12. Daire 2022/4249 E. 2024/4806 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

12. Daire 2022/4249 E. 2024/4806 K. — Danıştay Kararı

12. Daire 2022/4249 Esas 2024/4806 Karar 07.11.2024
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4249 E.,  2024/4806 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4249
Karar No : 2024/4806

TEMYİZ EDEN TARAFLAR :
1- (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin yirminci fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için, her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin kadrolarının sayılarının belirlenmesi ve sayıları Kanunla belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu, kadroların sayılarının Kanunla belirlenmesi ve kadroların aşılamayacak olması, diğer yandan, mevcut polis amiri sayısının da kadro sayısından fazla olması nedeniyle, zorunlu olarak bazı polis amirlerinin re'sen emekli edilmelerinin öngörüldüğü, hak kaybına uğramamaları için de özlük ve parasal haklarının korunduğu, söz konusu yasal zorunluluk nedeniyle re'sen emekliye sevk edilecek polis amirlerinin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, öte yandan, Kanun'un amir hükmünü yerine getirmek durumunda olan ve takdir yetkisinin kullanımında sınırsız bir serbestiye sahip olmayan idarenin, re'sen emekliye sevk edilecek polis amirlerinin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi polis amirlerinin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının da hukuken mümkün olmadığı, bu durumda, Kanun hükmü gereği mevcut polis amiri sayısını sınırlı sayıdaki kadro sayısına çekmek amacıyla davalı idareye tanınan takdir yetkisi kullanılarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 24/11/2021 tarih ve E:2021/1497, K:2021/6077 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu uyuşmazlıkta, 1. sınıf emniyet müdürü olan davacının, emekli edilme sebebine dayanak gösterilen takdir yetkisi kullanılırken, idarenin hangi objektif değerlendirme ve seçme kriterleri esas alınarak hareket ettiğini şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturmadığı, işlemin tesis edilmesini haklı gösterecek somut ve objektif bilgi ve belgelerin ortaya konulmadığı; bu itibarla, davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin yirminci fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuki isabet bulunmadığı; öte yandan, davacı hakkındaki iptal kararının uygulanması aşamasında davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının yoksun kaldığı hakların ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, yoksun kaldığı haklarının da ödenmesi gerektiği belirtilerek, kararın yoksun kaldığı hak istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; idarelerine tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 07/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden; Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin yirminci fıkrası uyarınca resen emekliye sevk edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin yirminci fıkrasında; "Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresi altı yıldır. Bu süre sonunda bir üst rütbeye veya meslek derecesindeki göreve atanamayanlar, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, kadrosuzluk nedeniyle Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Emniyet Müşaviri, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Akademi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Polis Başmüfettişi, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü ve Polis Eğitim Merkezi Müdürü olarak fiilen görev yapanlardan, hizmet gerekleri nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenler hizmete devam ettirilirler. Bu şekilde göreve devamı uygun görülenlerin durumu, iki yılda bir Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından ayrıca karara bağlanır." hükmü öngörülmüştür.
3201 sayılı Kanun'un 3870 sayılı Kanunla değişik 13. maddesinde emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbeleri, meslek dereceleri ve görev unvanları gösterilmiş olup, hangi görev unvanının hangi meslek derecesi ve rütbeye karşılık geldiği ayrı ayrı sayılmak suretiyle belirlenmiştir.
Yukarıda anılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; bilindiği üzere, boş bulunan bir kadroya atama yapma ve yapacağı atamada şartları taşıyanlar arasında tercihte bulunma konusunda idareye geniş bir takdir yetkisi tanınmış olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu ve yargı denetimine açık olduğu muhakkaktır. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde yer alması gereken kadro sayısını emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısının on binde 25' i ile sınırlanmasının, yani atanacak kadroların sayıca az olmasının, sadece kıdeme göre yapılacak atamalarda alt kıdemlerde bulunanların hiçbir zaman 1. sınıf Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atanamayacağı sonucunu doğuracağı, atama kriteri olarak daha yüksek puan ve başarı belgesinin kıstas alınmasının ise idareyi yargı kararı ile boş bir kadroya atama yapma konusunda zorlama sorununu doğuracağı açıktır. Ayrıca dava konusu işlemde idarenin subjektif davrandığı ve değerlendirme hatası yaptığına ilişkin dosyada herhangi bir tespit ya da haklı bir şüphe de bulunmadığı görüldüğünden, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddenin yirminci fıkrasında, Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresinin altı yıl olduğu, bu süre sonunda bir üst rütbeye veya meslek derecesindeki göreve atanamayanların, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, kadrosuzluk nedeniyle Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilecekleri, madde hükmünde sayılan unvanlı görevlerde fiilen görev yapanlardan, hizmet gerekleri nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin hizmete devam ettirileceği hükmü kapsamında 1. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesinde 6 yıllık bekleme süresini dolduran ve bu süre içinde ünvanlı bir görev verilmeyen davacının, re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve kararın iptale ilişkin kısmının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararının, davalı idarenin temyiz isteminin reddine yönelik kısmına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın