12. Daire 2019/2896 E. 2023/5253 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

12. Daire 2019/2896 E. 2023/5253 K. — Danıştay Kararı

12. Daire 2019/2896 Esas 2023/5253 Karar 24.10.2023
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/2896 E.,  2023/5253 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2896
Karar No : 2023/5253

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Düzce ili, Yığılca ilçesi Tapu Müdürlüğünde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan şartları kaybettiğinden bahisle anılan Kanun'un 98. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetinin sona erdirilmesine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının her ne kadar işlem tarihi (02/05/2017) itibariyle hakkında memuriyetine engel "hırsızlık" suçundan mahkum olması ve bunun adli para cezasına çevrilerek Yargıtay aşamasından temyiz incelemesiyle de geçerek kesinleşmiş olsa da, yine davacı vekilince onaylı örneği dosyaya sunulan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ilamıyla ilgili "Ek Karar" verilerek hükümlü davacı hakkında verilen cezanın uzlaşma nedeni ile "ortadan kaldırılarak, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine" şeklinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği ve kesinleştiği, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinde, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimsenin cezalandırılamayacağı ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazın ve kanuni neticelerin kendiliğinden kalkacağı belirtilmiş; suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümlerinin farklı olması durumunda ise, failin lehine olan kanun hükmünün uygulanıp infaz olunacağı, memuriyetin sona ermesine sebep olan bahse konu mahkeme kararında ek bir karar verilerek uzlaşmaya varıldığı gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararının düşmesine karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği, buna göre, mahsus organları ile suçu önlemek, işlenmeleri halinde suçları ve faillerini bulup ortaya çıkarmak, yargılanmalarını sağlamak, hükümlülere cezalarını çektirmenin Devletin yükümlülükleri arasında olduğu, ancak, bu yükümlülüğün mutlak olmadığı, gerçekten, bazı nedenlerin ortaya çıkması, Devletle suçlu arasında bulunan cezalandırma ilişkisini ortadan kaldırdığı, bunlardan birisinin de Ceza Hukukunda yer verilen dava ve cezanın düşürülmesi müessesi olduğu, dava ve cezanın düşürülmesi nedenlerinin; failin ölümü, af, zamanaşımı, şikayet ve uzlaşma ile ön ödeme olduğu, yukarıda yer verilen uzlaşma ve buna bağlı olarak kamu davasının düşmesiyle, yargılamayı yapan mahkemece failin hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek artık sanıklık sıfatının kalmayacağı, uzlaşmaya konu olan fiilin, artık suç olmaktan çıkmış olacağı, ilgilisi hakkında cezai bir hüküm ve netice de doğurmayacağı yönünde karar verildiği, her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle, bahsedilen düşme kararına dair hüküm tesis edilmemiş ve işlemin tesis edildiği aşamada bu anlamda bir hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; ceza kanunu yönünden lehe olan hükmün uygulanması kapsamında verilen yeni kararla birlikte ortaya çıkan ve yukarıda özetlenen yeni hukuki durum karşısında, dava konusu işlemin dayanağının hukuken ortadan kalktığı ve işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale geldiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın