12. Daire 2018/2520 E. 2023/1964 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

12. Daire 2018/2520 E. 2023/1964 K. — Danıştay Kararı

12. Daire 2018/2520 Esas 2023/1964 Karar 11.04.2023
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/2520 E.,  2023/1964 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2520
Karar No : 2023/1964

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: : Malatya İli, Fırat Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde özürlü kadrosunda memur olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde öngörülen Devlet memurluğuna alınma şartlardan birini taşımadığının sonradan anlaşıldığından bahisle, aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Devlet memurluğunun sona erdirilmesine ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "hırsızlık" suçundan iki ay, yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 18/05/2001 tarihinde kesinleştiği; hırsızlık suçunun, 657 sayılı Kanun'un Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartların belirlendiği 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde belirtilen memurluğa engel suçlardan olduğu, bu durumda; memurluğa alınma şartlarından birini taşımaksızın memurluğa atandığı anlaşılan davacının, anılan Kanun' un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ceza mahkemesi tarafından verilen mahkumiyetin görevde kalmasına engel olmadığı, memnu hakların iadesine karar verilmiş olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı hakkında hırsızlık suçunun sübut bulduğu, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl ve daha fazla süreyle hapis cezası ile cezalandırılmış olmak ve affa uğramış olsa bile mevzuatta sayılan suçlardan mahkum olmak durumlarının varlığı sonradan anlaşılan veya memurluk sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybeden memurun görevine son verileceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri uyarınca "Gümrük ve Ticaret Bakanlığı" yerine, "Ticaret Bakanlığı" hasım mevkiine alınarak işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, hırsızlık suçundan yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, sonuç olarak 2 ay, 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; mahkumiyet hükmünün 11/06/2002 tarihinde infaz edildiği; davacının başvurusu üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesinin 15/07/2016 tarihli ek kararıyla üzerine atılı "Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık" suçunun infaz edilmesi ve infazdan sonra 3 yıllık sürenin de geçmiş olduğu gözetilerek, 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesi uyarınca "Yasaklanmış (Memnu) Hakların Geri Verilmesine" karar verildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde; "Türk Ceza Kanunu'nun 53'üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak" Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartlar arasında sayılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma" başlıklı 53. maddesinde; ''(1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
(...) yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz...." hükmü yer almaktadır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile eklenen "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" başlıklı 13/A maddesinde ise; "(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir.
Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinin gerekçesinde; "5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun Geçici 2 nci maddesinde, diğer kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin, belli hakları kullanmaktan süresiz olarak yoksun bırakılmasına ilişkin hükümleri saklı tutulmuştur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki süresiz hak yoksunluğu doğuran bu hükümlere rağmen, yasaklanmış hakların geri verilmesi yolunun kapalı tutulması, uygulamada ciddi sorunlara yol açacaktır. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin süresiz olarak kullanmaktan yasaklandıkları hakları tekrar kullanabilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur." yolunda açıklama yapılmıştır.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, cezalandırılmakla güdülen asıl amaç, işlediği suçtan dolayı kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması olduğundan, memnu hakların iadesi müessesesi ile, ceza mahkumiyetinden doğan süresiz yasakların ve ehliyetsizliklerin önüne geçilerek, yasak ve ehliyetsizliklerden kurtulmak isteyen kimseyi düzgün ve hukuk kurallarına uygun bir şekilde yaşamaya teşvik etmek amaçlanmıştır.
Bu kapsamda, memnu hakların iadesi kararı, gerek Türk Ceza Kanunundan, gerekse özel bir kanundan kaynaklansın kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma gibi temel hak ve özgürlükler alanındaki ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldıran ve kişiye kullanılması men edilen hakları kullanma yetkisi sağlayan kararlardır.
Anılan yasal düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 657 sayılı Kanun'un 48/A-(5) maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanunu'ndaki süreler geçirilmiş olsa bile" ibaresiyle, maddede belirtilen suçlardan dolayı mahkûm olan ve bu mahkûmiyeti nedeniyle belli hakları kullanmaktan yasaklanan kişilerin Devlet memuru olamayacağı, yasaklanmış hakların iadesi kararı alınması durumunda ise, mahkûmiyet ortadan kalkmamakla birlikte bu mahkûmiyetten doğan veya mahkûmiyetle birlikte hükmedilen ehliyetsizliklerinin ileriye dönük olarak ortadan kalkacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bununla birlikte, memnu hakların iadesi kararının, ilgili kişiye bu karar uyarınca doğrudan memuriyete alınma hakkı vermeyip, memuriyete başvurma hakkı sağlayacağı ve idarenin bu noktada kadro ve ihtiyaç durumunu gözeterek takdir yetkisini kullanacağı açıktır.
Bakılan olayda, dava konusu işleme esas alınan ve davacının ceza mahkûmiyetine bağlı olan hak yoksunluğunun, dava konusu işlemin tesis edildiği 15/06/2016 tarihinden sonra ve 15/07/2016 tarihinde aldığı memnu hakların iadesi kararı ile ortadan kalktığı hususları gözetildiğinde, dava konusu işlemde tesis edildiği tarih itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu duruma göre, idare mahkemesince verilen ret kararında yalnızca Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş olan mahkumiyet kararının gerekçe gösterilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/04/2023 tarihinde kesin olarak esas yönünden oybirliği, gerekçe yönünden oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi ile kararın aynen onanması gerektiği görüşüyle, gerekçe yönünden karara katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın