10. Daire 2022/1413 E. 2025/963 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2022/1413 Esas 2025/963 Karar 19.02.2025
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1413 E., 2025/963 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/1413 Karar No : 2025/963
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Gn. Md. ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyona yaptığı başvurunun süre yönünden reddine ilişkin bulunan ve Komisyon Başkanlığının ... tarih ve E-... sayılı yazısıyla bildirilen 09/11/2021 tarihli Komisyon kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Komisyona başvuru için getirilen üç aylık süre sınırının hakkın özüne dokunmakla beraber hiçbir makul orantılılık ilişkisi bulunmayan bir kısıtlama meydana getirdiği, adil yargılanma ve hak arama hürriyetinin de sınırlandığı, murisinin 27 Mayıs 1960 darbesi neticesinde zarar gördüğü, milletvekili maaşını alamadığı, malvarlıklarına el konularak kamulaştırıldığı, başvurusunun değerlendirilerek maddi ve manevi zararlarının tazmini gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI : 1- Cumhurbaşkanlığı tarafından; davaya konu uyuşmazlığın 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyon Başkanlığına yapılan başvurudan kaynaklandığı, Komisyon'un çalışmalarını Adalet Bakanlığı nezdinde yürüttüğü, idarelerinin Komisyon faaliyetlerinin yürütülmesi ile tazminat taleplerinin değerlendirilmesi sürecine bir dahlinin ya da bu konuda bir görevinin olmadığı, bu nedenle idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılarak davanın münhasıran Adalet Bakanlığı husumeti ile görülmesi gerektiği savunulmaktadır. 2- Adalet Bakanlığı tarafından: 7248 sayılı Kanun uyarınca Komisyona yapılacak başvuruların üç ay süre ile sınırlandırıldığı, bu kapsamda başvuruların 25/02/2021 itibarıyla alınmaya başlanıp 25/05/2021 tarihi mesai bitimi itibarıyla sona erdiği, davacı tarafından yasal başvuru süresi sona erdikten sonra 17/12/2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu, yasal süresi dışında yapılan başvurunun reddine dair işlemde 7248 sayılı Kanuna ve hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe neticesinde kamulaştırılan gayrimenkulün rayiç bedeli, dört yıllık geri alınan milletvekili maaşı, sürgün sırasında yoksun kalınan maaş ve sair alacakların faizi ile, ayrıca uğranılan elem ve kedere karşılık manevi tazminatın ödenmesi istemiyle davacı tarafından 17.12.2021 tarihinde yapılan başvurunun yasal süresi içerisinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyon Başkanlığının ... tarih ve E-... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. 23.6.2020 tarihinde kabul edilen 7248 sayılı 1924 Tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Hükümlerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerinin Giderilmesi Hakkında Kanunun Geçici 1'inci maddesinin 2'nci fıkrasında: "1 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca kurulan Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle uğradıkları manevî zararlar Hazine tarafından karşılanır. Bu kişilerin malvarlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararları da karşılanır." hükmüne, 3'üncü fıkrasında, "İkinci fıkra kapsamında zarar görenler veya mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere, Cumhurbaşkanı tarafından bir Komisyon kurulur. Komisyonun çalışma usul ve esasları, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. Bu madde kapsamında zararlarının karşılanmasını isteyenler, Komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazete’de yayımlanmasını izleyen üç ay içinde Komisyona başvurarak ikinci fıkra kapsamındaki zararlarının tazminini isteyebilirler." hükmüne, 4'üncü fıkrasında ise, "Komisyon kararlarına karşı, kararın tebliğini izleyen on beş gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyona itiraz başvurusunda bulunulabilir. İtiraz üzerine verilen kararlara karşı ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda dava açılabilir. Bu davalar acele işlerden sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, 23.2.2021 gün ve 3564 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esaslarının yürürlüğe konulmasına karar verilmiş; sözü edilen karar, 24.2.2021 gün ve 31405 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının dedesi ...'ın 1950 ila 1960 yılları arasında 3 dönem ... Milletvekili olarak görev yaptığı, 27 mayıs 1960 tarihindeki askeri darbe sonrasında tutuklandığı, babası ...'ın 1969, 1973 ve 1977 seçim dönemlerinde 3 dönem milletvekili olarak görev yaptığı ve 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle milletvekilliğine son verildiği, davacının dedesi ve babasının tüm mal varlığına el konulduğundan ve dört yıllık milletvekili maaşının geri alındığından bahisle el konulan maaş, sürgün sırasında yoksun kalınan maaş ve sair alacakların faizi ile, ayrıca uğranılan elem ve kedere karşılık manevi tazminatın ödenmesi istemiyle 17.12.2021 tarihinde yapılan başvurunun yasal süresi içerisinde yapılmaması nedeniyle reddine ilişkin 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyon Başkanlığının ... tarih ve E-... sayılı kararının iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 7248 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesinin Geçici 1'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca zararlarının karşılanmasını isteyenlerin, komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazetede yayımlanmasını izleyen üç ay içinde Komisyona başvurarak ikinci fıkra kapsamındaki zararlarının tazminini isteyebilecekleri açık olup, dava konusu olayda ise, davacının, Askeri darbelerden meydana gelen zararlarının karşılanması istemiyle, 25.5.2021 tarihinden çok sonra 17.12.2021 tarihinde 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyona başvurması karşısında, davacının maddi ve manevi tazminat ödenmesi yolundaki başvurusunun süresinden sonra yapıldığından bahisle reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı, murisinin 27 Mayıs 1960 askeri darbesi neticesinde zarar gördüğünden bahisle, 23/06/2020 tarihli ve 7248 sayılı Kanun uyarınca zararlarının tazmini istemiyle 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyona 17/12/2021 tarihinde başvurmuştur. Komisyon, 09/11/2021 tarihli toplantısında, 02/11/2021 tarihinden sonra Komisyona yapılan ve yapılacak tüm başvuruların, başvuru numarası alınmaksızın ve esas yönünden incelenmeksizin, yasal süre içerisinde yapılmaması nedeniyle Komisyon Çalışma Usul ve Esaslarının 10. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca reddine, bu hususun Komisyon Başkanı tarafından üst yazı ile ilgili başvurana bildirilmesine karar vermiştir. Bu karara istinaden, Komisyon Başkanlığı tarafından, ... tarih ve E-.. sayılı yazıyla, yukarıda aktarılan Komisyon kararı özetlenerek davacı bilgilendirilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: Davalılardan Cumhurbaşkanlığı tarafından; 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun çalışmalarını Adalet Bakanlığı nezdinde yürüttüğü, idarelerinin Komisyon faaliyetlerinin yürütülmesi ile tazminat taleplerinin değerlendirilmesi sürecine bir dahlinin ya da bu konuda bir görevinin olmadığı, bu nedenle idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılarak davanın münhasıran Adalet Bakanlığı husumeti ile görülmesi gerektiği ileri sürülmüştür. 01/07/2020 tarih ve 31172 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/06/2020 tarihli ve 7248 sayılı "1924 Tarih ve 491 Sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Hükümlerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun"un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında, "İkinci fıkra kapsamında zarar görenler veya mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere, Cumhurbaşkanı tarafından bir Komisyon kurulur. Komisyonun çalışma usul ve esasları, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. ..." kuralına yer verilmiştir. 14/10/2020 tarihli ve 31274 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 7248 sayılı Kanun'da belirtilen Komisyon kurularak başkan ve üye atamaları yapılmıştır. 24/02/2021 tarih ve 31405 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/02/2021 tarih ve 3564 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esasları"nın "Sekretarya hizmetleri ve personel görevlendirme" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, "Komisyonun sekretarya hizmetleri, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür." kuralı; "Yer tahsisi" başlıklı 15. maddesinde, "Komisyonun ihtiyaç durumuna uygun bir hizmet binası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Adalet Bakanlığına tahsis edilir." kuralı; "Giderler" balıklı 16. maddesinde, "Komisyonun giderleri, Adalet Bakanlığı bütçesinde Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne tahsis edilen ödenekten karşılanır." kuralı; "Tereddütlerin Giderilmesi" başlıklı 17. maddesinde ise, "Personel görevlendirilmesi, hizmet binasının tahsisi ve tefrişi ile Komisyonun ihtiyaç duyacağı her türlü araç ve gerecin temini kapsamında doğabilecek tereddütleri gidermeye Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı yetkilidir." kuralı yer almıştır. Anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 27 Mayıs 1960 askeri darbe mağdurlarının zararlarının tazmini amacıyla Cumhurbaşkanı Kararı ile kurularak başkan ve üyeleri atanan ve yine Cumhurbaşkanı Kararı ile çalışma usul ve esasları belirlenen Komisyon'un, faaliyetini Cumhurbaşkanlığı'na bağlı olarak yürüttüğü, yalnızca faaliyet sırasında ihtiyaç duyduğu sekretarya hizmeti ile hizmet binası ve harcamaların Adalet Bakanlığınca karşılandığı, Adalet Bakanlığınca yürütülen bu hizmetlerde doğan tereddütlerin de yine Cumhurbaşkanlığınca giderildiği, dolayısıyla bu konuda da nihai yetkinin Cumhurbaşkanlığına ait olduğu, bu nedenle Adalet Bakanlığına tevdi edilen görev ile sorumlulukların, Komisyon'un faaliyetini Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak yürüttüğü gerçeğini değiştirmeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davalı Cumhurbaşkanlığının husumet itirazına itibar edilmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 14/06/1960 tarihli ve 10525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 12/06/1960 tarihli ve 1 sayılı "1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nun bazı hükümlerinin kaldırılması ve bazı hükümlerinin değiştirilmesi hakkında Geçici Kanun"un; 6. maddesinde, "Sâkıt Reisicumhur ile Başvekil ve Vekilleri ve eski iktidar mebuslarını ve bunların suçlarına iştirak edenleri yargılamak üzere bir «Yüksek Adalet Divanı» kurulur. Yüksek Adalet Divanı, Adlî, İdari ve Askerî kazaya mensup Hâkimler arasından Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Millî Birlik Komitesince seçilecek bir Başkan, sekiz aslî ve altı yedek üyeden kurulur. Sanıkların sorumluluklarını araştırmak ve haklarında son tahkikat açılarak Yüksek Adalet Divanına verilmeleri gerekip gerekmediğine karar vermek üzere bir «Yüksek Soruşturma Kurulu» teşkil olunur. Yüksek Soruşturma Kurulu, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine Millî Birlik Komitesince seçilecek bir Başkan ile otuz üyeden kurulur, bu Kurulun teşkilâtı ve çalışma usulü özel kanunla belirtilir. Yüksek Adalet Divanının Başsavcısı ile beş yardımcısı, Yüksek Soruşturma Kurulu Başkan ve üyeleri arasından, Bakanlar Kurulunun teklifi ile, Milli Birlik Komitesince tâyin edilir. Yüksek Adalet Divanının kararları kesindir; ancak idam kararlarının infazı, kararın Millî Birlik Komitesince tasdikına bağlıdır. Millî Birlik Komitesi üyeleri, bu üyelikten ayrılmış olsalar bile, Yüksek Adalet Divanında, Yüksek Soruşturma Kurulunda ve Divan Savcılığında vazife alamazlar. Yargılanmaları, 1924 tarihli Teşkilâtı Esasiye Kanununa göre, Divan Âliye ait bulunan şahıslar hakkında soruşturma ve yargılama yetkisi dahi Yüksek Adalet Divanı ve Yüksek Soruşturma Kurulu tarafından kullanılır." hükmüne; 24. maddesinin 2. fıkrasında, "Eski iktidar mensuplarından, kendilerinin ve yakınlarının servetlerini meşrû yollardan edindiklerini mahkemede ispat edemeyenler hakkında Teşkilâtı Esasiye Kanununun 73 üncü maddesinde yazılı müsadere yasağı yürürlükten kaldırılmıştır." hükmüne yer verilmiş iken; 01/07/2020 tarih ve 31172 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 23/06/2020 tarihli ve 7248 sayılı "1924 Tarih ve 491 Sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Hükümlerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun"un 1. maddesiyle, anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun'un; Geçici 1. maddesinde, "(1) 12/6/1960 tarihli ve 1 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin yürürlükten kaldırılması sebebiyle varlığı hukuki dayanaktan mahrum Yüksek Adalet Divanının hükümsüz hale gelen bütün kararlarının adli sicil ve her türlü arşiv kayıtlarından silinmesi, Adalet Bakanlığı tarafından resen yerine getirilir. (2) 1 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca kurulan Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle uğradıkları manevî zararlar Hazine tarafından karşılanır. Bu kişilerin malvarlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararları da karşılanır. (3) İkinci fıkra kapsamında zarar görenler veya mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere, Cumhurbaşkanı tarafından bir Komisyon kurulur. Komisyonun çalışma usul ve esasları, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. Bu madde kapsamında zararlarının karşılanmasını isteyenler, Komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazete’de yayımlanmasını izleyen üç ay içinde Komisyona başvurarak ikinci fıkra kapsamındaki zararlarının tazminini isteyebilirler. (4) Komisyon kararlarına karşı, kararın tebliğini izleyen on beş gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyona itiraz başvurusunda bulunulabilir. İtiraz üzerine verilen kararlara karşı ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda dava açılabilir. Bu davalar acele işlerden sayılır. (5) Bu madde uyarınca Komisyona yapılacak başvurular için herhangi bir ad altında ücret talep edilmez. Komisyonun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı Danıştayda açılacak davalarda karar ve ilam harcı maktu alınır ve dava sonunda maktu vekâlet ücretine hükmedilir. (6) Komisyon tarafından başvurular değerlendirilirken ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeler ilgili gerçek veya tüzel kişilerden istenebilir. Kamu kurum ve kuruluşları, bu husustaki talepleri belirlenen süre içinde yerine getirmek zorundadır. (7) Bu madde kapsamında maddi zararların karşılanması talepleri karara bağlanırken, uğranıldığı kesin olan ancak aradan geçen zaman sebebiyle tutar yönünden tespiti teknik olarak mümkün olmayan zararlar açısından hakkaniyete uygun bir miktarın ödenmesine karar verilir. (8) Kamu kurum ve kuruluşları, Yüksek Soruşturma Kurulu ve Yüksek Adalet Divanına ait her türlü arşivlik ve arşiv belgesini bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına devrederler." kuralına; 2. maddesinde, "(1) Bu Kanunun; a) 1 inci maddesi 27/5/1960 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." kuralına; 3. maddesinde, "(1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür." kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına istinaden, 14/10/2020 tarihli ve 31274 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 7248 sayılı Kanun'da belirtilen Komisyon, bir başkan ve 6 üye olmak üzere toplam yedi kişiden oluşacak şekilde kurularak başkan ve üye atamaları yapılmıştır. Bilahare, 7248 sayılı Kanun gereğince 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan Komisyonun çalışma usul ve esasları ile Komisyona başvuru şeklini belirlemek amacıyla hazırlanan ve 24/02/2021 tarihli, 31405 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/02/2021 tarih ve 3564 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esasları"nın; 3. maddesinin 1. fıkrasının, (a) bendinde, "Divan"ın, 12/06/1960 tarihli ve 1 sayılı 1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun mülga 6 ncı maddesi gereğince kurulan ve hukuki varlığı sona eren Yüksek Adalet Divanını; (b) bendinde, "Komisyon"un, 7248 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi gereğince 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla kurulan 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonu; (c) bendinde, "Kurul"un, 1 sayılı Geçici Kanunun mülga 6 ncı maddesi gereğince kurulan ve hukuki varlığı sona eren Yüksek Soruşturma Kurulunu; (ç) bendinde, "maddi zarar"ın, 1 sayılı Geçici Kanunun mülga 6 ncı maddesi gereğince kurulan Kurul ile Divan tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin, bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle malvarlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararları; (d) bendinde, "manevi zarar"ın, 1 sayılı Geçici Kanunun mülga 6 ncı maddesi gereğince kurulan Kurul ile Divan tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle uğradıkları manevî zararları, ifade edeceği düzenlemesine; "Başvuru süresi" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Başvuru süresi, bu Usul ve Esasların Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen günden itibaren üç aydır. Başvuru süresinin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde süre, tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. (2) Başvuru formunun ve eklerinin doğrudan Komisyona veya Valiliklerin İl Yazı İşleri Müdürlüğüne verildiği tarih, başvuru tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesine; "Komisyonun toplanma ve karar alma usulü" başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasında, "(2) Komisyon, Komisyon Başkanının çağrısı üzerine, en az beş üyenin katılımı ile toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar alır." düzenlemesine; "Müzakere ve karar" başlıklı 10. maddesinde, "(1).Komisyon incelemelerini dosya üzerinden yapar ve müzakere neticesinde, başvurunun reddine veya kabulüne karar verir. (2).Aşağıdaki hallerde başvurunun reddine karar verilir: a).Başvurunun süresi içinde yapılmaması. b).Başvuran veya murisi hakkında Kurul ile Divan tarafından soruşturma ve kovuşturma yürütülmediğinin anlaşılması. c).Maddi zarara ilişkin başvurularda, başvuran veya murisinin mal varlığının müsadere edilmemiş olması. ç).Başvuranın, zarar görenin mirasçısı olmadığının anlaşılması. (3).Mirasçılar tarafından yapılan manevi zarara ilişkin başvurularda, manevi tazminat miktarı zarar gören muris esas alınarak belirlenir ve bu miktarın başvuranlara miras payları oranında ödenmesine karar verilir. (4) Maddi zarara ilişkin başvurular karara bağlanırken, uğranıldığı kesin olan ancak aradan geçen zaman sebebiyle tutar yönünden tespiti teknik olarak mümkün olmayan zararlar açısından hakkaniyete uygun bir tazminat miktarı belirlenir. Mirasçılar tarafından yapılan başvurularda maddi tazminatın miras payları oranında ödenmesine karar verilir. (5) Komisyon kararında, başvuruyu, inceleme sürecini, değerlendirme gerekçelerini belirtir. Kabul kararlarında, belirlenen maddi ve/veya manevi tazminatın ödeneceği kişi/kişiler açıkça gösterilir. Karar, Komisyon Başkanı ve üyeleri tarafından imzalanır." düzenlemesine; "Kararın tebliği" başlıklı 11. maddesinde, "(1) Komisyon kararları, ilgililere 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir." düzenlemesine; "Komisyon kararına itiraz ve yargı yolu" başlıklı 12. maddesinde, "(1) Başvuran, Komisyon kararına karşı kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren on beş gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere vereceği dilekçe ile doğrudan veya Valiliklerin İl Yazı İşleri Müdürlüğü aracılığıyla Komisyona itiraz edebilir. (2) İtiraz sebebiyle, herhangi bir ad altında ücret talep edilmez. (3) İtiraz hakkında verilen kararın bu Usul ve Esasların 11 inci maddesi gereğince tebliği üzerine başvuran, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay’da dava açabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 7248 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri ile 02/06/1960 tarih ve 1 sayılı Kanun'un 6. maddesi yürürlükten kaldırılarak, Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin, bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle uğradıkları manevî zararlar ile malvarlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararlarının Hazine tarafından karşılanması öngörülmüştür. 7248 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında, Kanun kapsamında zarar görenler veya mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere, Cumhurbaşkanı tarafından bir Komisyon kurulacağı, Komisyonun çalışma usul ve esaslarının Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceği; zararlarının karşılanmasını isteyen söz konusu kişilerin, Komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazete’de yayımlanmasını izleyen üç ay içinde Komisyona başvurarak söz konusu zararlarının tazminini isteyebileceği kurallarına yer verilmiş; böylelikle Komisyona yapılacak başvuru süresi üç ay ile sınırlandırılmıştır. 7248 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına istinaden, 14/10/2020 tarihli ve 31274 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 7248 sayılı Kanun'da belirtilen Komisyon, bir başkan ve 6 üye olmak üzere toplam yedi kişiden oluşacak şekilde kurularak başkan ve üye atamaları yapılmıştır. Bilahare, 7248 sayılı Kanun gereğince 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan Komisyonun çalışma usul ve esasları ile Komisyona başvuru şeklini belirlemek amacıyla hazırlanan 23/02/2021 tarih ve 3564 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esasları", 24/02/2021 tarihli ve 31405 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esasları'nın 5. maddesinin 1. fıkrasında, dayanağı Kanun hükmüne uygun olarak, başvuru süresinin, bu Usul ve Esasların Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen günden itibaren üç ay olduğu; 10. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde de, başvurunun süresi içinde yapılmaması halinde reddedileceği düzenlenmiştir. 7248 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan amir hükmü ile bu hüküm doğrultusunda hazırlanan Usul ve Esasların 5. maddesinin 1. fıkrası ile 10. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca; 7248 sayılı Kanun kapsamındaki zararların tazmini istemiyle, Usul ve Esasların Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen 25/02/2021 tarihinden itibaren üç ay içerisinde Komisyona başvurulmuş olmasının, bu başvuruların incelenmesinin ön koşulu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, 7248 sayılı Kanun'un anılan hükmü uyarınca, Usul ve Esasların Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen 25/02/2021 tarihinde başlayan Komisyona başvuru süresinin, 3 aylık sürenin son günü olan 25/05/2021 tarihi mesai bitimi itibarıyla sona erdiğinin kabulü zorunludur. Nitekim, uygulamada da 25/02/2021 tarihinde Komisyona başvuruların alınmaya başlandığı ve 25/05/2021 tarihi mesai bitimi itibarıyla başvuruların kayıt numarası dahi verilmeksizin değerlendirmeye alınmadığı görülmekte olup, bu husus dava konusu Komisyon kararında da açıkça belirtilmiştir. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından Komisyona başvuru için öngörülen üç aylık sürenin son günü olan 25/05/2021 tarihi geçirildikten sonra 17/12/2021 tarihinde başvuru yapıldığı, bu hususun davacı tarafından da açıkça kabul edildiği, ancak başvuru süresinin 3 ay ile sınırlandırılmasının Anayasaya aykırı olduğunun ileri sürüldüğü görülmektedir. Bununla birlikte, 7248 sayılı Kanun'un, dava açma süresi dolmuş, olağan hukuki yollarla talep imkanı bulunmayan zararlara yönelik özel ve istisnai bir idari başvuru hakkı tanıyan sulh kanunu niteliğinde olduğu gözetildiğinde, anılan Kanun'un başvuru süresine yönelik bahse konu sınırlayıcı hükmünün, Anayasaya aykırılık teşkil etmediği ve bütünüyle kanun koyucunun takdirinde olduğu sonucuna varıldığından, davacının aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir. Bu çerçevede, davacının başvurusunun Komisyon tarafından değerlendirilmesinin, 7248 sayılı Kanun'un amir hükmü gereğince mümkün olmadığı anlaşıldığından, anılan başvurunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 19/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.