12. Daire 2023/5221 E. 2024/225 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

12. Daire 2023/5221 E. 2024/225 K. — Danıştay Kararı

12. Daire 2023/5221 Esas 2024/225 Karar 24.01.2024
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5221 E.,  2024/225 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5221
Karar No : 2024/225

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ..., Temyiz No: ...sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davalı idarede bilgisayar işletmeni olarak görev yapmaktayken, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılması sonrasında OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine iade edilen davacının, mali hakları gereği gibi iade edilmediğinden bahisle 27/07/2020 tarihinde davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin, 14/07/2017-24/01/2020 tarihleri arasındaki maaş ödemelerine faiz işletilmesi ve ödemenin kümülatif şekilde yapılmaması talebi yönünden iptali ile 14/07/2017-24/01/2020 tarihleri arasındaki maaş ödemelerine faiz işletilmediğinden, ödenmeyen faiz alacağı için şimdilik 100,00-TL, yapılan ödemenin toplu olarak ve kümülatif şekilde yapılmasından dolayı uğramış olduğu 100,00-TL zararının ana para alacağına, ödeme yapılmayan tarihten itibaren bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi oranında faiz işletilerek ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararla; dava dilekçesinde, davacı vekili tarafından belirsiz alacak davası niteliğinde dava açıldığından dava konusu miktarın netleştirilmesi bağlamında hatırlatma mahiyetinde Mahkemelerinin 02/09/2022 tarihli ara kararıyla "dava dosyasında yer alan belge ve bilgilerin karar vermeye yeterli olduğu kanaatine varıldığından ve bilirkişi incelemesi yapılmasına da gerek görülmediğinden, bu aşamada karar verilmeden evvel varsa nihai beyan ve taleplerinin" sorulduğu, ara kararının davacı vekiline 17/09/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde dava konusunda herhangi bir değişiklik yapılmadığı, taleple bağlılık ilkesi uyarınca 200,00-TL ile sınırlı olmak üzere uyuşmazlığın değerlendirildiği; dava konusu, davacının 27/07/2020 tarihinde davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin 14/07/2017-24/01/2020 tarihleri arasındaki maaş ödemelerine faiz işletilmesi ve ödemenin kümülatif şekilde yapılmaması talebinin reddi yönünden yapılan incelemede; olayda, taraflarca dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, davalı idare tarafından davacının ihraç olduğundan dolayı 14/07/2017-24/01/2020 tarihleri arasında alamadığı maaş tutarlarının davacıya 16/03/2020 tarihinde ödendiği, bu alacak tutarlarına faiz işletilmediği, statü dışında kaldığı sürelere ilişkin hakları ödenmek suretiyle mağduriyeti giderilmiş ise de; davacının görevden çıkarılması sebebiyle ödenmeyen haklarına ilişkin faiz ödenmediği, davacının mülkiyet hakkı kapsamında olan alacağının enflasyon karşısında makul olmayacak bir oranda deger kaybına uğratılmasının davacıya aşırı külfet yükleyeceği açık olup, dava konusu işlemin, davacının statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin olarak sonradan ödenen aylıklarına yasal faiz ödenmemesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; diğer yandan, davacıya 14/07/2017-24/01/2020 tarihleri arasındaki dönem için 16/03/2020 tarihinde toplam 119.973,61-TL maaş ödemesi yapıldığı, anılan maaş miktarına ilişkin hesaplama çizelgesi hazırlandığı, hesaplama çizelgesinin dayanağını oluşturulan gelir-gider kalemlerinin yer aldığı bordroların dava dosyasına sunulduğu, gelir kalemlerinin toplamının 177.207,79-TL, gider kalemlerinin toplamının 65.140,12-TL, davacıya net ödenmesi gereken tutarın da 119.973,61-TL olduğu, bu durumda, davalı idare tarafından davacıya ait 14/07/2017-24/01/2020 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ayrı ayrı bordrolar hazırlanarak dava dosyasına sunulduğu, bu bordrolarda davacıya ödenmesi gereken net tutarın 119.973,61-TL olduğu, davacıya 16/03/2020 tarihinde toplam 119.973,61-TL maaş ödemesi yapıldığından, davacıya kümülatif şekilde ödeme yapılmasında davacının bir zararının olmadığı sonucuna varıldığından, tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık görülmediği; dava konusu, 14/07/2017-24/01/2020 tarihleri arasındaki maaş ödemelerine faiz işletilmediğinden ödenmeyen faiz alacağı için 100,00-TL zararının ana para alacağına ödeme yapılmayan tarihten itibaren bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi oranında faiz işletilerek ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden yapılan incelemede; davacının görevde olmadığı dönemde alamadığı maaşlarının enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybettiği, faiz alacaklarının ana paranın bir parçası olduğu, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu yolundaki hüküm uyarınca, davacının kamu görevinden çıkarıldığı dönemde alamadığı maaşlarının hak edildiği tarihten itibaren (100,00-TL ile sınırlı olmak üzere) ödemenin yapıldığı 19/03/2020 tarihine kadarki yasal faizinin davacıya ödenmesi gerektiği; dava konusu, maaş ödemesinin toplu olarak ve kümülatif şekilde yapılmasından dolayı uğramış olduğu 100,00-TL zararının ana para alacağına ödeme yapılmayan tarihten itibaren bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi oranında faiz işletilerek ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden yapılan incelemede; davacının bu şekilde ödeme almasında herhangi bir zararının olmaması nedeniyle davacıya bu ödemenin yapılmasına olanak bulunmadığından, davacının bu talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin, maaşlarına yasal faiz talebinin reddine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin maaş ödemesinin toplu olarak ve kümülatif şekilde yapılmaması talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine, dava konusu maaş ödemelerine faiz işletilmediğinden ödenmeyen 100,00-TL faiz alacağı için hak edildiği tarihten itibaren 19/03/2020 tarihine kadarki yasal faizinin davacıya ödenmesine, dava konusu maaş ödemesinin toplu olarak ve kümülatif şekilde yapılmasından dolayı uğramış olduğu 100,00-TL yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; davacının uyuşmazlığa konu ettiği parasal haklarının dava dilekçesinde gösterdiği 200,00-TL miktarının üzerinde olduğunun ilk bakışta açıkça anlaşılır olduğunun görülmesine karşın, Mahkeme Hakimliğince öncelikli olarak uğranılan zarar miktarının idarece hesaplanamadığının bildirilmesi nedeniyle gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle zarar miktarının tespit edilmesi, akabinde tespit edilen zarar tutarının davacıya ara karar ile bildirimi yapılarak bir kereye mahsus olarak arttırıp arttırmayacağı hususunun (2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına yer verilmek suretiyle) sorulması gerekirken, davacının faiz talebine ilişkin olmayan, maaş hesabına ilişkin bordroların gönderilmesi suretiyle ıslah hakkının kullandırıldığından bahsedilemeyeceğinden, davacının yasal ıslah hakkını kullanması sağlanmadan ve de gerçek zarar miktarı tespit edilmeden kesin olarak karar verilmesinde 2577 sayılı 45. maddesinin Kanun'un kesin kararları düzenleyen 1. fıkrasına ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının, işbu kararın gereği yerine getirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine, Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda verilecek kararla yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından, bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesi temyize konu kararıyla; Dairelerince verilen kararın nihai bir karar olmadığı, kararda belirtilen hususlar göz önüne alınarak Mahkemece yeniden yargılama yapılması amacıyla verilen bir karar mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davalı idarenin temyiz başvurusu yapmasına bu aşamada hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu ve davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalı idarenin duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ..., Temyiz No: ... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2024 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın