12. Daire 2023/3375 E. 2023/5789 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

12. Daire 2023/3375 E. 2023/5789 K. — Danıştay Kararı

12. Daire 2023/3375 Esas 2023/5789 Karar 09.11.2023
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3375 E.,  2023/5789 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3375
Karar No : 2023/5789

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, oğlu H.E.'nin ölümünün 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilerek kendisine vazife mallulüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Komisyonun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile tüm özlük (parasal) haklarının murisin vefat tarihi olan 09/10/2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 13/04/2022 tarih ve E;2022/1006, K;2022/1924 sayılı kararı ile Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların başvurusu tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine kısmının onanması, başvuru tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan (murisin ölüm tarihinden itibaren) aylık tutarlarının ödenmesi talebine ilişkin hüküm kurulmaması yönünden bozulması üzerine bozma kararına uyularak; Olayda, davacı ve diğer mirascılar tarafından, murislerinin ölüm olayının 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek nakdi tazminat ödenmesi istemiyle İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonuna başvuruda bulundukları, anılan başvurunun ölüm olayının güvenlik ve asayişin korunması ile ilgili olmadığı gerekçesiyle reddi işleminin iptali istemiyle ...İdare Mahkemesinde dava açıldığı, açılan davada Mahkemece, davacılar murisinin iç güvenlik ve asayişin korunmasında güvenlik kuvvetlerine yardımcı olan haber elemanı olarak nitelendirilebileceği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinin görüldüğü, bakılan davada, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararında her ne kadar, davacı murisi H.E. hakkında güvenlik ve asayişin korunması amacıyla güvenlik güçlerince kendisine herhangi bir görev verilmediğinden bahisle 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmediğinden nakdi tazminat talebi reddedilen davacı murisi hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağına karar verilmiş ise de; davacı murisinin bölücü terör örgütü mensuplarınca öldürülmesi olayının, dosya içerisinde bulunan 09/10/2005 tarihli olay yeri inceleme raporu içerisinde bahsedilen yapıştırılmış HPG amblemli kağıt üzerine yazılmış not bulunduğu, Jandarma Genel Komutanlığı Van Bölge Kriminal Laboratuvarı Amirliğinin ekspertiz raporu ekinde anılan notun fotokopisinin olduğu, not üzerinde "H. denen bu kişi düşmana bilgi vererek gerillamızı öldürmeye teşebbüs etmiştir." kaydının bulunduğu, dolayısıyla her ne kadar öldürüldüğü tarihte kendisine herhangi bir görev verilmediği belirtilmiş ise de yukarıda belirtilen mahkeme kararı ile ilgili kişinin haber elemanı olarak nitelendirilmesi hususu da dikkate alındığında ölümünün güvenlik güçlerine bölücü terör örgütü aleyhine haber elemanı olarak kullanılmış olmasından kaynaklanabileceği sonucuna varıldığı ve davacının isteminin 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması suretiyle değerlendirilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, ilgili mevzuat hükmünün incelenmesinden, ilk defa aylığa hak kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra Sandığa başvurulması halinde en fazla geçmiş beş yıla ilişkin aylık tutarının ödeneceği, beş yılı aşan aylıklar tutarının Sandık lehine zamanaşımına uğrayacağı kuralına yer verildiğinin görüldüğü, bu durumda, 5434 sayılı Kanun'un 117. maddesinde belirtilen beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınarak davacının 01/05/2009 tarihli başvurusundan geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan aylık tutarlarının ödenmesi, dolayısıyla davacının aylık bağlanması talebinin, başvurudan geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan, murisin ölüm tarihi olan 08/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının murisin ölüm tarihi olan 08/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının oğluna güvenlik ve asayişin korunması amacıyla güvenlik güçlerince herhangi bir görev verilmediği, davacının murisinin vefat etmesine neden olan olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmediği gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile mirasçıların nakdi tazminat talepleri reddedildiğinden anılan Kanun hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle aylık bağlanması isteminin reddine ilişkin dava konusu işlemin mevzuata uygun tesis edildiği belirtilerek, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı oğlunun haber elemanı olarak görev yaptığından terör örgütünce şehit edildiği sabit olup, bu hususun İdare Mahkemesi kararıyla da kesinleştiği ve nakdi tazminat ödendiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İdare mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların başvurusu tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine kısmının onanması, başvuru tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan (murisin ölüm tarihinden itibaren) aylık tutarlarının ödenmesi talebine ilişkin hüküm kurulmaması yönünden bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararında; dava konusu işlemin iptaline ilişkin kesinleşen kısım hakkında yeniden hüküm kurulmuş ise de, bunun hükme açıklık getirilmesi amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaliyle, yoksun kaldığı parasal haklarının murisin ölüm tarihi olan 08/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın