13. Daire 2018/655 E. 2023/4811 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2018/655 Esas 2023/4811 Karar 15.11.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/655 E., 2023/4811 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2018/655 Karar No:2023/4811
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Lisans almaksızın LPG ikmal ederek dağıtım faaliyeti yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 732.640,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 27/04/2013 tarihinde yapılan denetimde, üzerinde davacı şirketin adı bulunan tankerden başka bir otogaz bayisine ikmal yapıldığının tespit edildiği, denetimde ikmal edilen otogaza ilişkin olarak tanker şoförü tarafından, davacı şirkete ait 27/04/2013 tarihli sevk irsaliyesinin ibraz edildiği, tanker şoförünün ikmal edilen otogazı, dağıtıcı lisans sahibi ... LPG Akaryakıt A.Ş.'ye ait Hatay Dörtyol'da bulunan tesisten yüklediğini beyan ettiği, savunması alınan davacı şirket tarafından, söz konusu ikmalle ilgilerinin olmadığı, tanker şoförünün tanınmadığı, sevk irsaliyesinin daha önce şirketleri tarafından kiralık olarak kullanılan tankerde unutulan sevk irsaliyelerinden olduğunun ifade edildiği, savunması alınan ... şirketinin ise tanker şoförünün beyanının aksine Hatay Dörtyol'da kendilerine ait LPG dolum ve depolama tesisinin bulunmadığı, tanker şoförünün tanınmadığı, davacı şirketin lisansının iptalinden sonra mevzuata aykırı olarak LPG dağıtımı yapmaya devam ederek kendilerini de mağdur ettiği yönünde beyanda bulunduğu, Kurulca yapılan değerlendirme sonucunda davacı şirket tarafından dağıtım lisansı olmaksızın otogaz LPG dağıtımı yapıldığı sonucuna varılarak idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı; LPG dağıtım lisansı, gerçek dışı belge sunduğu ve gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle 10/01/2013 tarihinde iptal edilen davacı şirket tarafından, 27/04/2013 tarihinde dağıtım lisansı olmadığı hâlde otogaz LPG dağıtımı yapılmış olduğu, düzenlenen tutanak ve ilgililerin beyanlarından açık olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığı, hiçbir yasal dayanağı olmayan beyanların karara esas alındığı, lisansına kayıtlı ... plakalı tanker bulunmadığı, dolayısıyla tanker dolumunun nasıl, kim tarafından ve ne amaçla yapıldığının bilinmediği, konu hakkında yürütülen ceza davasında alınan bilirkişi raporuyla, araçta bulunan sevk irsaliyesinde yer alan imzaların hiçbirinin şirket yetkilisine ait olmadığının saptandığı, şirket yetkilisinin yaptığı araştırmalar sonucunda aracın sahibi olduğunu öğrendiği kişiye ulaştığı ve telefonda görüşüp tanker üzerindeki yazıyı silmesini istediği, kişinin bunu kabul ettiği, ancak yeniden ulaşılamadığı, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerekirken yapılmadığı, irsaliye koçanının 2012 yılında satılan araç içerisinde unutulduğu, kötü niyetli olarak şirket adına kullanılma ihtimâlinin yüksek olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile, davacı şirket tarafından, lisans almaksızın LPG ikmal ederek dağıtım faaliyeti yapıldığından 5307 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket edildiğinden bahisle Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 732.640,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiş, söz konusu karar ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı işlemiyle davacıya bildirilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "Lisansların tabi olacağı usûl ve esaslar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında, "LPG’nin dağıtımı, taşınması ve otogaz bayilik faaliyetlerinin yapılması (tüplü LPG bayiliği hariç), depolanması, LPG tüpünün imalâtı, dolumu, muayenesi, tamiri ve bakımı ile bu amaçla tesis kurulması ve işletilmesi için lisans alınması zorunludur." kuralı yer almaktadır. Dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle "İdari para cezaları" başlıklı 16. maddesinde, "... Bu Kanun'a göre: a) Aşağıdaki hâller ağır kusur sayılarak sorumluları hakkında beş yüz milyar Türk lirası idari para cezası verilir. 1) Lisans almaksızın lisansa tâbi faaliyetlerin yapılması. ... " kuralı yer almış; 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonrasında 5303 sayılı Kanun'un "İdari Para Cezaları" başlıklı 16. maddesi, "... Bu Kanun'a veya ilgili mevzuata aykırı faaliyet gösterilmesi hâlinde sorumluları hakkında Kurulca aşağıdaki idari para cezaları uygulanır: a) Aşağıdaki hallerde otogaz bayilik faaliyetinde bulunanlar hariç olmak üzere sorumlulara, beşyüzbin Türk Lirasından az olmamak ve onmilyon Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde ondördü oranında idari para cezası uygulanır: 1) Lisansa tabi faaliyetlerin lisans alınmaksızın yapılması. ..." hâlini almıştır. 7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddenin ikinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idarî para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKÎ DEĞERLENDİRME: Kanun koyucu tarafından, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarının, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idarî para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgarî maktu hadden tahsil edilmesi vergi dairesine bir görev olarak verilmiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idarî para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. İdarî para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur. İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, idarî para cezasına konu olan fiilin sübuta ermiş olması ve idarî para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 15/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.