TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının uygulandığı 02/10/2015 tarihinde meydana gelen olayda yakınları ...'in vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eş ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 119.277,67 TL), çocuklarından ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 5.431,46 TL) ve ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 26.347,52 TL) maddi ve eş ... için 50.000,00 TL ve çocukların her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile eş ... için 59.638,83 TL, çocuklar ... için 2.715,73 TL ve ... için 13.173,76 TL maddi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin ise reddine, eş ... için 25.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 80.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacılar ve davalı idarenin istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen gerekçeyle reddi ile eş ... için 8.160,16 TL, ... için 2.225,49 TL, ... için 2.225,49 TL maddi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin gerekçe ile reddine, bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik manevi tazminata ilişkin davacıların ve davalı idarenin istinaf başvurularının reddine, eş ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine, bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından; ölenin çocukları olan diğer müvekkiller yönünden de manevi tazminat miktarlarının artırılarak talepleri yönünde 10.000 TL tazminata ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiği, maddi tazminat istemleri yönünden ise hesaplamanın genel hükümler kapsamında yapılması gerektiği, 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan hesaplamanın kabul edilemez olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; davanın süresinde açılmadığı, dosyada mevcut açık kaynak tespit tutanağında: "Nevruz Bulvarı üzerinde bulunan taziye evi önüne getirilen ... ve ... adlı şahıslara ait tabutlara PKK/KCK Terör Örgütünü simgeleyen sarı yeşil kırmızı renkli bez parçasının sarılı olduğu" tespitine yer verildiği, kişilerin can ve mal güvenliğinin korunmasının Devletin asli görevi olduğu, idarenin bu görevi yerine getirmek, kamu düzeni ve esenliğinin sağlamak üzere kolluk örgütünü kurmasının, gerekli araç ve olanaklarını sağlamasının ve yeterli önlemleri zamanında alması gerektiğinin açık olduğu, ancak idare hukuku ilkeleri ve Danıştay yerleşik içtihatlarına göre; idarenin ancak ağır hizmet kusurunun bulunması halinde sorumlu olacağı, maddi tazminat isteminin kabul edilebilmesi için ortada uğranılan gerçek bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, olayın bir terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gereken uyuşmazlıkta, davacı tarafın manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, Mardin ili, Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının uygulandığı 02/10/2015 tarihinde meydana gelen olayda yakınları ...'in vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eş ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 119.277,67 TL), çocuklarından ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 5.431,46 TL) ve ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 26.347,52 TL) maddi ve eş ... için 50.000,00 TL ve çocukların her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 27/07/2004 tarih ve 25535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.'' 2. maddesinin 2. fıkrasında, ''Aşağıda belirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır: ... f) 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar.'' hükmü bulunmaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Terör suçlusu" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında; "Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Temyize konu kararın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen reddi ile manevi tazminat istemlerinin davacılardan ... hariç kısmen kabulü kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B- Temyize konu kararın ... yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi: Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacılardan ...'in "PKK/KCK Terör Örgütü Üyesi Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşlemek" suçunu işlediği sabit olduğundan hareketine uyan TCK'nın 220/6. ve 314/3. maddelerinin yollamasıyla TCK'nın 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmek ve Ceza Kanunu uyarınca gerekli indirim ve artırımlar yapılmak suretiyle sonuç olarak altı yıl hapis cezasına mahkum olduğu görülmektedir. 5233 sayılı Kanun'da, kanun koyucunun terör örgütüne yardım ve yataklık suçu işleyen kişiler ile terör suçundan mahkum olan kişileri bu Kanun hükümlerinden faydalandırmamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan hüküm giymiş kişilerin, terör örgütünün gelişmesine ve büyümesine katkı sağladığı kuşkusuz olup, söz konusu kişilerin gelişimine katkı sağladıkları terör örgütünün neden olduğu zararlarının karşılanması hukuken olanaklı değildir. Ayrıca bu kişilerin, terör ve terör örgütü sempatizanı olduğu dikkate alındığında, bu kişilere terör nedeniyle uğradıkları zararlardan ötürü Devlet tarafından tazminat ödenmesi, 5233 sayılı Kanun'un getiriliş amacına da aykırılık teşkil etmektedir. Buna göre, terör örgütü adına suç işlemek suçunu işleyen kişiler ile terör suçundan mahkum olan kişilerin, fiilen terör örgütü mensubu olarak katılmadıkları ya da suç faili olmadıkları terör olayları nedeniyle uğradıkları zararların da bu Kanun hükümleri kapsamında tazmin edilemeyeceği sonucuna varılmış olup aksi durum Kanun maddesinin dar yorumlanması anlamına gelmektedir. Bu durumda; terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan mahkumiyeti bulunan davacının zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini mümkün olmadığından, temyize konu kararın Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen reddi ile ... lehine 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi kısmında hukuki isabet görülmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının zararının tazmini mümkün olmadığından bu davacı yönünden manevi tazminat istemi hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiği açık olup temyize konu kararda bu yönden de hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen reddi ile manevi tazminat istemlerinin davacılardan ... hariç kısmen kabulü kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, ... yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.