13. Daire 2019/2058 E. 2023/3240 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2019/2058 Esas 2023/3240 Karar 21.06.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2058 E., 2023/3240 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2058 Karar No:2023/3240
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurumu VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla uygulanan idari para cezasının ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine aynı konuda yapılan soruşturma sonrasında, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olan "…" adresinde bulunan … Madeni Yağ Petrol Nakliye Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda 10/08/2012 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sistemine müdahalesini Kuruma bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiğinden bahisle, davacı şirket hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 815.555,000-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; denetim tarihinde dağıtıcısı davacı şirket olan ... Madeni Yağ Petrol Nakliye Pazarlama Ticaret Limited Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda gerçekleştirilen denetim ve kazılarda, akaryakıt istasyonunun arka tarafında iki adet tankın olduğu, tanklardan bir tanesinin otomasyon sistemine bağlı ve içerisinin boş olduğu, iki bölmeden oluşan 9,70 m. uzunluğunda, 2,05 m. genişliğinde olan diğer tankın ise küçük olan bölmesinin boş, büyük olan bölmesinin dolu olduğu, tankın içerisinde bulunan akaryakıtta Ulusal Marker Saha Kontrol Cihazı ile yapılan ölçüm sonucunun geçersiz çıkması üzerine gümrük kaçağı akaryakıta el konulduğu, söz konusu tank ile tanka ait olduğu anlaşılan 1 adet 2,4 m. uzunluğunda dalgıç pompasına, 1 adet 2,5 m. uzunluğunda ara tahliye borusuna, 1 adet 3,7 m. uzunluğunda boşaltım borusuna, 1 adet 4 m. uzunluğunda havalandırma borusuna, 1 adet 35 m. uzunluğunda ve 7 cm çapında plastik hortuma, 1 adet kondüktör takımına ve 1 adet açma kapama anahtarına (şartel) el konulduğu hususlarının Samsun İl Emniyet Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile davalı idareye bildirildiği, bunun üzerine, davalı idarece, mezkur tespit ile ilgili olarak davacı şirketçe bayisinin istasyon otomasyon sistemine yapmış olduğu müdahaleye ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığının ve anılan bayinin lisans aldığı tarihten (19/06/2012) dağıtıcı tadili yaptırdığı 10/09/2012 tarihine kadar olan döneme ilişkin istasyon otomasyon verisinin bir örneği incelendiğinde, dağıtıcı olan davacı tarafından söz konusu verilerin 14/08/2012 tarihinden itibaren Kuruma sağlandığı, dolayısıyla, dağıtıcının sözleşmeli bayisi olarak faaliyet sürdüren bir istasyonda yaklaşık 2 aylık faaliyet süresi boyunca istasyon otomasyon sistemine ilişkin herhangi bir bilginin Kuruma sunulmadığının tespit edildiği, anılan istasyonda 10/08/2012 tarihinde gerçekleştirilen denetime göre bayilik lisans sahibinin istasyon otomasyon sistemine müdahale ettiğinin tespit edilmiş olmasına rağmen, bu tarihe ilişkin herhangi bir verinin/açıklamanın da sunulmadığı, ayrıca, kurşunsuz benzin (95 oktan) için sadece 14-19/08/2012 tarihlerini kapsayan dönem için verinin yer aldığı, motorine ilişkin olarak istasyon otomasyon bilgileri tablosu incelendiğinde ise, verilerin sabit olarak 20/08/2012 tarihine kadar 666,21 litre şeklinde ilerlediği, herhangi bir tank dolumu, pompa satışı olmadığı hâlde o tarihten itibaren yaklaşık 200 litrelik bir azalışla dönem başı stoğun 486,62 litre olarak kayıtlara yansıdığı ve en son veri aktarımının sağlandığı gün olan 09/09/2012 tarihinde yine bir hareketlilik olmamasına rağmen yaklaşık 100 litrelik bir azalışla dönem sonu stoğun kapandığı hususlarının anlaşıldığı, davacı şirket tarafından 2012 yılı 7. ay döneminde "istasyonun mutabakat sağlamasına rağmen herhangi bir belge sunmadığı" şeklinde açıklama yapıldığı, dolayısıyla, dağıtıcı olan davacının bayisinin istasyonda kurulu otomasyon sistemine müdahale etmesine ilişkin olarak söz konusu veri aktarımının incelenmesi suretiyle gerekli önlemleri alma ve Kuruma konuya ilişkin bilgi ve belgelerle bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği, ayrıca, davacı şirket tarafından, denetim tarihinden sonra 27/08/2012 tarihli ihtarname ile otomasyon sistemi kullanma, kurumsal kimlik altında çalışma ve sair yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtilerek ... Madeni Yağ Petrol Nakliye Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile yapılan bayilik sözleşmesinin feshi ihbarı/ihtarında bulunulduğu, bu durumda, denetim tarihi itibarıyla davacı şirketin bayisi olan istasyonda otomasyonun devre dışı bırakılarak kayıt dışı yakıt satışının yapıldığının sabit olduğu ve davacı şirketin bayisi tarafından akaryakıt otomasyon sistemine yapılan müdahaleyi kuruma bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından, davacı şirket hakkında 815.555,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrası gereğince tesis edildiğinden, davacı şirketin, idari para cezası uygulanmadan önce uyarı yapılmadığı yönündeki iddiasının da geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dağıtıcı lisans sahibi olan davacı şirketin, bayisi olan "…" adresinde bulunan ... Madeni Yağ Petrol Nakliye Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonunda 10/08/2012 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sistemine müdahalesini Kuruma bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiği ve bu durumun 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırılık teşkil ettiğinin tespit edildiğinden bahisle, ilk olarak davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının alındığı, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, idarî para cezasının, ön araştırma ve soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra Kurul tarafından karara bağlanması gerekirken, bu usule uyulmadan tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, yargı kararının gereğini yerine getirmek için başlatılan soruşturma sonucunda, bahse konu fiilin 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 6. fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca aynı fiil nedeniyle, davacı şirket hakkında 815.555,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; Adil yargılanma hakkı kapsamında, hakkında idari para cezası tesis edilen bir kişinin veya kuruluşun, bu cezanın iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, idari para cezasının usuli eksiklikler nedeniyle iptaline karar verilmesi durumunda, yargı kararı uygulanmak suretiyle yeni bir işlemle yeniden idari para cezası verecek olan idarenin, davacının menfaatinin daha önce iptal edilen işlem ile belirlenen hukuki durumdan daha ağır bir biçimde ihlâline yol açacak şekilde, iptal edilen cezadan daha ağır bir ceza vermesinin "aleyhe hüküm verme yasağı" ilkesinin bir sonucu olarak mümkün olmadığı, bu durumda, her ne kadar davalı idarece eylem tarihinde yürürlükte bulunan hükümler uyarınca davacı şirket hakkında idari para cezası uygulanmış ise de, dava konusu işlemin Mahkeme kararının uygulanması neticesinde tesis edildiği göz önüne alındığında, bayisinin otomasyon sistemine müdahalesini Kuruma bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle davacı şirket hakkında 70.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının ''ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı'' gerekçesiyle usule ilişkin bir eksiklikten dolayı iptal edildiği, söz konusu iptal kararında yanlış Kanun maddesi tatbik edildiğine ilişkin bir hukuka aykırılık gerekçesine yer verilmediği gibi, söz konusu eylemin niteliğinin değişmesine sebep olacak yeni bir hukuki durum da oluşmadığından, davacı şirket tarafından, hakkında tesis edilen 70.000,00-TL'lik idari para cezasına karşı açılan dava neticesinde verilen iptal kararı üzerine, davacı şirketin daha önceki hukuki durumundan daha ağır yeni bir hukuki durum oluşturacak şekilde, olaya uygulanan Kanun maddesinin değiştirilmek suretiyle 815.555,00 TL'lik idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, iptal edilen ilk Kurul kararında yapılan değerlendirmenin yorum hatasından kaynaklandığı, soruşturma zaman aşımı süresinde soruşturma ve yeniden değerlendirme yapılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan …-TL temyiz harçlarının istemi hâlinde davalıya iadesine, temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : İdari yargı mercilerince verilen iptal kararları, davaya konu işlemin hukuk âleminde hiç tesis edilmemiş olması sonucunu doğurur ve aynı koşullar devam ettiği sürece bu konuda yeniden işlem tesis edilemez. Ancak bazı iptal kararlarının gerekçesi, idarece aynı konuda yeni bir işlem tesisini mümkün ya da gerekli kılabilir. Örneğin, dava konusu işlemin yetki ve şekil unsurları yönünden, bir başka deyişle usul hükümleri yönünden hukuka aykırılığının tespitine bağlı olarak verilen iptal kararları üzerine, idare tarafından iptale neden olan hukuka aykırılıklar giderildikten sonra aynı konuda yeniden işlem tesis edilmesinin önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır. "Bir işlem, biçim yönünden hukuka aykırı bulunup iptal edilirse, aynı işlem bu eksiklik giderilerek yenilenebilir mi?" sorusu idare hukuku doktrini ve uygulamasında gündeme gelmiştir. Sarıca, idari işlemin şekil yönünden iptal edilmesi hâlinde, idarenin bu şekil eksikliğini tamamlayarak, aynı işlemi tekrar tesis edebileceği görüşündedir. Duran’a göre de biçim yönünden iptal edilen işlem, bu eksiklik tamamlanarak yeniden yapılabilir. Gözübüyük de, işlemin biçim yönünden iptali hâlinde, aynı nitelikte yeni bir karar alınabileceğini, iptal kararının bunu engellemediğini belirtmektedir. Danıştay da biçim yönünden iptal edilen işlemin yenilenebileceği görüşündedir. Savunma alınmadan verilen disiplin cezası, usul yönünden iptal edilince idare öğrencinin savunmasını alarak, aynı disiplin cezasını verebilir. Usulüne uygun teşkil edilmeyen disiplin kurulunun verdiği karar iptal edilince, disiplin kurulu usulüne uygun teşkil edilerek aynı işlem yenilenebilir. Danıştay incelemesinden geçirilmediği için iptal edilen bir tüzük Danıştay incelemesinden geçirilerek yenilenebilir. Çoğunluk sağlanmadan alınan encümen kararı iptal edilince, çoğunluk sağlanarak işlem yenilenebilir (ÇAĞLAYAN Ramazan, "İdari Yargı Kararlarının Sonuçları ve Uygulanması", 2. Baskı, Ankara, 2001, s. 159-160). Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında 70.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin tesis edilen (… tarih ve … sayılı) ilk Kurul kararının "ön araştırma ve soruşturma yapılmadığı" gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edildiği, iptal kararının ardından soruşturma raporu düzenlenip davacıya tebliğ edilerek savunmasının istenildiği, böylece mahkemenin iptal kararındaki gerekçeye uygun olarak tespit edilen hukuka aykırılığın (usuli eksikliklerin) giderildiği, yapılan soruşturma kapsamında konunun yeniden değerlendirilmesi neticesinde davacının fiilinin, ilk Kurul kararında belirtilenden farklı olarak 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına değil, 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, fiilin hukuki nitelendirmesinin değiştirilmesi/düzeltilmesi suretiyle, davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un fiil tarihinde yürürlükte olan hâliyle 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi gereğince 815.555,00-TL idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İdari yargı mercilerince verilen iptal kararlarının hukuki niteliği ve sonuçları dikkate alındığında, idarece anılan iptal kararlarının gereğinin yerine getirilmesi kapsamında, karar gerekçesinde belirtilen hukuka aykırılıklar ve usuli eksiklikler giderildikten sonra, soruşturma zaman aşımı süresi içinde konunun yeniden ele alınarak yeni bir yaptırım uygulanması mümkündür. Aksi bir yaklaşım, idarelerin kanundan kaynaklanan yaptırım uygulama yetkisine, kanunda öngörülen sınırları aşar nitelikte bir sınırlama getirilmesine neden olacaktır. Açıklanan nedenlerle, idari yargı mercilerince verilen iptal kararları uyarınca, iptaline karar verilen işlem tesis edildiği tarihten itibaren bütün hüküm ve sonuçlarıyla birlikte hukuk âleminden silinmiş olduğundan, yargı kararının uygulanması kapsamında yapılacak soruşturma sonucunda, soruşturma zaman aşımı süresi içinde yeni bir işlem tesisinin mümkün olduğu ve dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin diğer unsurları yönünden yapılacak hukuka uygunluk incelemesi sonucunda karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.