10. Daire 2023/1909 E. 2023/8963 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2023/1909 E. 2023/8963 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2023/1909 Esas 2023/8963 Karar 26.12.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1909 E.,  2023/8963 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1909
Karar No : 2023/8963

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) …
2) …
3) …
VEKİLLERİ : …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : İçişleri Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin .. ve E:.., K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Van ili, Çaldıran ilçesi, ... Köyü, Tepeli Mezrasında 22/11/2008 tarihinde meydana gelen patlama sonucunda davacılardan ...'ın yaralanarak kalıcı sakatlık yaşadığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen uzuv kaybı nedeniyle ... için 50.000,00 TL (26/02/2016 tarihli miktar artırım dilekçesi ile 270.053,79 TL, 08/01/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 438.684,39 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi; anne ...için 30.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, baba ... için 15.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 483.684,39 TL maddi, 95.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davanın kısmen reddi kısmen kabulü yolundaki Mahkemelerinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin 27/02/2017 tarih ve E:2016/14238, K:2017/1080 sayılı kararı ile davanın manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması üzerine verdikleri … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının da Danıştay Onuncu Dairesinin 13/04/2022 tarih ve E:2021/3273, K:2022/2067 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak davacılardan ...'ın 22/11/2008 tarihinde meydana gelen patlama sonucu %31,3 oranında iş gücü kaybına uğraması sebebiyle idarenin hizmet kusuru bulunduğu, ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda ...'ın maddi zararının 438.684,39 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun hükme esasa alınabilir nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davacı ...'ın 08/01/2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle 438.684,39 TL maddi tazminat isteminde bulunduğu görülmekte ise de, Mahkemelerinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla, davacı ... için 256.467,69 TL maddi tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği ve reddedilen maddi tazminata ilişkin olarak davacılar tarafından temyiz isteminde bulunulmadığından, bozma kararının davalı idarenin temyiz talebinin kabulü ile gerçek zararın ortaya konulması için verildiği hususu dikkate alınmak suretiyle aleyhe hüküm verme yasağı uyarınca davacı ... lehine hükmedilecek maddi tazminat tutarının 256.467,69 TL'yi aşmasına olanak bulunmadığından, ...'ın 08/01/2021 tarihli miktar artırım dilekçesi de dikkate alınarak 438.684,39 TL maddi tazminat isteminin aleyhe hüküm verme yasağı ile davalı idarenin usuli kazanılmış hakkı gözetilerek 256.467,69 TL'lik kısmının kabulüne, bu miktarın 50.000,00TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 17/11/2009 tarihinden itibaren kalan 206.467,69-TL'nin ilk miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 15/03/2016 itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin 182.217,00 TL'lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının tümü yönünden temyiz isteminde bulunduklarını, aleyhe hüküm verme yasağı kapsamında maddi tazminat istemlerinin kısmen reddi yönünden verilen İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, hükmedilen tazminat tutarının tümüne olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne ve babanın müterafik kusurunun gözetilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. Maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı 17/11/2009 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "davanın davacılardan ...'a ilişkin 438.684,39 TL maddi tazminatın 256.467,69 TL'lik kısmının kabulü ile bu miktarın 50.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 17/11/2009 tarihinden itibaren kalan 206.467,69 TL'nin ilk miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 15/03/2016 itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin 182.217,00 TL'lik kısmının ise reddine," kısmının "davanın davacılardan ...'a ilişkin 438.684,39 TL maddi tazminatın 256.467,69 TL'lik kısmının kabulü ile idareye başvuru tarihi olan 17/11/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin 182.217,00 TL'lik kısmının ise reddine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların davanın esasına ilişkin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davacıların temyiz istemlerinin davanın miktar artırım dilekçesi ile artırılan kısmının faiz başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE,
3. … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın