12. Daire 2019/7088 E. 2023/3371 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

12. Daire 2019/7088 E. 2023/3371 K. — Danıştay Kararı

12. Daire 2019/7088 Esas 2023/3371 Karar 12.06.2023
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/7088 E.,  2023/3371 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7088
Karar No : 2023/3371

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının görev yaptığı okulun 12. sınıf öğrencisi ...'yle whatsapp'tan çok sık mesajlaştığı, mesajlarında "aşk, canım, seni seviyorum, dudaklarından öpüyorum, seksi, yerim seni bebeğim", şeklinde ifadeler kullandığı, yine bu manalara gelecek şekilde kalp, dudak ve sair emoji diye tabir edilen simgelerden gönderdiği, davacının kendisine ait ofiste birden çok kez yanlarında başka birisi olmadığı halde öğrencisi ...'yle görüştükleri, davacının öğrencisi ...'yi öpmeye çalıştığı iddiasını kabul etmemekle birlikte yazışmaları inkar etmediği, bunların alışılmış hitap tarzı olduğu, kültürünün canım, cicim, bebeğim tarzında olduğu, tüm öğrencileriyle bu tarzda konuştuğu, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile "çocuğa karşı cinsel taciz, çocuğun cinsel istismarı" suçlarından yargılandığı, "davacı ile öğrencisi arasındaki mesajların genel itibarıyla karşılıklı rızaya dayandığı ve sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin her türlü şüpheden uzak ve inandırıcı delillerle ortaya konulmadığı çocuğa karşı cinsel taciz ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından ayrı ayrı beraatine" karar verildiği, ancak davacının beraatine karar verilen ceza mahkemesi kararında, davacının disiplin soruşturması ile sübut bulduğu anlaşılan yukarıda yer verilen fiilleri işlemediğine dair bir tespitin bulunmadığının da anlaşıldığı, yapılan değerlendirmede; dava konusu işlemin dayanağı olan soruşturma raporu ve eki ifade tutanakları ile whatsapp kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının öğretmen-öğrenci ilişkisini aşan fiil ve hareketleriyle, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede olan disiplin cezasına konu sübut bulan eyleminin ceza hukuku ilkeleri uyarınca cezalandırılmış olmasının sonucu değiştirilmeyeceği, bu nedenle davacının fiillerine karşılık gelen Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi isteminin de kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında son savunmasının alınmadığı, Yüksek Disiplin Kurulunda savunma hakkı kapsamında bildirdiği tanıkların dinlenmediği, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olarak verildiği, mesajların yanlış anlaşılabilecek şekilde kırpılarak disiplin dosyasına alındığı, öğretmen öğrenci ilişkisini aşan bir fiilinin bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Soruşturma aşamasında davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesi uyarınca son savunmasının alınmadığı, bu nedenle işlemin disiplin usul kurallarına aykırı olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Lisesinde öğretmen olarak görev yapmaktadır.
Aynı okulda 12. sınıf öğrencisi ...'ye whatsapp'tan duygusal mesajlar atarak tacizde bulunduğu, velisinin izni, haberi, bilgisi olmadan bir ev veya büroda kapalı ortamda üç kez alıkoyduğu fiilleriyle ilgili olarak başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
Bunun üzerine temyizen bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu hususu göz ardı etmek suretiyle işin esasına girerek davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın