10. Daire 2019/10465 E. 2022/5531 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2019/10465 E. 2022/5531 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2019/10465 Esas 2022/5531 Karar 28.11.2022
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10465 E.,  2022/5531 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/10465
Karar No : 2022/5531

DAVACI: …

DAVALILAR:
1) … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

2) … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı yazısı kapsamında hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin olarak, savunmasını yapabilmek amacıyla, soruşturmaya konu olan iletişimin dinlenilmesine ilişkin kararların ve dayanak bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde tarafına verilmesine yönelik talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı karar ile anılan kararın dayanağı olan Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, meslek hayatı boyunca hiçbir adli ve idari soruşturma geçirmediği, tüm terfilerini iyi derece ile yaptığı, ancak HSYK Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı yazısı ile hakkında soruşturma başlatıldığı, durumun kendisine ceza infaz kurumunda tebliğ edildiği, 19/01/2017 tarihli dilekçesi ile soruşturmaya konu "iletişimin dinlenmesine" ilişkin kararla ilgili tüm bilgi ve belgeleri talep ettiği, HSYK Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı yazısı ile ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve … D. İş sayılı kararı gerekçe gösterilerek talebinin reddedildiği, ret kararına karşı Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunduğu, Kurulun … tarih ve … sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı ilke kararı ve Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 16., 19. ve 20. maddeleri dayanak gösterilerek talebinin reddedildiği,
-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6/2. maddesine göre, herkesin kendisine yöneltilen suçların niteliği ve nedeninden en kısa zamanda haberdar edilmek ve savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kaynaklara sahip olmak haklarının bulunduğu, dava konusu işlemle soruşturmaya konu olan karar, bilgi ve belgelerin verilmemesinin AİHS'nin 6/2. maddesine aykırı olduğu, hak ihlali oluşturduğu,
-Anayasanın 129. maddesine göre hiç kimseye savunma hakkı verilmeden ceza verilemeyeceği, soruşturmaya konu olay kapsamında 20/07/2011-20/01/2012 tarihleri arasında birçok kez "iletişimin tespiti ve dinlenmesi"ne karar verildiği, buna ilişkin bilgi ve belgeler olmaksızın konuya dair savunma yapamayacağı,
-Dava konusu edilen işlemlerin ve dayanak ilke kararının hak ihlali oluşturacak nitelikte savunma hakkını kısıtladığı ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI:
Davalı Adalet Bakanlığının Savunması:
-Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunan terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişi ve kuruluşlar hakkında yürütülmekte olan idari ve adli soruşturmaların henüz devam etmesi, bu soruşturmaların devletin emniyeti ile milli güvenliği açısından taşıdığı önem sebebiyle gerek Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının, gerekse bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin, açıklanması hâlinde 4982 sayılı Kanun'un 16. maddesinde zikredilen Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek türden bilgi ve belgelerden olması, ilaveten bu türden bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Kanun'un “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesi ile “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20. maddesinde sayılan haller kapsamında olması nedeniyle idari ve adli soruşturmalar tamamlanmadan erişime açılmalarının anılan mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil edeceği değerlendirildiğinden, kamu kurum ve kuruluşları için yeknesak bir uygulama sağlanması açısından anılan İlke Kararının alındığı, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, savunulmaktadır.

Davalı Hakimler ve Savcılar Kurulunun Savunması:
-Anayasa'nın "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 10. fıkrasına göre, HSK'nın meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamayacağının belirtildiği, 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun 33/5. maddesinin de aynı doğrultuda olduğu, bu konuda bir çok yargı kararı olduğu, HSK'nın hizmet birimi olan HSK Genel Sekreterliği işlemi ile cevap verilmiş olmasının, bilgi edinme başvurusunun reddine ilişkin HSK işleminin yargı denetimine açılması sonucunu doğurmayacağı, aksi halde Kanun hükmü dolanılarak yargı yolu kapalı olan bir idari işlemin yargısal incelemeye tabi tutulmasının söz konusu olacağı, her ne kadar 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 15. maddesinde, yargı denetimi dışında kalan işlemlerden bazıları hakkında bilgi edinme hakkının kullanabileceği belirtilse de, maddedeki idari işlemin "kişinin çalışma hayatını" ve "mesleki onurunu" etkileyecek olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, olağanüstü hal çerçevesinde üstün kamu yararı gözetilerek tesis edilen dava konusu işlemin davacının meslek onurunu etkileme niteliği taşımaması nedeni ile HSK Genel Sekreterliği işleminin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, bu nedenle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği,
-Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Teftiş Kurulu Teftiş Rehberinde; disiplin soruşturmalarına ilişkin, 2802 sayılı Kanun'un 71. maddesi gereği, savunma hakkı kapsamında yürütülen işlemlerle ilgili olarak, soruşturma evrakını inceleme ve suret alma hususunda 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 19. maddesi hükmünün uygulamada göz önünde bulundurulacağının düzenlendiği, buna göre, kendisinden savunma istenmesi üzerine davacı tarafından yapılan başvurunun Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Teftiş Kurulu Teftiş Rehberinin yollaması ile 4982 sayılı Kanun'un yukarıda hükmüne yer verilen 19. maddesi uyarınca reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
- Kaldı ki davacının başvuru içeriğinde talep ettiği belgelerin, HSK ... Dairesinin E:… sayılı dosyasından evrak gönderilmesi istemine yönelik 05/03/2018 tarihli dilekçesi üzerine HSK Genel Sekreterliğinin … tarihli ve … sayılı yazısı ile davacıya gönderilmiş ve 25/07/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olduğu,
- Kişilerin bilgi edinme hakkını kullanma kapsamında idareye yaptıkları başvuruların herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın her türlü bilgi ve belgeye ulaşma hakkına sahip olma olanağı vermeyeceği, kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlüklerinin de hukuk tarafından korunma altına alındığı, bilgi edinme hakkının kullanılmasının, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanması gerektiği,
-Davacının hakkında yürütülen soruşturmadaki bilgi ve belgelerin tarafına verilmesine yönelik talebinin reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başmüfettişliği işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; Hakimler ve Savcılar Kurulu Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı yazısı kapsamında hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin olarak, savunmasını yapabilmek amacıyla, soruşturmaya konu olan iletişimin dinlenilmesine ilişkin kararların ve dayanak bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde tarafına verilmesine yönelik talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işleme karşı itiraz yoluna başvurması üzerine, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunca verilen … tarih ve … sayılı itirazın reddine ilişkin kararın ve söz konusu işlemlere dayanak gösterilen Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 4.8.2016 gün ve 2016/1 sayılı İlke Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanmak üzere yürürlüğe konulan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14'üncü maddesinde, bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulduğuna işaret edilmiş; 16'ncı maddesinde, ''Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.'' hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 19'uncu maddesinde, ''Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.'' hükmüne yer verilmiş, 20'nci maddesinde ise, ''Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.'' kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Adalet Bakanlığında görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen davacının, hakkındaki soruşturma ve soruşturmaya konu iletişim dinlemesi ile ilgili tarafına bilgi verilmesi talebiyle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna yapılan başvurunun … gün ve … sayılı işlem ile reddi üzerine, söz konusu işleme karşı yapılan itirazın da reddine ilişkin Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunca verilen … tarih ve … sayılı işlem ile işlemlere dayanak gösterilen Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun www.bedk.gov.tr adresinde yayımlanan 4.8.2016 gün ve 2016/1 sayılı ilke kararının iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun dava konusu 4.8.2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararında; "1-Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 16'ncı, 19'uncu ve 20'inci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilmesi ve konu ile ilgili uygulamanın bu doğrultuda yapılması gerektiği, 2- Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında idari veya adli soruşturma başlatılan, açığa alınan ve/veya 667 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamenin 3 ve 4'üncü maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkartılan kişilerle ilgili bu işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların mezkur Kanunun 19 ve 20'nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiği," belirtilmiştir.
Bilindiği üzere Fethullahçı Terör Örgütünün 15.7.2016 tarihinde gerçekleşen silahlı darbe teşebbüsü sonrasında 20.7.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmiş, adı geçen terör örgütüne üye olan şahısların belirlenmesi amacıyla geniş kapsamlı idari ve adli soruşturmalar açılmış, örgüt üyeliği belirlenen kamu görevlileri çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bu durumda, 4982 sayılı Kanun ile verilen yetki çerçevesinde, Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulunun, söz konusu Kanunun 16, 19 ve 20'nci maddeleri uyarınca alınan 4.8.2016 tarihli ve 2016/1 sayılı ilke kararında ve davacının hakkındaki ihraç kararıyla ilgili olarak bilgilendirilme talebiyle yapılan başvuruların reddinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; İzmir Hâkimi iken Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu'nun … tarihli ve … sayılı kararıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen ve yine Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarihli ve … sayılı kararıyla; 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından; hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı yazısı kapsamında başlatılan idari soruşturmada savunma hakkını kullanmak amacıyla, soruşturmaya konu edilen iletişimin dinlenilmesine ilişkin yargı kararlarının ve dayanak bilgi ve belgelerin tarafına verilmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı işleminin, bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının ve taleplerinin karşılanmamasına dayanak olarak gösterilen Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun, dava konusu edilen işlemine karşı kanun yolu kapalı olduğundan bahisle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin usuli itirazı; dava konusu edilen işlemin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliği tarafından tesis edilmiş olması nedeniyle, Anayasa'nın 159. maddesinin 10. fıkrasında bahsi geçen "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmü kapsamında yer almadığı sonucuna varıldığından, yerinde görülmemiştir.
Nitekim, Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2021 tarih, Başvuru No:2018/17191 sayılı, Kasım İlimoğlu kararında; savcı olarak görev yapmakta iken hakkında soruşturma açılan davacının, kendisi hakkında yürütülen soruşturma evrakının verilmesi talebinin Kurul Genel Sekreterliği tarafından reddedildiği ve işlemde başvurucuya altmış gün içinde idari yargıya başvurabileceğinin hatırlatıldığı, söz konusu işlemin iptali için açılan dava sonucunda verilen iptal kararının istinaf incelemesi sonucu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin 27/03/2018 tarihli kararı ile iptal kararının kaldırıldığı ve davanın reddine hükmedildiği, ret gerekçesinde öncelikle Anayasa'nın Kurula ilişkin hükümleri ile 11/12/2010 tarihli ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nda yer alan düzenlemeler hatırlatılarak meslekten çıkarma cezası hariç Kurul kararlarına karşı yargı yolunun kapalı olduğunun ifade edildiği, başvurucunun soruşturma evrakının örneğinin tarafına verilmesi isteminin Kurul tarafından reddedildiğinin, söz konusu ret işlemine karşı da yargı yolunun kapalı olduğunun ve bu nedenle davanın esasının incelenmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, bunun üzerine başvurucu tarafından bireysel başvuru yapıldığı belirtilerek; Genel Sekreterlik makamının tek başına Kurul kararı olarak nitelenebilecek bir tasarrufta bulunmasının ilgili yasal düzenlemeler uyarınca söz konusu olmadığı, bununla beraber Kurul kararlarına karşı yargı yolunun (meslekten çıkarma kararları dışında) kapalı olduğunu belirleyen Anayasa'nın 159. madde hükmünü yasal düzeyde somutlaştıran 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesinde, meslekten çıkarma dışında kararlarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu belirtilen birimlerin Genel Kurul ve daireler olarak ifade edildiği, Kurul kararlarına karşı yargı yolunun bir istisna dışında kapalı olduğunu belirleyen bu hükümde Genel Sekreterliğin zikredilmediği, bu bağlamda gerek Kurula ilişkin görev, yetki ve teşkilatı düzenleyen hükümler gerekse de Kurul kararlarına dair yargı yoluna ilişkin istisnayı belirleyen kurallar dikkate alındığında, Kurul tarafından alınan bir kararın söz konusu olmadığı, salt Genel Sekreterlik tarafından tesis edilen işlemlere karşı yargı yolunun kapalı olduğunu ifade eden açık bir kanun hükmünün olduğunun söylenemeyeceği, bir başka ifadeyle kategorik olarak Genel Sekreterlik tarafından tesis edilen her türlü işleme karşı yargı yolunun kapatılmadığı; Genel Sekreterliğin, Genel Kurul veya dairelerin kararına dayalı olarak tesis ettiği işlemler ile Genel Kurul veya dairelerin kararlarına hazırlık mahiyetinde olan işlemlerinin yargı denetimine kapalı olduğunun anlaşıldığı, başvuru konusu olayda dava konusu işlem, soruşturma evrakının verilmesi talebinin Genel Sekreterlik tarafından reddine ilişkin bir tasarruf olduğu, Genel Sekreterlik makamı tarafından talebin reddine dair işlem başvurucuya bildirilirken işleme karşı idari yargı yoluna başvurabileceğinin dahi ifade edildiği, bu süreçte başvurucunun evrak talebine dair karar organları olan Genel Kurul veya daireler tarafından bir karar alınmadığı, ancak Mahkeme tarafından, ortada Kurul tarafından alınmış bir karar bulunmamasına ve Genel Sekreterlik tarafından yapılan idari işlemlerin yargı denetimine kapalı olduğunu belirleyen açık bir kanun hükmü bulunmamasına karşın davanın incelenmeksizin reddedildiği gerekçesiyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" başlıklı 74. maddesinin 4. fıkrasında, "Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir." hükmü;
"Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" başlıklı 15. maddesinde, "Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir." hükmü;
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir." hükmü; "Bilgi edinme hakkı" başlıklı 4. maddesinde, "Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir." hükmü;
"Bilgi verme yükümlülüğü" başlıklı 5. maddesinde, "Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmü;
"Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler" başlıklı 8. maddesinde, "Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir." hükmü;
"İtiraz usulü" başlıklı 13. maddesinde, "Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Kurula itiraz edebilir. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi onbeş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler. Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur." hükmü;
"Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu" başlıklı 14. maddesinde, "Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.
...
Kurulun sekretarya hizmetleri Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
Kurulun görev ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Cumhurbaşkanlığınca hazırlanarak yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir. " hükmü;
"Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 16. maddesinde, "Açıklanması hâlinde Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır." hükmü;
"İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 18. maddesinde, "Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir." hükmü;
"İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 19. maddesinde, "Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır." hükmü;
"Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 20. maddesinde, "Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır." hükmü bulunmaktadır.
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 25. maddesinde, “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, Kanunun 16 ve 17'nci maddelerinde öngörülen sebeplere dayanılarak verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafınan alınan Olağanüstü Hal KHK’ları Kapsamındaki Tedbir ve İşlemlerle İlgili Bilgi Edinme Başvuruları Hakkında 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı İlke Kararında, "Bilindiği üzere, Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 silahlı darbe teşebbüsü neticesinde 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde Olağanüstü Hal ilan edilmiş ve alınan Olağanüstü Hal Kararı Türkiye Büyük Millet Meclisinin 21/07/2016 tarihli ve 1116 Karar Nolu kararı ile onaylanmıştır. Bu çerçevede Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinde yer alan tedbirler ile bunların uygulanmasına ilişkin işlemlerle ilgili olarak yapılacak olan bilgi edinme başvurularının yanıtlanmasında izlenecek usul ve esaslara ilişkin olarak;
1-Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin eki listelerde sayılarak kamu görevinden çıkartılan kişiler ile kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgi ve belgeler hakkındaki bilgi edinme başvurularının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 16 ncı, 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilmesi ve konu ile ilgili uygulamanın bu doğrultuda yapılması gerektiği,
2- Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve bu nedenlerle haklarında idari veya adli soruşturma başlatılan, açığa alınan ve/veya 667 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamenin 3 ve 4. maddeleri uyarınca kamu görevinden çıkartılan kişilerle ilgili bu işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca talep edilmesi durumunda başvuruların mezkur Kanunun 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca bilgi edinme hakkı kapsamı dışında değerlendirilerek bu doğrultuda uygulamaya gidilmesi gerektiği,
Hususlarının 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 14 üncü maddesinin Kurulumuza tanıdığı yetki çerçevesinde; 4982 sayılı Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarına bildirilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir." hususları yer almıştır.
Dava Konusu İşlemlerin İncelenmesi:
1-Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 04/08/2016 tarih ve 2016/1 sayılı ilke kararının incelenmesi:
Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik 15/07/2016 tarihli darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulu'nun 20/07/2016 tarih ve 498 sayılı kararı ile hükümete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesi üzerine, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu ülke genelinde olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar vermiş, Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanan karar 21/07/2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Olağanüstü hâli gerekli kılan konu, OHAL ilanının ardından çıkarılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile bunu takip eden diğer OHAL KHK'lerinde düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılarak Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunmak istendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, OHAL KHK'lerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğindedir.
15 Temmuz 2016 tarihinde olduğu gibi Devlet ve millet bekasının gerçek ve yakın bir tehlike altına girdiği durumlarda Anayasa ve Uluslararası Hukukun çizdiği sınırlar çerçevesinde gerekli tedbirlerin alınması zorunlu olmuştur.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 14. maddesinde, “Bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek üzere; Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu oluşturulmuştur.” hükmü bulunmaktadır.
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin 25. maddesinde de, “Kurul; bilgi edinme başvurusuyla ilgili olarak yapılacak itirazlar üzerine, verilen kararları inceler ve karara bağlar; kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar verir. Kurul, bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin hususları düzenlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu maddelerden, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun, bilgi edinme başvurusuyla ilgili yapılacak itirazları incelemek ve kurum ve kuruluşlar için bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin olarak kararlar vermek amacıyla kurulduğu, dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin ilkeleri belirleyen kararlar almaya yetkili bulunduğu anlaşılmaktadır.
4982 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü oldukları belirtilmiş; 15 ila 28. maddeleri arasında da bilgi edinme hakkının sınırları belirlenmiştir. Bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutulan konular arasında Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler, idari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ile adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgelere de yer verilmiştir. Dava konusu ilke kararı da OHAL KHK'leri uyarınca kamu görevinden çıkarılan kişilerle ilgili işlemler ile bu kapsamda yürütülen adli ve idari soruşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu değerlendirilmesine dayanmakta olup, anılan kararın dayanağı kanuni düzenlemelere aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
2- Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının incelenmesi:
Davacı, hakimlik mesleğinden 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesi uyarınca çıkarılan kişiler arasında olduğundan ve meslekten çıkarılması ile aynı sebebe bağlı olarak hakkında idari soruşturma başlatıldığından, bu soruşturma kapsamdaki bilgi ve belgelerin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 19. maddesi ve ilke kararına göre bilgi edinme hakkının istisnaları arasında yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacı tarafından hakkındaki soruşturma dosyasına konu tüm bilgi ve belgelerin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başmüfettişliğinin … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın