10. Daire 2019/2664 E. 2023/2752 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2019/2664 Esas 2023/2752 Karar 24.05.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/2664 E., 2023/2752 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No: 2019/2664 Karar No: 2023/2752
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği / … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, … köyü, … mezrasında ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünden göç etmek zorunda kaldığını iddia eden davacı tarafından, mal varlığına ulaşamamaktan kaynaklanan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Hakkari Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 13/02/2018 tarih ve E:2015/9395, K:2018/1432 sayılı bozma kararına uyularak, davacı ile davalı idare arasında imzalanılan 06/09/2007 tarihli sulhname kapsamında davacının Akocak köyü, Aşağıolukbaşı mezrasına yönelik mal varlığına ulaşamamaktan kaynaklanan zararının tamamının karşılandığı, davacının uyuşmazlığa konu başvurusunun mükerrer başvuru niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu yerleşim biriminde kendisine ait tapulu taşınmazlar bulunduğu, kadastro işlemi sonrasında tapu edinenlere mükerrer olup olmadığına bakılmaksızın mal varlığına ulaşamamaktan kaynaklanan zararları nedeniyle ödeme yapıldığı iddialarıyla kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, … köyü, … mezrasında ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünden göç etmek zorunda kaldığını iddia eden davacı tarafından, mal varlığına ulaşmamaktan kaynaklanan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yaptığı başvuru üzerine, Hakkari Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonunca, … numaralı dosyada … tarih ve … sayılı kararla davacıya 128,00 m² ev için 8.229,89 TL, 84,00 m² ahır için 3.102,62 TL, 12.000,00 m² ağaç yonca(sulu) için 7.524,00 TL, 8.000,00 m² ağaç arpa için 1.185,60 TL, 30.000,00 m² ağaç korunga için 11.457,00 TL, 20.000,00 m² ağaç buğday için 5.130,00 TL olmak üzere toplam 35.850,31 TL ödenmesine karar verilmiş ve anılan tutar üzerinden 06/09/2007 tarihinde davalı idare ile davacı arasında sulhname imzalanmıştır. Daha sonra, davacı tarafından anılan yerleşim biriminde kadastro geçtikten sonra 43789 numaralı dosyada yapmış olduğu aynı yerleşim birimine ilişkin dava konusu ikinci başvuru, Hakkari Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonunca, … tarih ve … sayılı kararla tapu kayıtlarına göre terör nedeniyle boşaltılan yerde arazisinin bulunmadığından bahisle reddedilmiştir. Komisyon kararında ret sebebi boşaltılan yerde tapuya kayıtlı taşınmazının bulunmaması olarak gösterilmiş ise de, dosyada bulunan 18/10/2013 tarihli ifade tutanağında ve davalı idarenin dosyada mevcut savunma dilekçesinde aynı yerleşim birimi dolayısıyla daha önceden tazminat aldığı için red kararı verildiği belirtildiğinden, gerçek ret sebebinin aynı yere ilişkin aynı kişiye mükerrer ödeme yapılmasına mahal vermeme düşüncesi olduğu görülmektedir. UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, … köyünde 26/07/2008 tarihinde gerçekleştirilen kadastro işlemi sonrasında, … mevkiinde bir adet 937,69 m² 1/2 hisseli, bir adet 3.375,15 m² olmak üzere iki adet ev, biri 78,569,14 m² 1/3 hisseli, diğeri 47,457,18 m² olmak üzere iki adet tarla, … mevkiinde, 11.026,62 m² 1/2 hisseli, 11.693,55 m² 1/2 hisseli ve 11.100,16 m² 1/2 hisseli olmak üzere üç adet tarla, … mevkiinde 184,71 m² ev, … mevkiinde ise 22,170,54 m² tarla vasfında taşınmazın davacı adına kaydedildiği görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Kanun'un amacının, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek olduğu; 2. maddesinin 1. fıkrasında, Kanun'un, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı belirtilmiş; 7. maddesinde ise, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararların, bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla idarece ödeneceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, davacının Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, … köyü, … mezrasına ilişkin mal varlığına ulaşamamaktan kaynaklı zararlarının karşılanması istemiyle yaptığı ilk başvurusu neticesinde, 3289 numaralı dosya kapsamında 128,00 m² ev, 84,00 m² ahır ve 70.000,00 m² arazi için ödeme yapıldığı, oysaki 26/07/2008 tarihinde gerçekleştirilen kadastro işlemi sonrasında, … , … , … ve … mevkiilerinde iki adet evin, yine tarla vasfında 70.000,00 m²'nin üzerinde taşınmazın davacı adına tescil edildiği dikkate alındığında, davacıya mal varlığına ulaşamamaktan kaynaklı zararlarının karşılanması istemiyle yaptığı ilk başvurusu neticesinde ödeme yapılan mal varlığı değerleri ile gerçekleştirilen kadastro işlemi sonrasında davacı adına tescil edilen mal varlığı değerlerinin tür ve miktar olarak birbiriyle örtüşmediği görülmektedir. Gerçekleştirilen kadastro işlemi sonrasında, davacı adına kaydı yapılmış olup öncesinde davacıya veya bir başkasına 5233 sayılı Kanun kapsamında mal varlığına ulaşılamamasından kaynaklı zarar tazmin talebine konu edilmeyen bir taşınmaz var ise (70.000,00 m²'nin üzerindeki tarla vasfındaki yerler ile zarar tazminine konu edilmemiş (varsa) ikinci bir ev, arsa vasfındaki vb. taşınmazlar) bu taşınmaza ilişkin davacının zararının karşılanacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle, salt … mezrasına ilişkin tüm zararının (zilyetliğinde bulunan taşınmazlar esas alınarak) davacı ile davalı idare arasında imzalanan sulhname kapsamında karşılandığı, kadastro işlemi sonrasında gerçekleştirilen dava konusu ikinci başvurunun mükerrer bir başvuru olduğu gerekçesiyle eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, öncelikle gerçekleştirilen tesis kadastrosu işlemi sonucunda davacı adına tescil edilen taşınmazların bulunduğu … , … , … ve … mevkiilerinin … köyünün … mezrasına bağlı olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Sonrasında ise, … mezrasına bağlı olduğu tespit edilen mevkilerde bulunan ve 06/09/2007 tarihli sulhname kapsamında ödemesi yapılan mal varlığı değerleri ile, 26/07/2008 tarihinde gerçekleştirilen kadastro işlemi sonrasında davacı adına tescili yapılan mal varlığı değerlerinin tür ve miktar itibarıyla birbiriyle karşılaştırılması, kadastro işlemi sonrasında davacı adına tescili yapılan taşınmazlardan davacı veya bir başkası adına 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında mal varlığına ulaşılamamasından kaynaklı zarar tazmin talebine konu edilmeyen bir taşınmaz bulunuyorsa, davacının (varsa) bu taşınmaza ilişkin zararının karşılanması gerektiğinden -gerekçede hangi taşınmaza / taşınmazlara ilişkin zarar tazmininin gerektiği de belirtilmek suretiyle- dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi, diğer durumlarda ise ikinci başvuru mükerrer olacağından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, anılan yerleşim biriminde, gerçekleştirilen tesis kadastrosu sonucunda davacı adına tescil edilen taşınmazlar dışında, davacının satış yoluyla edindiği taşınmazların bakılan davada zarar tazminine konu olamayacağı açıktır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.