12. Daire 2023/2795 E. 2024/211 K. — Danıştay Kararı
12. Daire 2023/2795 Esas 2024/211 Karar 23.01.2024
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2795 E., 2024/211 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2795 Karar No : 2024/211
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri V. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Rize ili, Derepazarı ilçesi Müftülüğü'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilen davacı tarafından, memuriyete dönme istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevinin sona erdirilmesine ilişkin işlemin, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş ise de; davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 11/05/2016 tarih ve 9611 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddine karar verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, dolayısıyla, davacı hakkında verilmiş geçerli ve halen yürürlükte olan bir Devlet memurluğundan çıkarma cezası bulunduğundan mesleğe iadesine karar verilemeyeceği; kaldı ki, her ne kadar davacının zimmet suçundan yargılandığı, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; söz konusu suçun, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin 5. alt bendinde sayılan suçlardan olduğu, dolayısıyla bu sebeple de memuriyete döndürülmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) alt bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin Islâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması" şeklindeki ortak niteliği kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığımdaki görevine son verilen davacı tarafından bu işleme karşı açılan davada, işlemin hukuka aykırılığı tespit edilip, işlemin iptal edilmesi karşısında işlemin tesis edildiği tarih olan 11/02/2016 tarihinden itibaren hukuka aykırı sonuçların ortadan kalkacağı, bu itibarla, Yüksek Disiplin Kurulunun 30/03/2016 günlü kararı ile Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezlandırılan ve bu cezaya karşı açılan davanın da reddedilerek kesinleştiği görülen uyuşmazlık konusu olayda, davacının her ne kadar fiilen göreve başlatılması mümkün değil ise de iptal kararının hukuki sonucundan faydalanabilmesi ve yargı kararının uygulanmasına matuf olarak hukuka aykırılığı saptanan işlemin tesis edildiği 11/02/2016 tarihi ile memuriyetten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı 30/03/2016 tarihine kadar hukuken, Diyanet İşleri Başkanlığı ile yeniden ilişiğinin tesis edilerek parasal hak ve özlük haklarından istifadesi yönünde karar verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesince verilen kararın istinaf yoluyla incelenmesi talebi üzerine Dairelerince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, 08/02/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği görülmekte olup, bu kapsamda tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 günlük süre içerisinde en son 10/03/2022 günü mesai saati bitimine kadar temyiz yoluna başvurulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra davacı tarafından 01/03/2023 tarihinde ... İdare Mahkemesi aracılığı ile gönderilen dilekçe ile temyiz talebinde bulunulduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'n 46. maddesinin birinci fıkrası ile 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali kararını idare uygulamadığı için göreve başlatılmadığından bahisle, Bölge İdare Mahkemesine verdiği karardaki yanlışlığın düzeltilmesi ve açıklama istemini içeren dilekçe verdiğini, verilen karardan da bir sonuç alamadığından bahisle Bölge İdare Mahkemesinin kararını temyiz ettiği, Bölge İdare Mahkemesinin süre aşımı ret kararı verildiği için 16/12/2021 tarihli kararı ile 01/02/2023 tarihli kararlarının birbiriyle çeliştiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin süreaşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.