13. Daire 2018/2329 E. 2023/5348 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2018/2329 E. 2023/5348 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2018/2329 Esas 2023/5348 Karar 06.12.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/2329 E.,  2023/5348 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/2329
Karar No:2023/5348

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petrol Ürünleri Toprak Mahsulleri Gıda Tekstil İnşaat Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yeniden satış amaçlı satış yapıldığından bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 72.751,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yaptığının kolluk görevlilerince tespit edildiği, bu fiiline karşılık olarak 2014 yılı için belirlenen cezanın üst sınırı olan 72.751,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve fakat idari para cezası miktarı belirlenirken, lisans sahibinin fiilinin ağırlığı, işletmesinin portföy niceliği ve petrol piyasasını etkileyebilme niteliği gibi kriterlerin dikkate alınıp alınmadığının belirtilmediği gibi idari para cezasının üst sınırdan verilmesine ilişkin herhangi bir gerekçe de gösterilmediği, bu durumda; idari para cezası miktarı belirlenirken herhangi bir kriterin esas alınmadığı ve idari para cezası aralığının aşağı sınırından uzaklaşma gerekçesinin gösterilmediği anlaşıldığından, davacı şirketin 72.751,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kurumun harçtan muaf olduğu, petrol piyasasını düzenlemeye yönelik olan söz konusu idari para cezasının uyarı fonksiyonu gözetilerek tesis edildiği, 5015 sayılı Kanun'da zararın giderilmesine ilişkin bir düzenleme yer almadığından kusuru tayin etme enstrümanının bulunmadığı, kamu düzenini korumayı amaçlayan Kurumun yaptığı idari işlemlerin fonksiyonlarını icra edebilmeleri için caydırıcı özellik taşımaları gerektiği, anılan fiilin somut belgelerle sabit olduğu ve mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda yeniden satış amaçlı satış yapıldığından bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca dava konusu Kurul kararıyla idarî para cezası verilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; "Akaryakıt dağıtımı, taşıması ve bayilik faaliyetlerinin yapılması için lisans alınması zorunludur."; üçüncü fıkrasında, "Lisansların verilmesi, güncelleştirilmesi, geçici olarak durdurulması veya iptaline ilişkin işlemler Kurumca yapılır..."; onuncu fıkrasının (ı) bendinde, "Lisans kapsamında olsun veya olmasın piyasa ile ilgili faaliyetlerin yönlendirilmesi, gözetimi, denetimi ve benzeri konulara ait usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir"; 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "(1) Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. (2) Lisans ile tanınan haklar; bu Kanunun, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır"; aynı Kanun'un fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin yedinci fıkrasında; "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir." kurallarına yer verilmiştir.
5015 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38. maddesinin (g) bendinde, bayilik lisansı sahiplerinin, kullanıcılar haricinde yeniden satış amaçlı satış yapamayacakları kurala bağlanmıştır.

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararda, isnat edilen fiil nedeniyle verilecek idarî para cezasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı kanun maddesinde anılan ceza için alt ve üst sınır belirlenmiş olması ve idare tarafından takdir yetkisinin üst sınırdan kullanılarak idari para cezası verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Petrol piyasasına ilişkin düzenlemeler yapmak Kurul'un görevleri arasındadır. Kurul görevini yerine getirirken, tüketicileri ve diğer piyasa aktörlerini korumak ve piyasa faaliyetlerinin yapılan düzenlemelere uygun bir şekilde devamının sağlanması için gerektiğinde yaptırım uygulayabilmektedir. Bayilik lisansı sahibi davacının, sektörde faaliyet gösteren tüm bayilik lisansı sahiplerinin uymakla yükümlü oldukları ve ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara göre faaliyet göstermesi gerektiği kuşkusuzdur.
Bu durumda, İdare Mahkemesince davacıya isnat edilen fiil ile ilgili değerlendirme yapıldıktan sonra cezanın üst sınırdan verilmesine ilişkin açıklama getirilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, yürütülen faaliyetin niteliği göz önüne alınarak kanunda öngörülen üst sınırdan idarî para cezası uygulanması yönünde idarece takdir yetkisinin kullanılmış olmasında ölçülülük ilkesine aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin davaya konu kısmının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan … -TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın