10. Daire 2024/565 E. 2024/1159 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2024/565 E. 2024/1159 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2024/565 Esas 2024/1159 Karar 28.03.2024
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/565 E.,  2024/1159 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/565
Karar No : 2024/1159

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ....
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av....

İSTEMLERİN_KONUSU : Davacı tarafından, ... Devlet Hastanesinde, ... tarihinde yapılan hatalı enjeksiyon uygulaması sonucu sol bacağını kullanamaz hale geldiği, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradığını iddia ettiği zararlara karşılık 150.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 15/03/2021 tarih ve E:2020/2179, K:2021/1145 sayılı bozma kararına uyularak, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğu, enjeksiyon işleminin öncesinde enjeksiyonun olası sonuçları hakkında bilgi verilmeyip onayının alınmamış olması nedeniyle idareye olan güvenin sarsıldığı, idarenin eylemi neticesinde kalıcı his kaybının olduğu, hükmedilen tazminat miktarının zarar verici eylemin üzerinden 14 yıl geçmiş olmasına rağmen yargılamanın halen daha devam ediyor olması nazara alındığında günümüz ekonomik koşullarına göre de oldukça az kaldığı, bu nedenle hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, yazılı onam belgesinin büyük cerrahi ameliyelerde gerektiği, enjeksiyonun bu kapsamda olmadığı, davacının acil servise “soğuk algınlığı, ateş kas ağrısı” şikayeti ile bir an önce tedavisinin yapılması maksadıyla başvurduğu ve tedavi altına alındığı, buna göre tıbbi müdahaleye rıza gösterdiği, uygulanacak ilacın ve yapılacak tıbbi müdahalenin niteliği gereği mevzuatın muvafakatin yazılı olması şartını aramadığı, hükmedilen tazminatın fahiş olduğu, bu tazminata başvuru tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI:Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın nispi karar harcının harçtan muaf davalıdan tahsiline yer olmadığına ilişkin kısmı dışındaki diğer kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Mahkeme Kararının, Hükmedilen Tazminat Miktarı Üzerinden Hesaplanan Nispi Harç Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri doğrultusunda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının harçtan muaf oldukları gerekçesiyle davalı idareden tahsiline yer olmadığı yönünde karar veren İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "...492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olduğundan davalıdan alınmayan harçlara hükmedilmemesine.." ibaresinin, " ...2.935,15 TL nispi karar harcının davalı idareye yükletilmesine...." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin nispi harç yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın