hakkında lehe yargı kararları bulunduğundan bahisle lehe olan kanun hükmünün kendisine de emsalen uygulanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde, Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararının bütün yargı yolu tüketilmek suretiyle kesinleştiği ve işlemin hukuka uygun olduğu hususunun yargı kararı ile ortaya konulduğu, ancak dava konusu işlem kesinleşmişse yargı kararı ile kesinleşen idari yaptırım kararlarında da lehe kanun hükmü uygulanmasının hukuken mümkün bulunmadığı, davacı şirketin 17/03/2017 tarihli başvurusu idare hukukunun temel ilkelerinden olan idari istikrar ilkesi açısından değerlendirildiğinde, kamu hizmetinin sürekli, etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi açısından başvurunun kabulüne olanak bulunmadığı gibi idarenin kesinleşmiş yargı kararının sonrasında yeni bir işlem tesis etmesi için yargı kararı ile zorlanamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, lehe olan kanun hükmünün idari para cezasına karşı açılan iptal davasının yargılama sürecinde yargı organları ve davalı idare tarafından dikkate alınmadığı, Kurul kararı ile hakkında idari para cezası tesis edilen dava dışı şirket açısından ise lehe kanun hükmü uyarınca iptal kararı verildiği, davalı idarenin derhal uygulanma ilkesini göz ardı ettiği, idari işlemin hukuka uygunluğu karinesi ve idari istikrar ilkesi sebep gösterilerek idarenin yargı denetimi dışında bırakılamayacağı, hukuka aykırı olduğu düşünülen bir idari işlemin iptali talebinin idareyi zorlama olarak nitelendirilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı şirket hakkında tesis edilen idari işleme ilişkin yargı sürecinin sona erdiği ve idari işlemin kesinleştiği, lehe kanun ilkesinin yargısal denetim süresince ve bütün kanun yollarının tüketilmesine kadar nazara alınabileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın