10. Daire 2024/2741 E. 2025/3089 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2024/2741 Esas 2025/3089 Karar 18.06.2025
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2741 E., 2025/3089 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2741 Karar No : 2025/3089
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Av.... Hukuk Müşaviri ...
TEMYİZ EDEN DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA DİĞER MÜDAHİL : ... Sigorta Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : Davacı tarafından, yumurtalık kistinden dolayı oluşan şikayetler nedeniyle İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadın doğum polikliniğinde 08/01/2013 tarihinde yapılan muayenesi sırasında kızlık zarının yırtılmasına sebebiyet verildiğinden bahisle uğranılan zararlara karşılık 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2019/6660, K:2021/5890 sayılı bozma kararına uyularak davanın kabulü yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın davalı idare ve davalı yanında müdahil ... tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının doktora gerekli bilgiyi vermediği, bekar olduğunu söylemesinin bakire olduğu anlamına gelmeyeceği, "muayene olabilirim" yönündeki beyanı ile muayenenin yapıldığı, muayene sırasında da herhangi bir ifade ya da tavrı bulunmadığı, muayenenin rızası dışında yapıldığının söylenemeyeceği, öte yandan zararın muayene sırasında gerçekleşip gerçekleşmediğinin de kesin olarak ortaya konulamadığı, ceza yargılamasında kusur bulunmadığına dair raporların hükme esas alınması gerektiği, sözlü onamın yeterli olduğu, mevzuatta yalnızca büyük cerrahi müdahaleler için yazılı rıza arandığı, uyuşmazlıkta olduğu gibi her müdahalede yazılı rızanın aranmasının sağlık hizmetini işlemez hale getireceği, hüküm tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla; davalı yanında müdahil ... tarafından, idare mahkemelerinin ceza yargılaması ile bağlı olmadığı, İdare Mahkemesince hizmet kusuru ve görev kusuru ayrımı yapılabilmesi için bilirkişi raporu alınmamasının eksiklik olduğu, ceza yargılamasındaki raporlarda hekimin kusurunun bulunmadığının belirtilmesine rağmen azınlık görüşü esas alınarak karar verildiği, olayda tıbbi uygulama hatasından bahsedilemeyeceği, sübjektif değerlendirme ile karar verildiği, muayene öncesi sorulan soruların prosedür ile uyumlu olduğu, hastanın kendi iradesi ile muayeneye rıza gösterdiği, davacının bekar olduğunu belirtmesinin bakire olduğu anlamına gelmeyeceği, gerekli sorular sorulmasına rağmen açıkça bakire olduğuna dair beyanı olmadığı, onam ve rıza prosedürünün davalı idare uhdesinde olduğu, hastanın yirmi altı yaşında ve eğitimli olduğu gözetildiğinde sorulan soruları anladığının ve daha önce de kadın doğum polikliniğine başvurduğu dikkate alındığında muayene yöntemlerine yönelik aydınlatıldığının kabulü gerektiği, aydınlatmanın yazılı olması gerektiğine dair düzenleme bulunmadığı, davacı tarafın kusurlu davranışının değerlendirilmediği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin ve davalı yanında müdahil ...'ın temyiz istemlerinin REDDİNE, 2.. .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/06/2025 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, yargılama giderleri yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2577 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıf yapılan konular arasında "yargılama giderleri" ile "adli yardım hallerine" de yer verilmiş, Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında; "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar." hükmü öngörülmüş, "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1/b bendinde ise; "Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik ve yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmü getirilmiştir. Öte yandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Yedinci Kısmının İkinci Bölümü'nde yer verilen 334. - 340. maddelerinde adli yardım ile ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince verilen kararın hüküm fıkrasında, "davacı tarafından adli yardım talebi kabul edildiğinden davanın açılışı esnasında yatırılmayan ve aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ve tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra ilgili merciye müzekkere yazılmasına" ibaresine yer verildiği, buna karşın davacı tarafından adli yardım talebinde bulunulmadığı ve yargılama sürecinde de adli yardım isteminin kabul edildiğine dair bir kararın alınmadığı görülmektedir. Bu durumda, dosyada adli yardım isteminin kabulüne yönelik bir karar alınmamış olmasına karşın anılan ibareye hüküm fıkrasında yer verilerek yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasında usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, söz konusu hatanın 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1/b bendinde belirtilen düzelterek onama yoluyla giderilmesi hukuken mümkün değildir. Açıklanan nedenle, davalı idarenin yargılama giderine yönelik temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının yargılama gideri yönünden bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.