12. Daire 2023/3471 E. 2024/5378 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

12. Daire 2023/3471 E. 2024/5378 K. — Danıştay Kararı

12. Daire 2023/3471 Esas 2024/5378 Karar 09.12.2024
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3471 E.,  2024/5378 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3471
Karar No : 2024/5378

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'u temsilen... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kırşehir Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde grafiker olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle 01/01/2022 tarihi itibarıyla sözleşmesinin sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; 24/02/2016 tarihinden itibaren davalı idarede sözleşmeli olarak görev yapan davacının, hizmetine duyulan ihtiyacın ne şekilde sona erdiğinin davalı idarece somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, ihtiyaç bulunmadığı belirtilen grafiker pozisyonu kadrosunun işlem tarihinden sonra iptal edildiği ve davacının görev yaptığı süre içerisinde verilen görevleri yerine getirmediği ya da görevinde başarısız olduğu yönünde bir tespitin de bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıyla imzalanan hizmet sözleşmelerinin mali yıl ile sınırlı olduğu, idarenin sözleşmeyi yenileme gibi bir zorunluluğu olmadığı, hizmetine ihtiyaç kalmadığından dolayı yeni sözleşme imzalanmadığı, idarenin personel istihdamı konusunda takdir yetkisinin bulunduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 09/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 128. maddesinde; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” düzenlemesine yer verilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde ise; kamu hizmetlerinin; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtildikten sonra 4/B bendinde; “Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir”, şeklinde tanımlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/3. maddesinde, “Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir…”, “…Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin 10/03/2011 günlü, E:2008/54, K:2011/45 sayılı kararıyla da; “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde, kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı, ..., belirtilmek suretiyle, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasanın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde; sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir istihdam şekline yer verildiği ve bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik sağlanarak sözleşmeli personel sistemi ile, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Buna göre, memurlarla aynı işi yapsalar da çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz eden sözleşmeli personel; istihdam koşulları yönünden idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde ihtiyaç duyulan işlerde belli süre ile görev aldığından ihtiyaç duyulan hizmetin tamamlanması yada hizmetine gerek duyulmaması halinde sözleşmesinin bitiminde tekrar yenilenmesi hususunda idare yargı kararı ile zorlanamayacağından bu yolda personelde haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemeyecektir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, davalı idare bünyesinde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli grafiker olarak 23/02/2016 tarihinde çalışmaya başladığı, son olarak 01/01/2021 - 31/12/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzerine hizmet sözleşmesi ile çalışmakta iken hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği, Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının da bulunduğu 3 adet grafiker kadrosunun mimar kadrosu ile değiştirilmesine karar verildiği, anılan Belediye Meclis Kararı sonrasında davalı idare bünyesinde 1 adet grafiker kadrosunun bulunduğu, bu kadroda da memur olarak görev yapan bir kişinin görev yaptığı, sözleşmeli olarak çalıştırılmaya devam eden grafiker bulunmadığı, davacının çalışmakta olduğu pozisyona ihtiyaç kalmaması nedeni ile aynı pozisyonda başka biriyle yeni bir sözleşme imzalanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, hali hazırda davacının hizmetine devam edebileceği bir kadronun mevcut olmadığı, davacı dışında sözleşmeli grafiker olarak davalı idare bünyesinde görev yapan başkaca bir personel bulunmadığı, sözleşmeli personel istihdamının belirli bir süre ile sınırlandırıldığı ve bu süre sonunda idarenin, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, sözleşmeli personel çalıştırma, personelin sözleşmesini yenilememe konusunda takdir yetkisinin bulunduğu ve bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, davacının sözleşmesinin yenilenip yenilenmemesi konusunda takdir hakkınada sahip olan davalı idarenin, bu yetkinin kadro ve ihtiyaç durumu değerlendirerek kullanıldığı dikkate alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalının temyiz talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Daire kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın