10. Daire 2023/572 E. 2023/1671 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2023/572 Esas 2023/1671 Karar 03.04.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/572 E., 2023/1671 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/572 Karar No : 2023/1671
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 08/02/2022 tarih ve E:2019/1293, K:2022/482 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı sigorta şirketi tarafından hakkında kasko sigorta poliçesi düzenlenen ... plakalı aracın 25/01/2015 tarihinde Şırnak ili, Silopi ilçesinde meydana gelen olaylar esnasında zarar görmesi nedeniyle poliçe sahibi ile ... Finansman A.Ş.'ne ödenen toplam 190.800,00 TL'nin olayda hizmet kusuru bulunduğundan bahisle rücuen tazmini istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve söz konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu olaya ilişkin emniyet görevlilerince tutulan tutanaklar, itfaiye görevlileri tarafından düzenlenen yangın raporu ve olay yeri inceleme uzmanı raporu birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu aracın zarar görmesi hususunda 25/01/2015 tarihinde meydana gelen ve terörist gruplarca gerçekleştirilen eylemlerin önlenmesi amacıyla emniyet görevlilerince gerçekleştirilen önleme faaliyetleri kapsamında (genel güvenlik hizmetlerinde) davalı idareye atfedilebilecek kusur bulunduğuna ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, nitekim araçta meydana gelen yangına müdahale eden itfaiye görevlilerince düzenlenen raporda, yangının çıkış sebebine ilişkin açık ve net bir saptama yapılmadığından bahisle olayda hizmet kusuru tespit edilemediği gerekçesiyle davacının tazminat isteminin reddine, iptali istenen dava konusu işlemin ön karar niteliğinde olduğu, idari davaya konu edilemeyeceği gerekçesiyle işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Daire since, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davacı şirket tarafından, aracın yanmasına biber gazı kapsülünün sebep olduğu, önceden eylem yapılacağı yönünde bilgiler olmasına rağmen idarece gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, aracın yanma sebebi kundaklama olsa dahi idarenin gerekli güvenlik önlemlerini almadığından olayda sorumluluğunun bulunduğu, meydana gelen yangının sebebinin bilirkişi marifetiyle ortaya konulmadan karar verildiği, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 08/02/2022 tarih ve E:2019/1293, K:2022/482 sayılı kararı kaldırılarak davacının temyiz istemi yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan ... plakalı aracın, 25/01/2015 tarihinde şehir genelinde yaşanan şiddet olayları esnasında saat 21:30 sıralarında Şırnak İli, Silopi İlçesi, ... Mahallesi, ....Cadde, ... numaralı mesken önünde park halinde iken zarar görmesi üzerine sigortalıya ödenen 94.501,00 TL ve ... Finansman Anonim Şirketine ödenen 96.299,00 TL tazminatın ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan 26/03/2015 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve 190.800,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu; 5. maddesinde, Devletin temel amaç ve görevlerinin, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğu; 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan (maddi ve manevi) zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile bireyler arasında bireyler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı maddi ve manevi zararların idarece tazmin edilmesini sağlayan hukuksal bir kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler nedeniyle bireylerin mal varlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da artış olanağından yoksunluğun giderilebilmesi, yine bu suretle kişi varlığında oluşan manevi zararların karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır. İdare, Anayasanın 125. maddesinde de belirtildiği üzere, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Bunun yanında, idarenin faaliyet alanıyla ilgili, önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararları da nedensellik bağı aramadan sosyal risk ilkesi gereği tazmin etmesi gerekmektedir. İdarenin kusura dayalı ya da kusursuz sorumluluğu yanında, Anayasanın öngördüğü sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olarak ve bu temel üzerinden, kolektif sorumluluk anlayışı çerçevesinde bilimsel ve yargısal içtihatlar ile geliştirilen sosyal risk ilkesi, Anayasa'nın yukarıda öngördüğü amaçların gerçekleştirilmesine yöneliktir. Sosyal risk ilkesi ile toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan, idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan, salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağan dışı zararların da topluma pay edilerek giderilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, yargısal ve bilimsel içtihatlarla geliştirilen sosyal risk ilkesinin uygulama alanına; "terör olayları"nın yanı sıra, ani bir şekilde gelişmesi nedeniyle idarece öngörülemeyen ve engellenemeyen, müdahale edilmesi halinde daha ağır sonuçların doğması kaçınılmaz olan geniş çaplı "toplumsal olaylar" ile sınırlarımıza komşu bir ülkede yaşanan “iç savaş” veya “toplumsal kargaşa” nedeniyle ülkemiz sınırlarında oluşan özel ve olağan dışı zararların da dahil olduğunun kabulü gerekmektedir. Zira, bahse konu olaylar sonucu oluşan zararlar; idarenin faaliyet alanıyla ilgili olmakla birlikte yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, dolayısıyla idari faaliyet ile illiyet bağı kurulamayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan ve salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağan dışı zararlardır. Bu itibarla, söz konusu zararların, belirtilen nitelikleri itibarıyla, zarara uğrayan kişilerin üzerinde bırakılmayarak topluma pay edilmek suretiyle tazmin edilmesi hakkaniyet gereği olup, sosyal hukuk devleti ilkesine de uygun düşecektir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden, aracın zarar görmesine ilişkin olarak Silopi Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından düzenlenen 25/01/2015 tarihli Yangın Raporunda, aracın olay günü saat 21:30'da yoğun alev ve duman içinde olduğu ve yangının çıkış sebebinin bilinmediğinin belirtildiği, bu raporun ekindeki olayın özeti başlıklı kısımda, söz konusu aracın toplumsal olayların yoğun olduğu Silopi ilçesi, ... Mahallesi, ... Cadde ... numaralı mesken önünde park halinde iken yandığı, dışarıdan herhangi bir molotof saldırı izine rastlanmadığı, aracın arka bölümünün altında bir adet biber gazı kapsülünün olduğu, yangına biber gazı fişeğinin sebebiyet verdiğinin tahmin edildiğinin ifade edildiği; olay yeri inceleme uzmanları tarafından hazırlanan 10/03/2015 tarihli Ön İnceleme Raporunda, olaya ilişkin düzenlenen yangın raporunda yangın merkezi tespit edilmeyen araç yangınında araç altında bulunan zed fişeği kapsülünün yangını başlattığı tahminine varıldığı, yangını başlattığı iddia edilen kapsülün bulunduğu yol zemini üzerinde alev alarak aracı yakma imkanının olmadığı, ancak düştüğü zeminde çabuk alev alabilecek maddelerin bulunması halinde kapsül dışı ısısı ile yangını başlatabileceği, zed fişeği kapsülünün bulunduğu konum itibariyle itfaiye ekibince müdahale edilen aracı beş ayrı noktadan yangın başlatmasının imkansız olduğu, aracın beş ayrı birbirinden bağımsız noktadan yanmış olması, yangının olağanüstü bir şekilde yayılmış olması, yangının aşırı şiddetli olması, yangının çıkış yerinin olağandışı bir yerde olması ve yangının çıkması için makul bir nedenin olmamasından dolayı bahse konu aracın kundaklanmış olduğu kanaatine varıldığı yönünde tespitlere yer verildiği görülmektedir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirket tarafından sigortalanan ... plakalı aracın, 25/01/2015 tarihinde Şırnak ili, Silopi ilçesi genelinde yaşanan toplumsal şiddet olaylarının yoğun olarak yaşandığı ... Mahallesi, ... Caddede park halindeyken yaşanan olaylar esnasında kundaklanması sonucu zarar gördüğü hususunda tereddüt bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığa konu zararın doğmasına neden olduğu ileri sürülen toplumsal olayların meydana gelmesinde ve engellenememesinde davalı idarenin herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı açık olmakla birlikte, olaylarla ilgisi bulunmayan araçta salt söz konusu olayın yaşandığı yerde bulunması sonucu meydana gelen hasarın, bir başka ifadeyle, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu davacı şirketin uğradığı, kamu külfeti olmaktan çıkıp özel ve olağan dışı hal alan zararın, davacı üzerinde bırakılmayarak tüm topluma pay edilmesi suretiyle davalı idarece sosyal risk ilkesi uyarınca tazmini gerektiği sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 03/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.