12. Daire 2022/2881 E. 2023/2829 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

12. Daire 2022/2881 E. 2023/2829 K. — Danıştay Kararı

12. Daire 2022/2881 Esas 2023/2829 Karar 24.05.2023
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2881 E.,  2023/2829 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2881
Karar No : 2023/2829

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR :
1- DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

2- DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi yönünden, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Jandarma Genel Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan davacının, disiplinsizlik fiili nedeniyle 16/03/2003 tarihinde sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılanmanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, ayırma işlemine esas alınan davacı eylemlerine ilişkin bilgi ve belgelerin sahte olduğuna dair bir mahkeme hükmü ya da resmi bir evrakın bulunmadığı, yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması istenilen Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararına esas alınmış bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla ortadan kaldırıldığına ilişkin bir iddianın da bulunmadığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde tahdidi olarak sayılan diğer şartların da mevcut olmadığı anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirecek hukuki bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi ile yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, başka bir anlatımla bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan davalı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, idare hukuku kurallarına göre idarenin takdir yetkisinin hiçbir zaman sınırsız olmadığı, dava konusu işlem ile takdir yetkisinde sınırın açıkça aşıldığı, görevlerini yerine getirmesine rağmen mobbing uygulandığı, sürekli hakaretlere maruz kaldığı ve sebepsiz yere birçok ceza aldığının ekteki beyanlarla sabit olduğu, ayrıca ekteki belgelerde ne kadar özverili bir şekilde görevlerini yerine getirdiği ve taburdaki en başarılı askerlerden biri olduğu hususunun da açıkça ortaya konulduğu, FETÖ/PDY örgütünün kurum içindeki yapılanması nedeniyle yıllardır mağdur olduğu, yargılamasının yeniden yapılmasının söz konusu mağduriyetini bir nebze olsa da giderebileceği ileri sürülmüştür.
Davalı tarafından, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararı hukuka uygun olmakla birlikte, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince lehlerine vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, bu yönde karar verilmemesinin hukuka aykırı teşkil ettiği ileri sürülmüştür.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davalı idarenin, vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz istemi incelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan maddenin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331.maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği, hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun, "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde, idare ve vergi mahkemelerinde takip edilen ve duruşma yapılmaksızın karar verilen davalarda vekalet ücreti 1.362,00 TL olarak belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçenin tebliğinden itibaren davalı idarenin davayı avukat aracılığıyla takip ettiği, vekil tarafından savunma dilekçesi sunulduğu, davada, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiği, buna karşın kararda, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi ile yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, başka bir anlatımla bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, davalı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verildiği görülmektedir.
Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulu'nun, bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesine ilişkin 24/02/2020 tarih ve E:2020/48, K:2020/62 sayılı kararında; dava dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra süresi içinde vekili aracılığıyla savunma veren tarafça yapılan hukukî yardımın karşılıksız bırakılamayacağı, dolayısıyla, söz konusu taraf lehine, uyuşmazlığın çözümünde göstermiş olduğu emek ve çabaların karşılığı olarak vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, avukat aracılığıyla davayı takip eden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde, usul kurallarına uygunluk görülmemiştir.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmındaki "Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi ile yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, başka bir anlatımla bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan davalı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine" ibaresinin, "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.362,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Anılan kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının, oyçokluğuyla yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Temyiz istemi adli yardımlı olarak incelendiğinden, temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/05/2023 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir." kuralına yer verilmiş, "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, "Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir." kuralı, üçüncü fıkrasında da," Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir." kuralı yer almaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun'da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Dolayısıyla, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının aynen onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın