10. Daire 2019/11676 E. 2023/7618 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2019/11676 Esas 2023/7618 Karar 30.11.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11676 E., 2023/7618 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/11676 Karar No : 2023/7618
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- Kendi adlarına asaleten … ve …'ya velayeten … ve … 2- …, …, …'a velayeten … VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılardan …'nın Mardin ili Kızıltepe ilçesi Devlet Hastanesinde gerçekleştirdiği doğumda ikiz çocuklarından …'nın engelli olarak doğmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, … için 500.000,00 TL (miktar artırımı ile 1.701.093,08 TL) maddi ve 200.000,00 TL manevi, anne … ve baba … için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi, kardeşleri …, …, … ve … için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 500.000,00 TL (miktar artırımı ile 1.701.093,08 TL) maddi ve 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; somut olayda kamu hizmetlerinin aksamadan ve gereği gibi yürütülmesini sağlayacak organizasyonları yaparak yeterli araç ve gereçle ve hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğü bulunan idarenin, hizmetin gereği gibi işlemesini sağlayacak yeterli araç ve personel bulundurmaması nedeniyle sağlık hizmetinin yürütülmesi aşamasında hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden; davacı …'nın maddi tazminat isteminin kabulüne, 1.701.093,08 TL tutarındaki maddi tazminatın 500.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihinden, miktar artırım dilekçesiyle artırılan 1.201.093,08 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin Mahkeme kaydına girdiği 31/05/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davacıya ödenmesine, manevi tazminat yönünden; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, takdiren … için 70.000,00 TL, anne … ve baba … için ayrı ayrı 50.000,00 TL, kardeşler …, …, … ve … için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta sağlık hizmetinin işletilmesinde kusur bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılardan Gülhan Akkaya doğum sancısı şikayeti ile 13/01/2014 günü saat 01:30'da Kızıltepe Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisine başvurmuştur. Kendi iddiasına göre; Kadın Doğum Servisinin kapısının kapalı ve şifreli olmasından dolayı doğumhaneye girememiş ve doğumhanenin kapısında 40-45 dk. kadar beklemiştir. Acil servisteki güvenlik görevlisinin doğumhane servisine telefon açması ile doğumhaneye girebilmiş ancak bekleme esnasında gebelik suyu gelmiş ve vajende kordon sarkması yaşanmıştır. Kordon sarkması neticesinde de davacının ikiz bebeklerinden ... engelli olarak dünyaya gelmiştir. İdare Mahkemesince hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nca düzenlenen … tarih ve … sayılı bilirkişi raporunda; ".. bebeklerden birinde doğum öncesi kordon sarkması olduğu, buna bağlı olarak da hipoksik beyin ve merkezi sinir sistemi arızaları meydana gelebileceğinin tıbben bilindiği, ancak kordon sarkmasının hastanın doğumhaneye gelmeden önce mi, yoksa doğumhane kapısında beklediği sırada mı olduğu hususunda geriye dönük değerlendirme ile tıbben ayrım yapılamayacağı, dolayısıyla bebekte oluşan klinik tablo ile doğumhane kapısında bekletilme iddiası arasında tıbben illiyet bağının kurulamadığı, doğum yapmak üzere sağlık kuruluşuna başvuran hastaların acil hallerde hemen doğumhaneye alınması gerektiği, doğumhane kapısının açılmaması nedeniyle hastanın 40 dakika kadar bekletilmesi hususunda hizmet kusuru yönünden değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu..." belirtilmiştir. Olayla ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ceza soruşturma neticesinde; … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile müşteki … doğumhanenin kapısında beklerken kapıyı açmayan kişinin kim olduğunun belirlenemediği gerekçesiyle, şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. İdare Mahkemesince de söz konusu bilirkişi raporu ve olayla ilgili olarak yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadeler göz önünde bulundurularak, olayda hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; uyuşmazlıkta, meydana gelen kordon sarkması neticesinde davacı ...'nın engelli olarak dünyaya geldiğinin sabit olduğu, ancak, kordon sarkmasının doğumhaneye gelmeden önce mi yoksa doğumhane kapısında beklemekten kaynaklandığı hususunda her türlü şüpheden uzak, açık, net ve somut bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca,doğum yapmak üzere sağlık kuruluşuna başvuran hastanın, ilk muayene ve tetkikler sonrasında kadın doğum servisine alınması şeklinde işletilen olağan prosedür karşısında, acilden giriş yapması gerekirken, doğrudan doğumhanenin kapısına gidildiği ve doğumhanenin kapısında 40-45 dk. kadar bekletildikleri yönündeki davacı taraf iddialarına da hayatın olağan akışına aykırı görüldüğünden, itibar edilmemiştir. Bu itibarla, somut olayda, idarenin hizmet kusurundan kaynaklı sorumluluğunun şartları olan zarar, kusur ve illiyet bağı şartlarının birlikte gerçekleşmediğinden davanın reddi gerekirken, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davacılardan …'nın 04/02/2017 tarihinde vefat ettiği de görüldüğünden, işbu bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılacağı da açıktır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY : Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, kordon sarkmasının doğumhanenin kapısında beklemekten kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı, kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiği, olayla ilgili olarak kamera kaydı bulunup bulunmadığının daha detaylı araştırıldıktan sonra dava dosyası bir bütün halinde ele alınarak yapılacak inceleme neticesinde yeniden bir karar verilmesi gerektiği, bu nedenle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, kararın bu nedenle bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına gerekçesi yönünden katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.