10. Daire 2022/3629 E. 2023/9341 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2022/3629 E. 2023/9341 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2022/3629 Esas 2023/9341 Karar 28.12.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3629 E.,  2023/9341 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3629
Karar No : 2023/9341

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av....

TEMYİZ EDEN
(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ..
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : Davacı tarafından, elinde soda şisesi patlaması üzerine başvurduğu Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Belsin Semt Polikliniğinde uygulanan hatalı tıbbi müdahaleler nedeniyle elinde fonksiyon kaybı meydana geldiği iddiasıyla, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğü zararlarına karşılık 20.500,00 TL (miktar arttırımı ile 40.767,93 TL) maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 02/06/2021 tarih ve E:2019/3496, K:2021/2952 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozmaya uyularak verilen davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idare ve müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, somut olayda tazmin şartlarının gerçekleşmediği, harçlardan muaf oldukları; müdahil tarafından, kendi kusurunun bulunmadığı, zararın davacının kendi kusuru nedeniyle meydana geldiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, Mahkemece yeni bir bilirkişi raporu alınmasına yönelik talebinin karşılanmadığı, sorumlu olması gereken tazminat miktarının kusur oranına göre belirlenmesi gerektiği, hükmedilen tazminatlara işletilen faizin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının, Hükmedilen Tazminat Miktarlarına İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun zarara neden olduğu ileri sürülen olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır. Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; ilk olarak, dava konusu olaydaki kusur ve ihmali nedeniyle davalı idare ajanı müdahil ... aleyhine adli yargıda 05/04/2007 tarihinde maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığı, bu davanın "husumet eksikliği" sebebiyle reddi üzerine de idari yargıda Sağlık Bakanlığı aleyhine iş bu tam yargı davasının açıldığı görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada davalı idareye husumet yöneltilmemiş olduğundan; Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile davalı idarenin tazminat talebinden haberdar olduğundan ve temerrüde düştüğünden söz edilmesine olanak bulunmadığı kuşkusuzdur.
Bu haliyle, idareye tazminat istemiyle yapılan bir başvuru da bulunmadığı görüldüğünden; İdare Mahkemesinde tam yargı davası açılması ile davalı idarenin temerrüte düştüğü kabul edilerek, hükmedilen maddi tazminatın 20.500,00 TL'lik kısmı ile hükmedilen manevi tazminat miktarına İdare Mahkemesinde davanın açıldığı tarih olan 30/03/2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, adli yargıda davanın açıldığı tarih olan 05/04/2007 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, hükmedilen maddi tazminatın 20.500,00 TL'lik kısmı ile hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarına davalı idarenin temerrüde düştüğü tarih olan 30/03/2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden; temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "5.000,00 TL manevi tazminatın adli yargıda 05/04/2007 tarihinde açılan dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte; 40.767,93 TL maddi tazminatın ise 20.267,93 TL'lik kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 05/08/2013 tarihinden itibaren, 20.500,00 TL'lik kısmına ise yine adli yargıda 05/04/2007 tarihinde açılan dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine," ibaresinin "5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 30/03/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte; 40.767,93 TL maddi tazminatın ise 20.267,93 TL'lik kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 05/08/2013 tarihinden itibaren, 20.500,00 TL'lik kısmına ise yine dava tarihi olan 30/03/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; artırılan tazminat miktarı bakımından da davalı idarenin dava tarihi olan 30/03/2012 tarihinde temerrüde düştüğü ve bu kısım yönünden de anılan tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği açık olmakla birlikte, davacı tarafından İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan bu kısmına karşı temyize başvurulmadığından, bu kısım yönünden temyiz incelemesi yapılamamıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idare ve müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının yukarıda belirtilen şekilde ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın