10. Daire 2020/4877 E. 2024/2984 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2020/4877 E. 2024/2984 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2020/4877 Esas 2024/2984 Karar 16.09.2024
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4877 E.,  2024/2984 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4877
Karar No : 2024/2984

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN_ÖZETİ : Davalı idare tarafından, hukuki dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, 08/01/2016 tarihinde çatıdan düşmesi sonrasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesinde yapılan ameliyatın hatalı olması nedeniyle engelli hâle geldiğinden bahisle tazminat ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 15.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesince ... (Kararda sehven ... yazılmıştır.) tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, iptal istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddi, esas yönünden davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından Danıştaya hitaben verilen 29/07/2020 kayıt tarihli dilekçe ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin anılan kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun'un anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un -temyiz istemine konu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik haliyle- 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun'da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2020 yılı için temyiz sınırı 176.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Her ne kadar, Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla; yukarıda bahsi geçen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verilmiş ise de; temyiz istemine konu işbu kararın, temyiz parasal sınırı yönünden temyize tabi olup olmadığı hususunda yapılacak olan değerlendirmenin, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin anılan kararın verildiği tarihte yürürlükte olan hali esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Bu doğrultuda, toplam 65.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın değerinin, temyiz parasal sınırının altında kaldığı ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı görüldüğünden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddine, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtildiğinden temyiz aşamasında yatırılan 381,10 TL harç ile posta avansı miktarından artan kısmın isteği halinde davacıya iadesine, 16/09/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Bakılmakta olan dava, toplam 65.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarının yargı yerince çözümlenmekte olan uyuşmazlıklarda uygulanması mümkün değildir. Zira, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca, bakılan davada 2020 yılında verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hakkında temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınırına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle, davacının anılan karara ilişkin temyiz isteminin esasının temyiz merciince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın