10. Daire 2020/5996 E. 2024/94 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2020/5996 Esas 2024/94 Karar 12.02.2024
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5996 E., 2024/94 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5996 Karar No : 2024/94
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR) : ... Mirasçıları 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... 8- ... 9- ... VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 26/11/2019 tarih ve E:2019/2396, K:2019/8792 sayılı kararının; davacılar tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şırnak ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ... mezrasında ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle göç eden ve 1989-2004 yıllarına ilişkin olarak zararları tazmin edilen ve 2004 - 05/07/2013 tarihleri arası zararlarının tazmini için iptal davası açan davacı tarafından köye halen dönüş yapamadığından bahisle 05/07/2013 tarihinden sonrasına ilişkin devam eden zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle 30/10/2014 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; dava konusu döneme ilişkin olarak malvarlığına ulaşamamadan kaynaklı zararlar açısından, anılan köyün girişe yasak bölge ilan edilip edilmediği, yerleşime açılıp açılmadığı, köyde ikamet eden veya etmek isteyen kişilerin güvenliklerinin sağlanıp sağlanmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması amacıyla, konuya ilişkin olarak Mahkemenin E:...esasında kayıtlı dava dosyasında yapılan 12/05/2014 ve 17/06/2014 tarihli ara kararlarına istinaden sunulan Şırnak İl Jandarma Komutanlığının 04/06/2014 günlü yazısı eki tutanakta özetle, ... mezrasının terör olayları nedeniyle halk tarafından kendiliğinden boşaltıldığı ve halen boş olduğu, bölgede yaşanan terör olayları nedeniyle arazi kısımlarına terörist gruplarca döşenen el yapımı patlayıcı madde, tuzak sahalar ve mayınlı sahaların bulunabileceği, mezranın ilgili karakola uzak olması sebebiyle bölgeye giriş ve çıkış yapılanların kontrolünün zor olduğunun belirtildiği, davalı idareden istenilen belgelerin incelenmesinden ise, Şırnak Valiliği Proje Koordinasyon Merkezi Köye Dönüş Bürosunun ... tarihli, ... sayılı yazısı ve eki listede ...köyü, ... mezrasının 16/04/2013-16/07/2013 tarihleri arasında askeri güvenlik bölgesi ilan edildiği ve güvenlik yönünden yerleşime uygun olmadığının belirtildiği, anılan yazının ve ara karara istinaden dosyaya sunulan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu köy/mezranın halen yerleşim açısından güvenli bir yer olmadığı, mezrada patlayıcı maddelerin bulunabileceği ve belirli bazı dönemlerde askeri güvenlik bölgesi olarak girişe yasak bölge kapsamında yer aldığının anlaşıldığı, davacının 05/07/2013 tarihinden başvuru yaptığı tarihe kadar olan malvarlığına ulaşamama nedeniyle uğradığı zararlarının tazminine karar verilmesi gerekirken, söz konusu zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu zımnen ret kararının iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, davacının idareye başvurduğu tarihten geriye doğru 1 yıllık döneme, bir başka ifadeyle 30/10/2013 tarihinden davacının idareye yapmış olduğu başvuru tarihine kadar olan dönemle sınırlı olarak mahkemece dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken, Kanun'un 6. maddesinde öngörülen süre içinde idari başvuru yapılmayan 05/07/2013-30/10/2013 tarihleri arasındaki dönemi de kapsayacak şekilde dava konusu işlemin tamamının iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR_DÜZELTME TALEP_EDENİN_İDDİALARI :Davacı tarafından, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın kısmen gerekçeli olarak onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 26/11/2019 tarih ve E:2019/2396, K:2019/8792 sayılı kararı kaldırılarak davalının temyiz istemi yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Şırnak ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ...mezrasında ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle göç eden ve 1989-2004 yıllarına ilişkin olarak zararları tazmin edilen ve 2004 - 05/07/2013 tarihleri arası zararlarının tazmini için iptal davası açan davacı tarafından köye halen dönüş yapamadığından bahisle 05/07/2013 tarihinden sonrasına ilişkin devam eden zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle 30/10/2014 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Kanun'un amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu; 2. maddesinin 1. fıkrasında, Kanun'un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiş; 7. maddesinde ise, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır."; 2. fıkrasında, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir. " hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen, münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mamelekî niteliğe dönüşen haklar da, ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bakılan uyuşmazlıkla aynı konuda Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine verilen Anayasa Mahkemesinin 28/07/2022 tarih ve 2021/11655 Başvuru Numaralı kararında, "...Somut olayda zarar konusu olay başvurucunun mülküne ulaşmasına izin verilmemesidir. Mülke ulaşamama süregelen bir müdahale niteliğindedir. Diğer bir ifadeyle mülke erişimin kısıtlanması devam ettiği sürece başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahale de varlığını koruyacaktır. Anlık müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahale tarihinden itibaren başlatılması makuldür. Buna karşılık süregelen müdahalelerde müdahale için spesifik ve tek bir tarihten söz edilemez. Süregelen müdahale -kesinti söz konusu olmadıkça- her an devam eden müdahaledir. Bu sebeple süregelen müdahalede zarar konusu olay için somut bir tarih belirlenemez (demir yolu hattından kaynaklanan titreşimler sebebiyle evde hasar oluşmasına ilişkin olarak yapılan benzer bir değerlendirme için bkz. Atay Elden, B. No: 2019/16301, 3/2/2022, § 53). Dolayısıyla bu tür müdahalelerde 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin müdahalenin kesildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir." denilmektedir. Buna göre, süregelen müdahale (uyuşmazlık bakımından davacının mülküne ulaşmasına izin verilmemesi) ile bu müdahale nedeniyle uğranılan zarar kesintiye uğramadığı sürece, zararın tazminine yönelik başvuru için nihai bir tarih bulunduğundan söz edilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, süregelen müdahaleler sonucu oluşan ve buna bağlı olarak süregelen nitelik arz eden zararlarda, 5233 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen sürelerin (60 gün - 1 yıl) uygulanması, ancak kesinti meydana gelmesi halinde mümkün olabilecek; başka bir anlatımla, müdahale ve zarar devam ettiği sürece başvuru süresinin geçirildiğinden bahisle süre aşımı söz konusu olmayacaktır. I. İdare Mahkemesi kararının, davacılar ... ve ...'a ilişkin kısımlarının incelenmesi: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yukarıda adı geçen davacılara ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bununla birlikte, yukarıda bahsi geçen Anayasa Mahkemesi içtihadı da dikkate alındığında, dava konusu zımnen ret işleminin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında, davacıların zararı halen devam ettiği ve bir kesilme meydana gelmediği görüldüğünden sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
II. İdare Mahkemesi kararının, davacı ...'a ilişkin kısmının incelenmesi: Dosyanın incelenmesinden, UYAP'ta yapılan araştırmadan ve MERNİS'ten alınan nüfus kayıt örneğinden davacının 16/06/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; Mahkemece, davacının vefat etmiş olması ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, esas hakkında karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacılar ... ve ...'a ilişkin kısımlarının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, davacı ...'a ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 12/02/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.