12. Daire 2019/6430 E. 2023/2709 K. — Danıştay Kararı
12. Daire 2019/6430 Esas 2023/2709 Karar 22.05.2023
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/6430 E., 2023/2709 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2019/6430 Karar No : 2023/2709
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... 'i temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, Siverek İlçesi, ... İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapan davacının, 21/02/2016 tarihinde gerçekleştirilen "Dünya Ana Dil Günü" etkinliklerinde katıldığı basın açıklamasında "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" ve "yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiillerini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (g) ve (b) alt bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre davacının, bizatihi/şahsen Cumhurbaşkanı'na hakaret eden, Cumhurbaşkanı'nı küçük düşüren yahut Cumhurbaşkanı'nı aşağılayıcı bir sözünün mevcut olup olmadığının anlaşılamadığı, tanıkllardan ...'nun ifadesinde ise, "davacının terör örgütü PKK sempatizanı ve ayrılıkçı kürt milliyetçisi zihniyetinde olduğunu düşünüyorum" beyanlarına yer verildiğinin görüldüğü, ancak söz konusu ifadede, hangi gün, hangi saatte, hangi cümleler ile "hakaret edici", "küçük düşürücü", "aşağılayıcı" davranışlarda bulunulduğuna dair bir açıklamaya yer verilmediği, bu itibarla davacıya isnad edilen bu fiilin açık, net, anlaşılır ve tartışmaya mahal vermeyecek somutlukta sübuta erdirilmediği, sübuta erdirilmeyen fiil nedeniyle davacının cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; davacının facebook isimli sosyal paylaşım sayfasında, zafer işareti olarak bilinen işaretle çekilmiş fotoğrafının yer aldığı; yine paylaşım sayfasında ölen teröristlerin resimlerinin yer aldığı; ... siyasî partisi logolu fotoğrafının bulunduğu,1992 yılında ... isimli partinin Siverek'teki faaliyetlerine dair fotoğrafların yer aldığı, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiiline yer verilmiş olup; madde metninde "bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerleri" vasıtasıyla siyasî veya ideolojik amaçlı çoğaltma ve dağıtma işini yapmanın suç olarak düzenlendiği, olayda ise, "bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerleri" vasıtasıyla yasak yayın veya bildiri/afiş çoğaltmak ve çoğaltılan bu ürünlerin dağıtılması şeklinde bir hareketin vuku bulmadığı; bu nedenle sosyal medya paylaşımının 657 sayılı Kanun'un 125/E-(b) maddesinde yer alan tipikliğe uymadığı; tipikliğe uymayan fiil dolayısıyla tesis edilen cezaî işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; davacının basın açıklamasının yapıldığı gösteriye katıldığı, ...-Der temsilcisinin yaptığı basın açıklaması içeriğinde ise, PKK terör örgütünün savunduğu görüşlerin yer aldığı, ancak soruşturma kapsamında, davacının gösteri esnasında bizatihi/şahsen siyasî-ideolojik söz söylediğine, bizatihi/şahsen Devleti aşağılayan kelimeler kullandığına dair somut bir tesbitin mevcut olmadığı, siyasî görüş ifade etmeden pasif şekilde gösteriye katılma dolayısıyla 657 sayılı Kanun 125/E-g maddesindeki "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin sübuta erdiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11 inci maddesine uygun olmadığı, işlemin demokratik bir toplumda orantılı bir tedbir teşkil etmediği, işlemin demokratik bir toplumda gerekli olmadığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıya ait olduğu belirtilen Facebook hesabında yapılan paylaşımların da dava konusu işleme esas alındığı halde, gerek soruşturma sırasında ifadesi alınırken gerekse savunma aşamasında, davacının söz konusu paylaşımlarından bahsedilmediği, genel isnatlarla ifadesine başvurulduğu ve savunmasının alındığı, dolayısıyla davacının hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri öğrenmesi sağlanarak savunma yapmasına tam olarak imkan sağlanmadığı, öte yandan, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını vermeye yetkili makam tarafından, davacının hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınması hukuken zorunlu bulunmakla birlikte, olayda belirtilen zorunluluğa aykırı olarak 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma haklarının bulunduğunun hatırlatılmadığının tespit edildiği, dolayısıyla, davacının savunma hakkının bu yönüyle de kısıtlandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129/2. maddesi uyarınca son savunma alınmadan disiplin cezası verildiği anlaşıldığından, bu nedenle tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek, eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.