12. Daire 2021/6210 E. 2024/2249 K. — Danıştay Kararı
12. Daire 2021/6210 Esas 2024/2249 Karar 08.05.2024
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6210 E., 2024/2249 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6210 Karar No : 2024/2249
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Emirdağ Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'na istinaden sözleşmeli eğitmen olarak istihdam edilen davacı tarafından, tam zamanlı hizmet sözleşmesinin feshedilmesine dair... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilen Belediye Başkanı olurlu... tarih ve ... sayılı işlemin kendisine ilişkin kısmının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemde, davacının mezun olduğu okulların eğitmen dengi veya karşılığı olmadığı, hangi uzmanlık alanı ve ihtiyaç için istihdam edildiğinin belirsiz olduğu, taraflı ve siyasi olarak istihdamının sağlandığı hususlarına yer verildiği; davalı idarece verilen savunma dilekçesi incelendiğinde, işlemdeki gerekçelere ek olarak davacının uzmanlık alanı dışında çalıştırıldığı iddiasına dayanıldığı, bu haliyle dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden çelişkili olduğu; kaldı ki, davacının lise diplomasına bakıldığında öğretmen lisesi mezunu olduğu ve bu nedenle eğitmen kadrosunda istihdam edilmek için gerekli öğrenim şartını taşıdığı, her ne kadar davalı idare, davacının bu diplomayı ibraz etmediğini iddia etmekte ise de, böyle bir durumda öncelikle lise diploması konusunda diplomanın ibrazının davacıdan istenilmesi de dahil gerekli araştırmanın davalı idarece yapılması gerektiği halde yapılmadığı, idarenin emir ve talimatlarını yerine getirmekle yükümlü olan davacının kadrosundan başka bir işte çalıştırılmasının sorumluluğunun davacıya yüklenemeyeceği, davacının görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna yönelik herhangi bir tespit ve iddia bulunmadığı, gelinen aşamada gerek mevzuat hükümleri ve gerekse taraflar arasındaki sözleşmeye bakıldığında, davalı idarece ileri sürülen sebeplerin davacının sözleşmesinin feshedilmesini haklı kılacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; davacının, eğitmen kadrosunun gerektirdiği işler dışında çalıştırıldığının tespit edildiği, çalıştırılmasının mevzuata uygun olmaması nedeniyle sözleşmesinin yenilenmeyeceği hususunun davacıya bildirildiği; yine, Belediye Meclisinin... tarih ve... sayılı kararı ile "...Kreş ve Gündüz Bakımevi" adı altında işletilen alanın Milli Eğitim Bakanlığına (İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığı) devrine karar verildiği, dolayısıyla davacının kadrosuna uygun olarak çalışabileceği bir birimin kalmadığı; bu durumda, daha önce davalı idare tarafından görülmekte olan bir hizmetin ifası için kendisi ile sözleşme imzalanan davacının, kadrosuna uygun şekilde eğitmen olarak çalışabileceği Kreş ve Gündüz Bakımevinin Milli Eğitim Bakanlığına devredilmesi neticesinde, davalı idare bünyesinde davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı; davacıyı eğitmen olarak istihdam eden davalı idarenin kadrosu ile uygun olmayan birimlerde ve başkaca işlerde çalıştırmak gibi bir mükellefiyetinin de olmadığı anlaşılmakla, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı belirtilen tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin talebin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Fesih işleminde 2 yıllık ön lisans mezunu olduğunun, eğitmenlik için ise yüksek öğrenim ya da dengi mesleki öğrenim mezunu olunması gerektiğinin, yasal düzenlemelere göre davacının şartları taşımadığının gerekçe gösterildiği; halbuki, ön lisans mezunu olmakla birlikte aynı zamanda öğretmen lisesi mezunu olduğu, sözleşme yapıldıktan sonra birden fazla kez müfettiş ve kontrolör denetlemesi olduğu halde herhangi bir sorunun tespit edilmediği, idarenin keyfi olarak hareket ettiği, sözleşmesinin haksız yere feshedilmesi nedeniyle mağdur edildiği, verilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği, işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 08/05/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.