10. Daire 2020/6030 E. 2024/4314 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2020/6030 E. 2024/4314 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2020/6030 Esas 2024/4314 Karar 24.10.2024
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6030 E.,  2024/4314 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6030
Karar No : 2024/4314

DAVACI : ...

DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ...

2-... Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN_KONUSU : Davacının sağlık raporuna istinaden kullanmak zorunda olduğu iki adet işitme cihazı için düzenlenen fatura karşılığında eksik ödenen bedelin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair Sosyal Güvenlik Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işleme dayanak gösterilen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki Ek-3/C-3 Listesinin ... SUT koduna ilişkin satırın iptali ve ödenmeyen 5.263,75 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, ülkemizin sosyal bir hukuk devleti olduğu, devletin, vatandaşlarının sağlık giderlerini karşılamasının hukuken zorunlu olduğu, her iki kulağında gelişen işitme kaybı nedeniyle işitme cihazı kullanılmasının zorunluluk arz ettiği, kamudan emekli olduğu ve işitme cihazlarının bedelini karşılamakta büyük güçlük çektiği, Anayasal bir hak olan yaşam hakkı açısından cihazın bedellerinin tamamının karşılanması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI : Sağlık Bakanlığı tarafından, ilgili mevzuatına uygun olarak hazırlanan dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacıya işitme cihazı bedelinin geri ödenmesini gerektirir bir hususun bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, usule ilişkin olarak, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak, dünyada hiç bir ülkenin mevcut olan tüm sağlık hizmetlerine vatandaşların hepsinin erişimini sağlayacak kaynaklara sahip olmadığı, uluslararası sözleşmelerde de devletlerin mevcut kaynaklarla hakların korunması ve geliştirilmesi konusunda her türlü çabayı göstereceklerinin düzenlendiği, tıbbi malzemelerin fiyatlarının mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde sağlıkta finansmanın sürdürülebilirliği de göz önüne alınarak Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlendiği, anılan Komisyonun dokuz üyeden oluştuğu, Sağlık Bakanlığının da temsilcisinin Komisyonda yer aldığı, Sağlık Uygulama Tebliği'nin Kurumun tek taraflı olarak hazırladığı bir düzenleme olmadığı, ilgili tüm tarafların uzlaşısıyla hazırlanan bir Tebliğ olduğu, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca kamu kaynaklarının etkin kullanımı, mali açıdan sürdürülebilir sosyal güvenlik sistemi oluşturma ilkeleri ve bütçe göz önünde bulundurularak fiyatların belirlendiği, belirlenen fiyat üzerinden %10 ve %20 oranlarında katılım payı alındığı, davacıya SUT koduna uygun olarak ödeme yapıldığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin ve anılan düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, kullanımı gerekli bulunan işitme cihazı bedelinin tamamının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerektiği ileri sürülerek, 3C-3 Listesinin DO1004 kodu için yapılması öngörülen ödemenin katkı payı düşülerek yapılması ve ayrıca fark bedelin ödenmemesi yolunda tesis edilen idari işlemin ve Sağlık Uygulama Tebliğinin DO1004 koduna yönelik düzenlemenin iptali, ödenen 5.263,75TL nin yasal faiziyle iadesi istemiyle açılmıştır.
T.C. Anayasasının 2. maddesinde, Devletimizin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak, Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır.
Yine Anayasanın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği öngörülmüş; "Sosyal güvenlik hakkı" başlıklı 60. maddesinde, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu ve Devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı kuralına yer verilmiş, "Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları" başlıklı 65. maddesinde de "Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anayasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, tüm yurttaşların yaşama haklarının, Devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu, dolayısıyla kişilerin sağlıklı olma hakkının, kamusal korumaya tabi olduğu sonucuna varılmaktadır.
Sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı, bir ekonomik ve sosyal hak olarak değerlendirildiğinde, Devlete belli yükümlülükler getirmekte, herkesin sağlık hizmetlerinden yararlanması için her türlü tedbiri almak, kişilerin sağlık hizmetlerinden gecikmeksizin yararlanmasını sağlamak yükümlülüğü bulunmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi" başlıklı 63. maddesinde, Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri sayılmış, 1. fıkrasının f) bendinde; yukarıdaki bentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı, ilaç, ortez, protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz, tıbbî sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması, takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri."ne yer verilmiştir. 2. fıkrasında ise; Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının, (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı, Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, Komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı görüşünün alınarak Kurumca belirleneceği, Son fıkrasında da; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının görüşü üzerine Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yasanın 72. maddesinde, (Değişik birinci fıkrasında); 65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği, Komisyonun, 63 üncü madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu, hükmü getirilmiş, 73. maddesinin 1. fıkrasında da; Bu Kanuna göre sağlık hizmetlerinin, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanacağı, hükmü yer almıştır.
Anılan Yasanın tanıdğı yetkiye istinaden yürürlüğe konulan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Çalışma Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, "Sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek tutarlarının belirlenmesi" başlıklı 12. maddesinin1. fıkrasında; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri ile ödenecek gündelik, yol, yatak, refakat ve yemek giderlerinin verilmesine ilişkin usul ve esasların Kurumca tespit edileceği, 2.fıkrasında, tespit edilen sağlık hizmetlerinin ve diğer hakların Kurumca ödenecek tutarlarının Komisyonca belirleneceği, 3. fıkrasında; Komisyonun, sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, sağlık hizmetlerinin maliyeti, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayatî öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, teşhis ve tedavi maliyetini esas alan maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirleyebileceği, kuralı getirilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 68. maddesinin yedinci fıkrasına dayanılarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, sağlık yardımları Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanan ve kapsam maddesinde tanımlanan kişilerin, sağlıklı kalmalarını, hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını, iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri, yol, gündelik ve refakatçi giderlerinden yararlanma esas ve usulleri ile bu hizmetlere ilişkin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen Kurumca ödenecek bedellerin bildirilmesi amacıyla yayımlanmış olan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin 3.1.2. maddesinde; Ayakta tedavilerde kullanılan tıbbi malzemeler (1) SUT eki “Ayakta Tedavilerde Kullanılan Tıbbi Malzemeler” (EK-3/C) Listesinde yer alan Kurumca bedeli karşılanacak tıbbi malzemeler; a) Tıbbi Uygunluk Aranacak Tıbbi Malzemeler (EK-3/C-1), b) Eksternal Alt ve Üst Ekstremite/Gövde Protez ve Ortezleri (EK-3/C-2), c) Diğer Protez ve Ortezler (EK-3/C-3), ç) Tıbbi Sarf Malzemeleri (EK-3/C-4), d) Özel Hallerde Karşılanan Tıbbi Malzemeler (EK-3/C-5), listelerinde SUT kodları, alan tanımları ve fiyatları ile tanımlanmış, (2) SUT eki EK-3/C listelerinde yer almayan tıbbi malzemelerin bedellerinin, SUT’ta belirtilen istisnalar hariç Kurumca karşılanmayacağı, (3) SUT eki EK-3/C listelerinde yer alan tıbbi malzemelerin genel alan tanımları ile belirlendiği, bu alan tanımlarının, benzer nitelikleri veya aynı işlevsel özellikleri taşıyan tüm tıbbi malzemeleri kapsamadığı(...), kuralı, getirilmiş, 3.3.35-İşitme Cihazı ve Kulak Kalıbı başlığı altında bedelleri Kurumca karşılanacak haller belirlenmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine göre finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin ve diğer hakların Kurumca ödenecek tutarları Komisyonca; sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedelleri, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, sağlık hizmetlerinin maliyeti, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayatî öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, teşhis ve tedavi maliyetini esas alan maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırılarak belirlenecektir.
Davalı idarece yürürlüğe konulan 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin "İşitme Cihazı ve Kulak Kalıbı" başlıklı 3.3.35. maddesinde, dijital programlanabilir işitme cihazlarının bedellerinin Kurumca karşılanacağı düzenlenmiş, Tebliğ eki “Ayakta Tedavilerde Kullanılan Tıbbi Malzemeler” (EK-3/C) listesinde yer alan Kurumca bedeli karşılanacak tıbbi malzemeler arasında Diğer Protez Ortezler (EK-3/C-3) listesinin "İşitme Cihazı ve Kulak Kalıbı" "D01004" kodunda ise, -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte- Dijital Programlanabilir İşitme Cihazı için Kurumca ödenecek bedel 2019 yılı için 750,00 TL ve 2020 yılı için 1012,50TL olarak saptanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin, ödeme usul ve esaslarını belirlemede Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmakta, görüşe uyulmasının ihtiyari olması ise bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Aksi takdirde işlem, şekil unsuru açısından hukuka aykırı olacaktır.
Aynı konuda açılmış olan emsal bir davada; "Davalı idarenin savunmasında; tıbbi malzemelerin fiyatları ve teminine ilişkin kriterlerin yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlendiği belirtilmiştir. Bununla birlikte Dairemizin 04/03/2021 tarih ve E:2019/8256 sayılı ara kararı ile Sağlık Bakanlığı ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan, dava konusu düzenlemelere ilişkin Sağlık Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığının ve anılan düzenlemeye yönelik olarak piyasa araştırması ve maliyet analizi çalışması yapılıp yapılmadığının, anılan belirleme ve maliyet hesaplaması yapılırken Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından hangi ölçütlerin gözönüne alındığının sorulmasına karar verilmiştir.
Sağlık Bakanlığının 12/04/2021 havale tarihli cevabında, dava konusu düzenlemeye ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş bir görüşlerinin bulunmadığı; Sosyal Güvenlik Kurumunun 22/04/2021 havale tarihli cevabında ise, Sağlık Bakanlığından tıbbi malzemelerin teminine ilişkin endikasyon kriterleri gibi bilimsel konularda görüş alındığı, fiyat konusunda görüş alınmadığı, belirlenen teknik özellikleri haiz olan cihazlar için firmalardan fiyat teklifleri alınarak bedellerin belirlendiği bildirilmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile davalının ara kararına verilen cevabından, dava konusu düzenleme tesis edilirken bu yasal zorunluluğun yerine getirilmediği ve dava konusu düzenlemenin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmadan tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde öngörülen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu, Sağlık Bakanlığı temsilcisinin iştirakiyle dava konusu düzenlemeye ilişkin kararlar alındığı savunulmuş ise de, komisyonda Sağlık Bakanlığı temsilcisinin yer almasının, kurumsal olarak Sağlık Bakanlığından görüş alınması ile aynı kapsamda değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu düzenleme yapılmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olup, bu zorunluluk yerine getirilmeden hazırlanarak Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Tebliğ'in anılan ibaresinde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçesiyle dava konusu Tebliğ eki EK-3/C-3 listesinin "DO1004" kısmında yer alan "dijital programlanabilir işitme cihazı" için 2019 yılı 750,00 TL ödeme yapılacağına ilişkin ibarenin iptaline karar verilmiştir. Bu halde 2020 yılı için yapılacak ödemeyi belirleyen ibarenin de hukuken dayanağı kalmamıştır.
Öte yandan 5510 sayılı Kanun ile katılım payı alınması öngörülmüş ve katılım payı alınacak sağlık hizmetleri ve katılım payı alınmayacak sağlık hizmetleri, kişiler ve haller sayılmış ve vücut dışı protez ve ortezlere de katılım payı alınacak haller arasında yer verilmiştir.
Davacıya katkı payı düşülerek sağ ve sol kulak için 2019 ve 2020 yıllarına yönelik olarak kulak içi işitme cihazları için idarenin yaptığı 695,00TL ve 911,25TL ödeme düşüldüğünde, davacı tarafından 2.575,00TL ve 2.688,75TL olmak üzere toplam 5.263,75TLnin ödendiği belirtilmiştir.
Davacı tarafından 15.09.2020 tarihli başvuru ile kulak içi işitme cihazı için 29/08/2019 tarihli fatura ile ve kulak arkası işitme cihazı için 25/12/2019 tarihli fatura ile toplam 6.175,00TL ödeme yapıldığından bahisle Kurumca bu bedelin karşılanması istemiyle yapılan başvurunun 911,25TLnin karşılanabileceği nedeniyle reddi üzerine, 5.263,75TLnin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesi istenilmektedir.
Sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile türleri, miktarları ve kullanım süreleriyle ilgili olarak yapılacak düzenlemelerin, Anayasa'da belirlenen temel ilkelere uygun olması zorunluluğu dikkate alındığında, davacı tarafından, hekimi tarafından uygun görülen ve kullanmak zorunda olduğu kulak arkası programlanabilir işitme cihazı için düzenlenen fatura karşılığında eksik ödenen bedelin ödenmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki EK-3/C-3 listesinin "DO1004" kısmında yer alan "dijital programlanabilir işitme cihazı" için 750,00 TL(katkı payı düşüldüğünde) 675TL ve (katkı payı düşüldüğünde) 911,25TLödeme yapılacağını belirleyen kuralın, hukuken geçerlilik kazanmadığı dikkate alındığında, sağlık raporunun ya da cihazın bedelinin gerçeği yansıtmadığı yolunda bir tespitte bulunulmaksızın, Tebliğ eki listede belirlenen bedel üzerinden ödeme yapılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, dava konusu işlemin iptaline ve 5.263,75TLnin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işlemine dayanak gösterilen düzenleyici işlemin, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki EK-3/C-3 listesinin "DO1004" kısmında yer alan "dijital programlanabilir işitme cihazı" için 1.012,50 TL ödeme yapılacağına ilişkin ibare olduğu görülerek dava, bu istemle sınırlı olarak incelenmiştir.

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre;
Davacı hakkında düzenlenen İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22/08/2019 tarihli tıbbi malzeme raporunda; "hastanın sağ kulağında ileri derecede snik tespit edilmiştir. Sağ kulağında kulak içi digital programlanabilir işitme cihazı kullanması uygundur. Hastanın işitme kaybı kalıcıdır." denilmiş ve kullanılması gereken tıbbi malzemenin özellikleri belirtilmiştir.
Buna istinaden davacı tarafından 29/08/2019 tarihli fatura ile sağ kulak için 3.750,00 TL bedelli işitme cihazı alınmıştır.
Yine, davacı hakkında düzenlenen İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 16/03/2020 tarihli tıbbi malzeme raporunda;" "hastanın sol kulağında kulak arkası digital programlanabilir işitme cihazı kullanması uygundur. Hastanın işitme kaybı kalıcıdır." denilmiş ve kullanılması gereken tıbbi malzemenin özellikleri belirtilmiştir.
Buna istinaden davacı tarafından 17/03/2020 tarihli fatura ile sağ kulak için 5.500,00 TL bedelli işitme cihazı alınmıştır.
Davacı tarafından anılan fatura bedellerinin ödenmesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunulmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile, -özetle- "Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde İşitme Cihazları başlığı ekinde programlanabilir dijital işitme cihazı bedeli olarak 1.012,00 TL fiyat belirlendiği, belirtilen fiyat üzerinden emekli sigortalıdan %10 katılım payı kesilerek, 911,25 TL işitme cihazı ve işitme cihazı pil bedeli olarak SUT hükümleri çerçevesinde ödeme yapıldığı, ayrıca fark ücreti olarak davacı hakkında bir yargı kararı olmadığından herhangi bir işlem yapılamayacağı" bildirilmiştir.
Bunun üzerine anılan işlem ile dayanağı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki EK-3/C-3 listesinin "DO1004" kısmında yer alan "dijital programlanabilir işitme cihazı" satırının iptali ile ödenmeyen 5.263,75 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri sayılarak; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak görevine yer verilmiş; 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtilmiş; 56. maddesinde, devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği öngörülmüş; 60. maddesinde, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu ve Devletin, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı ve teşkilatı kuracağı kuralına yer verilmiş; 65. maddesinde de, devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği düzenlenmiştir.
Anılan madde hükümlerinden, tüm yurttaşların yaşama haklarının, Devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen "yaşama hakkı" yalnızca yaşamını sürdürmek anlamında değil "sağlıklı yaşama hakkı"na da sahip olmak anlamındadır. Kişilerin sağlıklı olma hakkı bir kamusal korumaya tabi olduklarını ortaya koymaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.
Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş, ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı, Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, Komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği, 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte 5502 sayılı, dava konusu Tebliğin yayımlandığı tarihteki adıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun, yine aynı tarihte yürürlükte olan 1. maddesinde; bu Kanun ile Kuruma görev ve yetki veren diğer kanunların hükümlerini uygulamak üzere Sosyal Güvenlik Kurumunun kurulduğu belirtilmiş, mülga 3. maddesinde; Kurumun amacı açıklanmış ve devamında görevleri sayılmış, maddenin (a) fıkrasında, ulusal kalkınma strateji ve politikaları ile yıllık uygulama programlarını dikkate alarak sosyal güvenlik politikalarını uygulamak, bu politikaların geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak görevleri arasında sayılmıştır.
Yine belirtilen 5502 sayılı Kanun'un mülga 41. maddesinde ise, Kurumun, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetlerin uygulanmasına ilişkin hususları duyurmak amacıyla tebliğ çıkarmaya yetkili olduğu, Kurum dışındaki gerçek ve tüzel kişileri ilgilendiren tebliğlerin Resmî Gazete'de yayımlanacağı düzenlenmiştir.
Bu düzenleme uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca sağlık yardımları karşılanan kişilerin, sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavilerine ait ücretler ile tedavi yardımlarının verilmesine ilişkin usul ve esasların belirlendiği sağlık uygulama tebliğleri yayımlanmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki EK-3/C-3 listesinin "DO1004" kısmında yer alan "dijital programlanabilir işitme cihazı" için 1.012,00 TL ödeme yapılacağına ilişkin ibarenin incelenmesi;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin, ödeme usul ve esaslarını belirlemede Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmaktadır. Görüşe uyulmasının ihtiyari olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır.
Kurumun işlem tesis etmeden önce yerine getirmesi gereken bu yükümlülük, yasal olarak zorunlu bir yükümlülüktür. Burada, Sosyal Güvenlik Kurumunun, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, ilgili Bakanlığın görüşünü alması zorunludur. Aksi takdirde işlem, şekil unsuru açısından hukuka aykırı olacaktır.
24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin -dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- "İşitme Cihazı ve Kulak Kalıbı" başlıklı 3.3.35. maddesinde, dijital programlanabilir işitme cihazlarının bedellerinin Kurumca karşılanacağı düzenlenmiş, Tebliğ eki “Ayakta Tedavilerde Kullanılan Tıbbi Malzemeler” (EK-3/C) listesinde yer alan Kurumca bedeli karşılanacak tıbbi malzemeler arasında Diğer Protez Ortezler (EK-3/C-3) listesinin "İşitme Cihazı ve Kulak Kalıbı" "D01004" kodunda ise, -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte- Dijital Programlanabilir İşitme Cihazı için Kurumca ödenecek bedel 1.012,00 TL olarak belirlenmiştir.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun savunmasında; tıbbi malzemelerin fiyatları ve teminine ilişkin kriterlerin yalnızca Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlendiği belirtilmiş; davalı Sağlık Bakanlığı tarafından da, Komisyona Başkanlığı temsilen bir üye katıldığı yönünde savunmada bulunulmuş, düzenleme öncesi kurumsal olarak Sağlık Bakanlığından görüş alındığına dair herhangi bir belge dosyaya sunulmamıştır. Nitekim, aynı yöndeki düzenlemenin dava konusu edildiği Dairemizin E:2019/8256 sayılı dosyasında, 04/03/2021 tarihli ara kararı ile Sağlık Bakanlığı ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan, dava konusu düzenlemelere ilişkin Sağlık Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığının ve anılan düzenlemeye yönelik olarak piyasa araştırması ve maliyet analizi çalışması yapılıp yapılmadığının, anılan belirleme ve maliyet hesaplaması yapılırken Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından hangi ölçütlerin gözönüne alındığının sorulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin E:2019/8256 sayılı dosyasında verilen ara kararına ilişkin cevaplarda; Sağlık Bakanlığınca dava konusu düzenlemeye ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş bir görüşlerinin bulunmadığı; Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabında ise, Sağlık Bakanlığından tıbbi malzemelerin teminine ilişkin endikasyon kriterleri gibi bilimsel konularda görüş alındığı, fiyat konusunda görüş alınmadığı, belirlenen teknik özellikleri haiz olan cihazlar için firmalardan fiyat teklifleri alınarak bedellerin belirlendiği bildirilmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile davalıların Dairemizin E:2019/8256 sayılı dosyasında verilen ara kararına cevabından, dava konusu düzenleme tesis edilirken Sağlık Bakanlığının görüşünün alınmasına ilişkin yasal zorunluluğun yerine getirilmediği ve dava konusu düzenlemenin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmadan tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde öngörülen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca, Sağlık Bakanlığı temsilcisinin iştirakiyle dava konusu düzenlemeye ilişkin kararlar alındığı savunulmuş ise de, komisyonda Sağlık Bakanlığı temsilcisinin yer almasının, kurumsal olarak Sağlık Bakanlığından görüş alınması ile aynı kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, dava konusu düzenleme yapılmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olup, bu zorunluluk yerine getirilmeden hazırlanarak Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Tebliğ'in anılan ibaresinde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.

Dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile davacıya ödenmeyen 5.263,75 TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi isteminin incelenmesi;
Dava konusu bireysel işlem ile; davacı tarafından, hekimi tarafından uygun görülen ve kullanmak zorunda olduğu kulak arkası ve içi programlanabilir işitme cihazları için düzenlenen faturalar karşılığında eksik ödenen bedelin ödenmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki EK-3/C-3 listesinin "DO1004" kısmında yer alan "dijital programlanabilir işitme cihazı" için 1.012,00 TL ödeme yapılacağına ilişkin ibare nedeniyle belirtilen üzerinden emekli sigortalıdan %10 katılım payı kesilerek, 911,25 TL ödeme yapılabildiği bildirilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki EK-3/C-3 listesinin "DO1004" kısmında yer alan "dijital programlanabilir işitme cihazı" için 1.012,00 TL ödeme yapılacağına ilişkin ibaresinde hukuka uyarlık görülmediğinden bu düzenleme gerekçe gösterilerek tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka uygunluk bulunmamakta olup, ödenmeyen 5.263,75 TL cihaz bedelinin tazmini gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Sosyal Güvenlik Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin eki EK-3/C-3 listesinin "DO1004" kısmında yer alan "dijital programlanabilir işitme cihazı" için ... TL ödeme yapılacağına ilişkin ibarenin İPTALİNE, ödenmeyen ... TL'nin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın