10. Daire 2019/12909 E. 2023/1077 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2019/12909 Esas 2023/1077 Karar 09.03.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/12909 E., 2023/1077 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/12909 Karar No : 2023/1077
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) :…
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmaktayken hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle özel güvenlik kimlik belgesinin (çalışma izninin) iptaline dair Ankara Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının kendisine yönelik kısmının iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu işleme dayanak olarak davacının Asya Katılım bankasında hesabının bulunduğunun ve davacı hakkında başkaca bilgi ve belge kaydına rastlanmadığının belirtilmesi üzerine ara kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan söz konusu bankadaki davacıya ait hesap bilgilerine, tüm hesap hareketlerine, hesabın aktif olup olmadığına, hesaba yatırılan paralara ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin istenilmesine karar verilmesi üzerine gelen belgedeki para hareketleri incelendiğinde, söz konusu hesabın maaş hesabı olarak açıldığı ve hesaba yatan paraların maaş olduğu, davacının 2014 yılında para artırımına yönelik bir eyleminin olmadığı, davacının söz konusu bankada hesabı bulunmakla birlikte hesaba maaş dışında herhangi bir para yatırılmadığı anlaşıldığıdan, davacının özel güvenlik görevlisi kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 03/09/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu …İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak çalışacakların her türlü suç şüphesinden uzak olması gerektiği, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca yapılan tespitler neticesinde işlem tesis edildiği, mevzuatla idarelerine dava konusu işlemin tesisi yönünde takdir yetkisi verildiği, ayrıca parasal haklara ilişkin Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma ya da hesaplama yapılmadan kurulan hükmün hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 05/02/2020 tarihli ara kararıyla davalı Ankara Valiliğinden ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından istenilen bilgi ve belgelerin geldiği görülmekle, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacı tarafından; Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda FETÖ'nün talimatından sonra Bank Asyada hesap açan ya da para artışı olan özel güvenlik görevlilerine ait listede adının yer aldığının tespiti sebebiyle durumu olumsuz değerlendirilerek özel güvenlik belgesinin ve çalışma izninin iptal edildiği, söz konusu işlemin davacıya tebliğ edilmesi üzerine dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle çalışamadığı sürelere ilişkin yoksun kaldığı ileri sürülen maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu tesis edildiği görülmekte olup; Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (h) bendi, "4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı" gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi: Davacı tarafından, dava konusu işlem nedeniyle çalışamadığı sürelere ilişkin yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiş, İdare Mahkemesince işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davacıya ödenmesine karar verilmiş ve Bölge İdare Mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmiştir. Uyuşmazlıkta, Mahkemece işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de; davacı tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığında çalıştığı ileri sürülmüş olup, dosya kapsamında davacının çalışmasının niteliğinin tespitine yönelik bir evrak bulunmadığı görüldüğünden, davacının taşeron şirket vasıtasıyla iş sözleşmesi kapsamında mı yoksa kadrolu olarak mı çalıştığı, hangi statü ve görev unvanında istihdam edildiği, iş sözleşmesi kapsamında çalışıyor ise, iş sözleşmesinin belirli süreli mi belirsiz süreli mi olduğu ve dava konusu işlem nedeniyle sona erip ermediği, bu süre içerisinde aynı iş yerinde çalışıp çalışmadığı, çalışma izninin iptal edildiği tarihte iş sözleşmesinin sona ermesine ne kadar süre kaldığı ve davacının talep ettiği parasal haklarının neler olduğu ve bu süreçte davacının gelir getirici bir işte çalışıp çalışmadığı hususları araştırılarak, işlem nedeniyle davacının iş sözleşmesi kapsamında çalışması durumunda sözleşmesinin süresinden önce sona erip ermediği tespit edilmek ve davacının yoksun kaldığı maddi kaybının olup olmadığı açık ve net bir şekilde belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında, bu yönden hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN REDDİNE, KISMEN KABULÜNE, 2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.