10. Daire 2024/1167 E. 2024/873 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2024/1167 E. 2024/873 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2024/1167 Esas 2024/873 Karar 14.03.2024
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1167 E.,  2024/873 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/1167
Karar No : 2024/873

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2-...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ : Av....

İSTEMİN_KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar murisi ...'ün 23/02/2015 tarihinde İstanbul ili, Sultangazi ilçesinde terör örgütü mensupları ile uyuşturucu satıcıları arasında yaşanan çatışmanın ortasında kalması sonucu öldürüldüğünden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık anne ... ve baba ... için 250.000,00'er TL, kardeşler ..., ... ve ... için 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 650.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 20/11/2018 tarih ve E:2017/582, K:2018/7658 sayılı davacı anne ve baba yönünden hükmedilen manevi tazminata ilişkin bozma kararına uyularak, aile müessesesi açısından en değerli unsurun, hiç şüphesiz anne, baba, eş, çocuk ve kardeşler olduğu, insanların, annelerinin, çocuklarının, eşlerinin ve kardeşlerinin uğradığı en küçük zararın veya hissettiği zerre kadar acıdan duydukları üzüntü ve acının parasal imkanlarla giderilmesinin mümkün bulunmadığı, ancak, tam yargı davaları ile idarenin (kusurlu veya kusursuz) hukuki sorumluluğu bulunan olaylardan doğan manevi zararların bir ölçüde giderilmesi amaçlandığından, olayın niteliği ve oluş şekli de dikkate alınarak takdiren davacılardan müteveffa ...'ün babası ...'ün ve annesi ...'ün duydukları acı ve üzüntünün giderilmesi için manevi tazminat taleplerinin karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın ... için 250.000,00 TL ve ... için 250.000,00 TL manevi tazminat istemine ilişkin kısmının kabulüne, kabul edilen manevi tazminat tutarının davacıların idareye başvuru tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :Davalı idare tarafından, olayda herhangi bir kusurunun olmadığı, olayın faillerinin terör örgütü mensupları, zarar görenlerinin ise davacılar olduğu dikkate alındığında illiyet bağının kurulamadığı, ayrıca hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Dava; davacılar murisi ...'ün 23/02/2015 tarihinde İstanbul ili, Sultangazi ilçesinde terör örgütü mensupları ile uyuşturucu satıcıları arasında yaşanan çatışmanın ortasında kalması sonucu öldürüldüğünden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 250.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 650.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 24/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı(lar) yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince davacı anne ve baba yönünden verilen bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararda; dava konusu olay nedeniyle anne ... ve baba ... için 250.000,00'er TL' lik manevi tazminat isteminin tamamının kabulüne karar verilmiş ise de; manevi tazminatın ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, yüksek olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla, İdare Mahkemesince davacı anne ve babanın manevi tazminat istemleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın kabulüne ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın