10. Daire 2020/1144 E. 2024/3396 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2020/1144 E. 2024/3396 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2020/1144 Esas 2024/3396 Karar 25.09.2024
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1144 E.,  2024/3396 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1144
Karar No : 2024/3396

DAVACI : ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Huk. Müş. ...,
Huk. Müş. Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ilgili tüm iş ve işlemlerinin Özel Hastaneler Birimine devredildiğine dair İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün bila tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 8. maddesinin 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 1. ve 5. fıkraları ile 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. fıkrasının ilk üç cümlesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrası gereği davanın süresinde açıldığı; Yönetmeliğin 1. fıkrası yönünden, vakıf üniversitelerinin Özel Hastaneler Yönetmeliği kapsamına alınmasının tabi oldukları mevzuata aykırı olduğu, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin amaç ve kapsam maddeleri ile ruhsatı tanımlayan maddesinin açıkça özel hastaneleri düzenlemeyi amaçladığı, bu maddelerde bir değişiklik yapılmadan ek 8. maddenin başlığı değiştirilerek ve Yönetmelik kapsamı genişletilerek vakıf üniversiteleri hastanelerinin Yönetmelik kapsamına alınmasının Yönetmeliğin düzenleme amacına aykırı olduğu, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin kapsam maddesinde Devlete ve üniversitelere ait hastanelerin kapsam dışında tutulduğu, vakıf üniversitelerinin Anayasanın 130. maddesi, 2547 sayılı Kanun'un ek 2., ek 6. ve ek 7. maddeleri, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 5. ve 52. maddelerine göre kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar oldukları, Devlet ve vakıf üniversitesi ayrımının, kurucuları yönünden bir ayrım olduğu, vakıf üniversitelerinin kurulduktan sonra kurucusundan ayrı kamu tüzel kişiliğine sahip oldukları, Devlet üniversiteleri ile tabi oldukları mevzuat yönünden farklılıklarının olmadığı, Başkent Üniversitesinin 3961 sayılı Kanun ile kurulan kamu tüzel kişiliğini haiz kamu kurumu olduğu, üniversitelerinin, sağlık alanında vereceği eğitim ve sağlık hizmetleri yönünden de Devlet üniversitelerinin tabi olduğu 3359 sayılı Kanun, 1219 sayılı Kanun ve alt düzenlemelerine tabi olduğu, mevzuat çerçevesinde kamu tüzel kişiliğini haiz kamu kurumu olan vakıf üniversitesi hastanelerinin Yönetmelikte öngörülen planlama, ön izin ve ruhsatlandırma, sağlık insan gücü kriterleri, bina, fizik yapı, tesis, tıbbi donanım ve hizmet standartları yönünden de Devlet üniversitesi hastanelerinin tabi olduğu mevzuata tabi oldukları, özel hastanelere ilişkin Yönetmeliğe tabi kılınmalarının hukuka aykırı olduğu; 2. fıkrası yönünden, üniversite tarafından kurulan, eğitim ve sağlık hizmeti veren hastanelerin ruhsatlarının üniversite adıyla alındığı, vakıf üniversiteleri arasında, kendine ait hastanesi olan çok az üniversitenin bulunduğu, Başkent Üniversitesinin bu üniversitelerin başında geldiği, kendilerine ait hastaneleri olmayan vakıf üniversitelerinin, kişi veya özel hukuk tüzel kişisi tarafından kurulup işletilen özel hastanelerle işbirliği yaparak eğitim ve sağlık hizmetlerini yürüttükleri, hastane ruhsatının özel hastane adına düzenlendiği, kamu tüzel kişisi olan vakıf üniversitesi tarafından kurulan yani vakıf üniversitesinin kendisine ait olan hastanenin ruhsatına ilişkin düzenlemenin vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerin işbirliğinin düzenlendiği bu maddede yer almasının vakıf üniversitelerinin tabi olduğu mevzuata aykırı olduğu; 5. fıkrası yönünden, bu fıkranın 3359 sayılı Kanunun ek 15. maddesinin amacına aykırı olduğu, vakıf üniversitesi hastanesi ile özel hastane işbirliğinin nasıl yapılacağının 3359 sayılı Kanunda düzenlendiği, ek 8. maddenin son fıkrası ile, vakıf üniversitesinin öğretim üyesi tabip, diş tabibi ve uzman doktorlarına tıp/diş hekimliği fakültesinin bulunduğu il dışında özel hastanelerde çalışmama sınırlaması getirilmesinin sağlık hizmetinin yurt geneline dengeli ve planlı, eşit ve kaliteli şekilde sunulması görev ve ilkesine aykırı olduğu, mevcut kapasitenin rasyonel bir şekilde kullanılmasını engellediği, tıp fakültelerinin yürürlükteki mevzuat uyarınca bulundukları il dışında uygulama ve araştırma merkezleri ve bu merkezlere bağlı uygulama hastaneleri açabildiği, buralarda eğitim-öğretim, araştırma, uygulama yapabildikleri ve kadrolarıyla sağlık hizmeti sunabildikleri, buralarda çalışan nitelikli kapasitenin tıp ve diş hekimliği fakültesinin bulunduğu il dışında olmaları sebebiyle özel hastanelerde çalışamamasının sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması amaç ve görevine aykırı olduğu, var olan nitelikli kapasite ve hizmetin vatandaşın rahat ulaşacağı yerde verilmesinin engellenmesine neden olacağı iddia edilmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, düzenleme ile vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerin işbirliğine ilişkin maddenin 3359 sayılı Kanunun ek 15. maddesi ile uyumlu hale getirildiği ve işbirliği kapsamındaki öğretim üyelerinin çalışmalarının sadece tıp fakültesinin bulunduğu ille sınırlı olması şartının getirildiği, ayrıca, 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Yönetmeliğin ek 8. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde yapılan değişiklikle vakıf üniversitelerine verilen ön izinlerin devrine ilişkin şartların ayrıntılı olarak düzenlendiği, ayrıca belirli şartlar dâhilinde ruhsatların da devrine imkân sağlandığı, planlama kapsamında hazırlanan Yönetmeliğin üst hukuk normlarına uygun olduğu savunulmaktadır.
Davalı İzmir Valiliği tarafından, davanın süresinde açılmadığı, 06/11/2013 tarih ve 35/0204 ruhsat numarası ile faaliyet gösteren Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezinin yatak artırımı, yoğun bakım seviye ve tescil işlemleri, acil servis seviye ve tescil işlemleri ile yabancı uyruklu hekim başlayışı işlemleri İl Sağlık Müdürlüğünün Kamu Sağlık Tesisleri biriminde yapılmakta iken Yönetmelik değişikliği olduğu, bu değişiklik gereği Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezinin iş ve işlemlerinin İl Sağlık Müdürlüğünün Özel Hastaneler Birimine devredildiği, dava konusu işlemin yasal düzenlemelere uygun olarak tesis edildiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu bireysel işlem ile dayanağı düzenleyici işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ilgili tüm iş ve işlemlerinin Özel Hastaneler Birimine devredildiğine dair İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün bila tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 8. maddesinin 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 1. ve 5. fıkraları ile 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. fıkrasının ilk üç cümlesinin iptali istenilmektedir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; 9. maddesinin (c) bendinde ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca Özel Hastaneler Yönetmeliği hazırlanmış, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Yönetmelik Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, üniversitelere ve diğer kamu tüzel kişilerine ait hastaneler hariç olmak üzere; gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerine ait hastaneleri kapsar." hükmüne yer verilerek Yönetmeliğin kapsamı belirlenmiş ve vakıf üniversitesi hastanelerine Yönetmelik kapsamında yer verilmemiştir.

Anayasa'nın 130. maddesinin 2. fıkrasında, Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurabileceği belirtildikten sonra aynı maddenin son fıkrasında, vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, üniversiteler ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunlar içindeki fakülte, enstitü ve yüksekokulların, Cumhurbaşkanınca yapılan yükseköğretim planlaması çerçevesinde kanunla kurulacağı belirtilmiş olup; 7. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, Devlet Kalkınma Planlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda ve yükseköğretim planlaması çerçevesi içinde, bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak, yükseköğretim kurumları içinde bölüm, anabilim ve anasanat dalları ile uygulama ve araştırma merkezi açılması, birleştirilmesi veya kapatılması, konservatuvar, meslek yüksekokulu veya destek, hazırlık okul veya birimleri kurulması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek öneriler üzerine karar vermek Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kanun'un ek 2. maddesinde, vakıfların kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla yükseköğretim kurumları kurabilecekleri düzenlenmiş; ek 6. maddesinde, kurulacak yükseköğretim kurumunun, vakıf tüzel kişiliği dışında ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olacağı belirtilmiş; ek 8. maddesinde, öğretim elemanlarının niteliklerinin Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerinin aynısı olacağı hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek maddelerinde, vakıflar tarafından kurulan üniversitelerin kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kuruldukları hükme bağlanmıştır.
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin dava konusu ek 8. maddesinin 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 1. ve 5. fıkraları ile 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. fıkrasının ilk üç cümlesinde; vakıf üniversiteleri hastanelerinin, bu Yönetmelikte öngörülen planlama, ön izin ve ruhsatlandırma şartları ile sağlık insan gücü kriterlerine, bina, fizik yapı, tesis, tıbbi donanım ve hizmet standartlarına uyacağı belirtilerek bu hastanelerin ruhsatlarının düzenlenmesi ile işletme hak ve usulüne ve personeline ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
Buna göre, 2547 sayılı Kanun kapsamında yükseköğretim kurumu olarak kurulan, yükseköğretim mevzuatına tabi olan, ayrı kamu tüzel kişiliğini haiz vakıf üniversiteleri hastanelerinin Özel Hastaneler Yönetmeliğinin kapsam maddesinde yer almaması ve vakıf üniversite hastaneleri ile ilgili Özel Hastaneler Yönetmeliği ile düzenleme yapılmasına hukuken imkan bulunmaması nedeniyle dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin yukarıda hukuka aykırılığı tespit edilen ek 8. maddesi hükümlerine dayanılarak, Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ilgili tüm iş ve işlemlerinin Özel Hastaneler Birimine devredildiğine dair İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen dava konusu bila tarih ve ... sayılı işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin ve buna dayalı işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davalı İzmir Valiliğinin, süreaşımına yönelik usul itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
1) 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 8. maddesi, 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile başlığı ile birlikte değiştirilerek, “Vakıf üniversitelerine ait hastaneler ve vakıf üniversiteleri ile özel hastane işbirliği" başlığı altında;
"Vakıf üniversitelerine ait hastaneler ilgili mevzuattan kaynaklanan muafiyetleri saklı kalmak kaydıyla bu Yönetmelikte öngörülen planlama, ön izin ve ruhsatlandırma şartları ile sağlık insan gücü kriterlerine, bina, fizik yapı, tesis, tıbbi donanım ve hizmet standartlarına uyar.
Vakıf üniversitelerine ait hastanelerin ruhsatları üniversitenin adıyla düzenlenir ve hastane yalnızca üniversite tarafından işletilir. Hastane ruhsatında yazılı isim dışında isim kullanılamaz. Laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri dışında tüm tıbbi hizmet birimlerinin ruhsat sahibi üniversite tarafından işletilmesi zorunludur. İşletme hakkının kısmen veya tamamen gerçek veya tüzel kişilere hiçbir şekilde devri mümkün değildir. Bu maddenin yürürlüğü girdiği tarihten önce Bakanlıkça vakıf üniversitelerine verilmiş hastane ön izinleri bir kereye mahsus olmak üzere ön izne esas projelerindeki kapasiteleriyle sınırlı olmak ve 68 inci maddede öngörülen sürelerde ruhsatname alınmak kaydıyla devredilebilir.
Tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler; tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak hastanesi bulunmayan veya hastanesinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversiteleri ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir.
Vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapan özel hastanelere üniversiteden görevlendirilecek doçent ve profesör unvanlı öğretim üyeleri için hastanenin ruhsatında kayıtlı mevcut uzman hekim kadroları kullanılmak zorundadır. Hastane uzman hekim kadrosunun YÖK tarafından belirlenen asgari eğitim standardı için yetersiz olması halinde hastane, kendi kadrosunda bulunan başka bir uzmanlık dalı kadrosunu Bakanlık ile becayiş yoluyla değiştirerek asgari eğitim standardını sağlayabilir. İşbirliği protokolü kapsamında hastaneye planlamadan istisna uzman hekim kadrosu, tıbbi hizmet birimi ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz verilmez. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan hastanelere Bakanlıkça planlamadan istisna olarak verilmiş bulunan uzman hekim kadroları ve uzmanlık dallarının gerektirdiği tıbbi hizmet birimleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihazlar protokol süresinin bitiş tarihinde herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Ancak, protokolün bitmesine iki yıldan az süre kalmış hastanelerin iptal işlemleri bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren ikinci yılın sonunda uygulanır.
Vakıf üniversiteleri kadrolarında bulunan öğretim üyesi tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar tıp fakültesi/diş hekimliği fakültesinin bulunduğu il dışındaki özel hastanelerde çalışamaz. Bu fıkranın hükümlerine aykırı olarak çalışan öğretim üyelerinin görevlendirmeleri 31/12/2019 tarihinde sonlandırılır.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
2) Daha sonra, anılan maddenin 2. fıkrası 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile; "Vakıf üniversitelerine ait hastanelerin ruhsatları üniversitenin adıyla düzenlenir ve hastane yalnızca üniversite tarafından işletilir. Hastane ruhsatında yazılı isim dışında isim kullanılamaz. Laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri dışında tüm tıbbi hizmet birimlerinin ruhsat sahibi üniversite tarafından işletilmesi zorunlu olup, işletme hakkının kısmen veya tamamen gerçek veya tüzel kişilere hiçbir şekilde devri mümkün değildir. Bakanlıkça vakıf üniversite hastanelerine/ek birimlerine verilen ön izinler, faal en az bir hastanesi olması kaydıyla ön izin alındığı ilden, planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri ile uzman tabip dağılımı yönünden daha az yoğunluklu diğer bir ile taşınmak şartı ve Bakanlık onayı ile bir kereye mahsus devredilebilir. En az bir faal hastanesi olan vakıf üniversiteleri, faal diğer hastanelerini/ek birimleri veya askıda olan hastanelerini/ek birimlerini aynı ilde veya planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri ile uzman tabip dağılımı yönünden daha az yoğunluklu diğer bir ile taşınmak şartı ve Bakanlık onayı ile bir kereye mahsus olmak kaydıyla devredebilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
3) Bu değişiklikler sonrası, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce davacı Başkent Üniversite Rektörlüğü Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezine hitaben yazılan bila tarih ve ... sayılı dava konusu yazı ile; Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ilgili bütün iş ve işlemlerinin Özel Hastaneler Birimine devredildiği, dosyaların ilgili birime gönderildiği, bu tarihten itibaren bütün yazışma, iş ve işlemlerin Kamu Tesisleri Birimine gönderilmeden Özel Hastaneler Birimi ile yapılması gerektiği hususu davacı Rektörlüğe bildirilmiştir.
4) Bu yazının davacıya tebliği üzerine, anılan işlem ile bu işlemin dayanağı olan 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 8. maddesinin 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 1. ve 5. fıkraları ile 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. fıkrasının ilk üç cümlesinin iptali istemiyle görülen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 56. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3. fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4. fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği hükmüne yer verilmiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. Maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; 9. maddesinin (c) bendinde ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca Özel Hastaneler Yönetmeliği hazırlanmış, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Düzenleyici işlem yönünden;
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Yönetmelik Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, üniversitelere ve diğer kamu tüzel kişilerine ait hastaneler hariç olmak üzere; gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerine ait hastaneleri kapsar." hükmüne yer verilerek Yönetmeliğin kapsamı belirlenmiş ve vakıf üniversitesi hastanelerine Yönetmelik kapsamında yer verilmemiştir.

Diğer taraftan, Anayasa'nın 130. maddesinin 2. fıkrasında, Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurabileceği belirtildikten sonra aynı maddenin son fıkrasında, vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, üniversiteler ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunlar içindeki fakülte, enstitü ve yüksekokulların, Cumhurbaşkanınca yapılan yükseköğretim planlaması çerçevesinde kanunla kurulacağı belirtilmiş olup; 7. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, Devlet Kalkınma Planlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda ve yükseköğretim planlaması çerçevesi içinde, bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak, yükseköğretim kurumları içinde bölüm, anabilim ve anasanat dalları ile uygulama ve araştırma merkezi açılması, birleştirilmesi veya kapatılması, konservatuvar, meslek yüksekokulu veya destek, hazırlık okul veya birimleri kurulması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek öneriler üzerine karar vermek Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kanun'un ek 2. maddesinde, vakıfların kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla yükseköğretim kurumları kurabilecekleri düzenlenmiş; ek 6. maddesinde, kurulacak yükseköğretim kurumunun, vakıf tüzel kişiliği dışında ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olacağı belirtilmiş; ek 8. maddesinde, öğretim elemanlarının niteliklerinin Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerinin aynısı olacağı hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek maddelerinde, vakıflar tarafından kurulan üniversitelerin kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kuruldukları hükme bağlanmıştır.
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin dava konusu ek 8. maddesinin 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 1. ve 5. fıkraları ile 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. fıkrasının ilk üç cümlesinde; vakıf üniversiteleri hastanelerinin, bu Yönetmelikte öngörülen planlama, ön izin ve ruhsatlandırma şartları ile sağlık insan gücü kriterlerine, bina, fizik yapı, tesis, tıbbi donanım ve hizmet standartlarına uyacağı belirtilerek bu hastanelerin ruhsatlarının düzenlenmesi ile işletme hak ve usulüne ve personeline ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuata göre, 2547 sayılı Kanun kapsamında yükseköğretim kurumu olarak kurulan, yükseköğretim mevzuatına tabi olan, ayrı kamu tüzel kişiliğini haiz vakıf üniversiteleri hastanelerinin Özel Hastaneler Yönetmeliğinin kapsam maddesinde yer almaması ve vakıf üniversite hastaneleri ile ilgili Özel Hastaneler Yönetmeliği ile düzenleme yapılmasına hukuken imkan bulunmaması nedeniyle dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bireysel işlem yönünden:
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin yukarıda hukuka aykırılığı tespit edilen ek 8. maddesi hükümlerine dayanılarak, Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ilgili tüm iş ve işlemlerinin Özel Hastaneler Birimine devredildiğine dair İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen dava konusu bila tarih ve ... sayılı işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Üniversitesi ... Uygulama ve Araştırma Merkezi ile ilgili tüm iş ve işlemlerinin Özel Hastaneler Birimine devredildiğine dair İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün bila tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 27/03/2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 8. maddesinin 31/05/2019 tarihli ve 30790 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 1. ve 5. fıkraları ile 28/09/2019 tarihli ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. fıkrasının ilk üç cümlesinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/09/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X) - KARŞI OY :

Anayasanın 56. maddesinde "... Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
...",
Öte yandan, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun;
- 2. maddesinde, "Bu Kanun, Milli Savunma Bakanlığı hariç, bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişilerini ve gerçek kişileri kapsar.",
- 9. maddesinin (c) bendinde, "Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ... Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.",
- Ek 15. maddesinde, "Tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversiteleri; tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir. ... Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir."
kurallarına yer verilmiştir.
Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Sağlık Bakanlığının ülke içerisinde tüm kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları tarafından sağlık hizmetlerinin yürütülmesi hususunda her türlü planlama, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinin usulünü belirleme ve hizmetin devamlılığını sağlamaya yönelik tedbirler alma yetki ve görevi bulunduğundan, bu yetki ve görevler çerçevesinde yürürlüğe konulan Yönetmeliğin ek 8. maddesinin ilgili fıkralarında ve bu düzenlemelere dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, davanın reddi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın