10. Daire 2022/3726 E. 2023/1935 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2022/3726 E. 2023/1935 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2022/3726 Esas 2023/1935 Karar 11.04.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3726 E.,  2023/1935 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3726
Karar No : 2023/1935

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
2- …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının davalı idarelerce temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan …'ün eşi, diğer davacıların babası olan …27/09/2014 tarihinde saat 16.30 sıralarında Adana ili, Seyhan ilçesi, …Mahallesi, …Caddesi üzerinde bulunan Emek Pazar yerinde üzerine kopan ağaç dalının düşmesi sonucu vefat ettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak eş …için 216.616,65 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 65.000,00 TL manevi tazminat, çocuklar Yasin Ürün ve Yusuf Ürün için ayrı ayrı 35.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 351.616,65 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kusurları oranında davalı idareler tarafından ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yaptırılan inceleme ve tespitler sonucu hazırlanan bilirkişi raporları ile dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında, olayın pazar yeri olarak kullanılan alandaki ağaç dalının kırılıp davacılar murisinin üzerine düşmesi sonucu meydana geldiği, olayın geçtiği pazar yeri davalı Belediye'ye tahsisli olduğundan, Belediyenin pazar yeri içinde bulunan ağaçların can ve mal emniyeti bakımından tehlike oluşturabilecek sonuçlar yaratmasını engellemek adına ağaçların bakımı ve gerekirse kesim işlemlerini yapmakla yükümlü olduğu halde bu sorumluluğunu yerine getirmeyerek olayın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu, bu alanın mülkiyet hakkına sahip olan Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ise alanda bulunan ağacın kesim, budama gibi işlemlerinin yapılması için gerekli denetimlerde, bu hususta herhangi bir girişimde veya ilgili kurumlar nezdinde bir müracaatta bulunmadığı anlaşıldığından meydana gelen olayda % 40 oranında kusurlu olduğu, destekten yoksun kalma tazminatının hesabına yönelik bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı eş için tespit edilen 216.616,65 TL maddi tazminatın davalı idareler tarafından kusurları oranında ödenmesi gerektiği, davacıların olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırap göz önünde bulundurulduğunda davacı eşin 65.000,00 TL'ye ilişkin manevi tazminat talebinin 35.000.00 TL'sinin, davacı çocuklar için ise 35.000,00'er TL'ye ilişkin manevi tazminat talebinin 15.000,00'er TL'sinin kabulünün uygun görüldüğü, hükmedilen tazminat tutarına adli yargı yerinde davanın açıldığı 12/05/2016 tarihinden itibaren yasal faiz hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat istemleri yönünden ise davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının istinafa konu karar, hükmedilen tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından; taşınmazın uygulama imar planında kullanım amacının açık pazar yeri olarak belirlendiği, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsisi ve Devri Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca tahsisli taşınmazların fiziki anlamda korunmasının ve tüm mali sorumluluklarının tahsisli idareye ait olduğu, her ne kadar taşınmazın mülkiyeti Hazineye ait olsa da taşınmazın bakım yükümlülüğünün tahsisli idareye ait olduğu, olayla idareleri arasında illiyet bağı bulunmadığından kusurlarının da bulunmadığı, taşınmazın üzerindeki muhdesat ve dikili şeylerin idarelerinin izni ve muvafakati olmaksızın oluşturulduğu, davada görevli mahkemelerin adli yargı yerleri olduğu, Pazar Yerleri Hakkındaki Yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca belediyelerin pazar yerlerini işletmek, alt yapı ve çevre düzenlemelerini yapmak, pazar yerlerinde faaliyet gösterenler ile tüketicilerin can ve mal güvenliğini koruyucu tedbirleri almakla görevli ve yetkili olduğu, olayın doğal afet sonucu meydana geldiği ve Harçlar Kanunu'na göre harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Seyhan Belediye Başkanlığı tarafından; davanın süresinde açılmadığı, olayın meydana geldiği yerin mülkiyeti Hazineye ait olduğundan sorumluluğunun bulunmadığı, şiddetli rüzgar nedeniyle meydana gelen olayda mücbir sebep olmasından dolayı idarelerine kusur atfedilemeyeceği, kabul edilen miktarın ve belirlenen yasal faizin fahiş olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı Hazine ve Maliye Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı …'ün eşi, diğer davacıların babası olan …'ün 27/09/2014 tarihinde saat 16.30 sıralarında Adana ili, Seyhan ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi üzerinde bulunan Emek Pazar yerinde kopan ağaç dalının üzerine düşmesi sonucu 30/10/2014 tarihinde vefat ettiği, taşınmazın tamamının Maliye Hazinesi adına kayıtlı olup, pazar yeri olarak Seyhan Belediyesi tarafından kullanıldığı, sorumlulukları bulunduğundan bahisle davacılar tarafından maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle … Asliye Hukuk Mahkemesinde E:… sayılı dosya ile Hazine ve Maliye Bakanlığı aleyhine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde de E:… sayılı dosya ile Seyhan Belediye Başkanlığı'na karşı dava açıldığı, her iki davanın birleştirilmesi sonucu … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği, istinaf incelemesi sonucu … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle anılan kararın kaldırılması ve davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına sunulan, 21/02/2017 tarihli ve Fen Bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; kesilmiş ağacın 1x1.20 cm ebatlarında olup Seyhan ilçesi, … Mahallesi, … ada, … nolu parsel içinde kaldığının, söz konusu parselin tamamının tapuda Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğunun belirtildiği; 25/02/2017 tarihli Ziraat Yüksek Mühendisi tarafından düzenlenen raporda; davaya konu ağacın yetişkin ve okaliptus cinsinde olup gövde çapının 110 cm olduğu, semt pazarının orta kısımlarında bulunduğu, halihazırda zeminden 15-20 cm yüksekten kesilmiş olduğu, kesme işleminin tahmini 7-8 ay önce gerçekleştiği, okaliptus ağaçlarının çok hızlı büyüyen, iri gövdeli ağaçlar olduğu, Türkiye'nin doğal bitkilerinden olmadığı, yetişkin hale gelmeden önce ilgililerce Orman İşletme Müdürlüğünden izin alınarak kesilmiş olmasının gerektiği, bir semt pazarının orta kısmında yetişkin okaliptus ağacının bulunmasının uygun olmadığı, ağacın kesilmediği gibi yapılması gereken budama gibi bakım işlerinin de zamanında yapılmadığının belirtildiği; 07/07/2017 tarihli İş Güvenliği Uzmanı, Şehir Plancısı ve Hukukçu Bilirkişiler tarafından kusur oranlarının tespitine yönelik düzenlenen raporda; pazar yerinde faaliyet gösterenler ile tüketicilerin can ve mal güvenliğini koruyucu tedbirler almakla görevli ve yetkili Seyhan Belediyesinin olayın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu, kendisine ait arazide bulunan, davaya konu olayla ilgili yetişkin okaliptus ağacının kesimi veya budama gibi bakım işlerinin yapılmasını sağlamayan, bu konuda ilgili kurumlara müracaatta bulunmayan Hazine ve Maliye Bakanlığının olayın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği; 19/04/2018 tarihli destekten yoksun kalma tazminatının hesabına yönelik hesap bilirkişisince düzenlenen raporda ise davacılardan müteveffanın eşi olan ...'ün TRH 2010 yaşam tablosuna göre 216.616,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı görülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, bir zararın bulunmasının yanı sıra, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir anlatımla, zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir. Zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunmaması, zararın o idari faaliyetten doğmadığını gösterir. Meydana gelen zarar; mücbir sebep, beklenmeyen hal ya da sadece zarar görenin veya üçüncü kişinin eyleminden kaynaklanmışsa, bu durum zarar ile idare arasındaki illiyet bağının kesilmesine sebep olacağından, idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez. Bu ilke, kural olarak, hem kusura dayalı hem de kusursuz sorumluluk hallerinde geçerli bulunmaktadır.
Pazar Yerleri Hakkında Yönetmeliğin "Belediyelerin Görev ve Yetkileri" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, belediyelerin pazar yerlerini işletmek, alt yapı ile çevre düzenlemelerini yapmak, pazar yerlerinde faaliyet gösterenler ile tüketicilerin can ve mal güvenliğini koruyucu tedbirleri almakla görevli olduğu düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarelerin temyiz dilekçelerinde, müteveffanın ölümüne neden olan olayın doğal afet niteliğinde bir fırtına sonucu meydana geldiği ve bu durumun mücbir sebep teşkil etmesi nedeniyle tazminat sorumluluklarının bulunmadığı ileri sürülmüştür.
...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin 22/02/2022 tarihli ara kararıyla dava konusu olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasının akıbeti sorulmuş, ...Cumhuriyet Başsavcılığının ...tarih ve Soruşturma No:..., K:...sayılı dosyasında; olayın nasıl olduğuna ilişkin bir görgü tanığının bulunmadığı, 27/09/2014 tarihinde saat 16.30 sıralarında 155 polis imdat telefonuna olayın ihbar edildiği, polis ekiplerinin olay yerine gittiğinde pazar yeri içerisinde vefat eden ...'ün 112 acil servis tarafından hastaneye kaldırıldığını, olay yerinde rüzgar nedeniyle okaliptus cinsi ağaçtan kopan büyük bir ağaç dalının bulunduğunu gördükleri, olay günü Adana ilinde ağaç dalını koparacak büyüklükte bir kuvvetli rüzgar olup olmadığı hususunda Adana Meteoroloji Müdürlüğüne yazı yazıldığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğünden gelen 01/12/2014 tarihli yazıda olayın meydana geldiği 27/09/2014 Cumartesi günü Adana ve çevresinde saat 16.30 sıralarında yağmurla birlikte başlayan ve kuvvetli fırtına nedeniyle birçok ağacın kökünden söküldüğünün, çatıların uçtuğunun, elektrik hatlarının koptuğunun, araç trafiğinin felç olduğunun ve bir kısım seraların çöktüğünün, meydana gelen rüzgarın hızının saniyede 10,8-17,1 kuvvetinde fırtına olarak değerlendirildiğinin bildirildiği, yaralı vaziyette hastaneye kaldırılan Hüsamettin Ürün'ün otopsi raporuna göre 30/10/2014 tarihinde beden travmasına bağlı birinci boyun omuru kırığı ile birlikte omurilik hasarı ve beraberinde gelişen komplikasyonlar sonucu vefat ettiğinin tespit edildiği, doğal afet sayılabilecek kuvvetli fırtına nedeniyle kopan büyükçe bir ağaç dalının kafasına değmesi sonucu şahsın öldüğü, şahsın ölümüne etki edebilecek herhangi bir kasıt ya da kusurun kimseye atfedilemeyeceği gerekçesiyle olay hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta, mücbir sebep teşkil edebilecek doğal afet niteliğindeki bir fırtınanın olup olmadığının, bu nedenle davalı idarelerin sorumluluklarının bulunup bulunmadığının bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle araştırılmaksızın, davalı idarelerin meydana gelen olayda (Seyhan Belediye Başkanlığı % 60, Hazine ve Maliye Bakanlığı % 40) % 100 oranında sorumlu olduğu kanaatiyle düzenlenen 07/07/2017 tarihli kusur oranlarının tespitine yönelik raporun hükme esas alınmasında eksik inceleme nedeniyle hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; mücbir sebep yönünden yapılacak bilirkişi incelemesi sonrası davalı idarelerin kusur oranının tayinine ilişkin olarak yapılacak incelemede hizmet kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde, pazar yeri olarak tahsisli alanda gerekli bakım ve güvenlik faaliyetlerinin gereği gibi yürütülmemesinden yalnızca davalı Belediye'nin sorumlu olacağı, davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ise olayda sorumluluğunun bulunmadığı açıktır.
Bu durumda, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yönündeki ...İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek reddine ilişkin temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/04/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
...Asliye Hukuk Mahkemesinin E:...sayılı dosyasına sunulan 25/02/2017 tarihli ve Ziraat Yüksek Mühendisi tarafından düzenlenen raporda; yetişkin bir okaliptus ağacının ortalama 20-70 metre boylarında olmakla beraber, 100 metreyi dahi bulabildiği, dünyanın en uzun boylu ağaçları arasında yer aldığı, Türkiye'nin doğal bitkisi olmadığı halde, bu ağacın rastgele ve bilinçsizce her yere dikilmesinin uygun olmadığı, ağacın yetişkin hale gelmeden önce ilgililerce Orman İşletme Müdürlüğünden izin alınarak kesilmiş olmasının gerektiği, bir semt pazarının orta kısmında yetişkin okaliptus ağacının bulunmasının uygun olmadığı, ağacın kesilmediği gibi yapılması gereken budama gibi bakım işlerinin de zamanında yapılmadığının ifade edildiği görülmektedir.
Davacılar yakınının ölümüne neden olan olayın, davalı Belediyece gerekli bakım ve özen yükümlülüğüne riayet edilmemesi, ağacın neden olabileceği sakıncaların yetkili kurumlara bildirilmemesi ve en başında Türkiye'nin bitki örtüsüne uygun olmayan bir ağaç türünün toplu kullanıma açık, pazar yeri olarak faaliyet gösteren bir yerde muhafaza edilmesinden kaynaklandığı, oluş şekli nedeniyle ve yanlış bitki örtüsü nedeniyle meydana gelen olayın mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, olayda mevcut bilgi ve belgelerde mücbir sebep bulunmadığından çoğunlukla bu yönden ayrılmakla birlikte, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın hizmet kusuru olmadığından doğrudan davalı Belediyenin sorumlu olduğu düşüncesiyle; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği yönünden çoğunluk görüşüne katılmakla beraber olayda mücbir sebep bakımından araştırılma yapılmasına gerek bulunmadığından bahisle çoğunluk gerekçesine bu yönden katılmıyoruz.

(XX)-KARŞI OY :

Temyizen incelenen karar hukuk ve usule uygun olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın